Artan kira fiyatları ve barınma krizi, konut piyasasında yeni bir kayıt dışı yöntemi gündeme getirdi. Ankara’da bazı evlerin fiilen oturmak için değil, yalnızca ikametgâh göstermek amacıyla “kiralandığı” ortaya çıktı. İkamet adresi ihtiyacı olan vatandaşlardan aylık 2 bin 500 TL’ye varan ücretler talep ediliyor.
İkametgâh için aylık ödeme dönemi
Başkent Ankara’da bazı ev sahiplerinin, evlerinde oturulmamasına rağmen adres kaydı yapılmasına izin verdiği ve bunun karşılığında düzenli ödeme aldığı belirtiliyor. Aylık 2 bin 500 TL olarak talep edilen bu bedelin, 2021 yılında Ankara’daki ortalama bir ev kirasına denk geldiği ifade ediliyor.
“Yaşamak için değil, adres göstermek için”
Ortalama kira bedelinin 25 bin TL’ye yaklaştığı Ankara’da, özellikle dar gelirli vatandaşların barınma ihtiyacını karşılamasının zorlaştığına dikkat çekiliyor. Asgari ücretlinin gelirinin yaklaşık yüzde 89’unu kiraya ayırmak zorunda kaldığı kentte, bazı daireler yalnızca adres göstermek, okul kaydı yaptırmak veya iş başvurularında kullanılmak üzere kiralanıyor.
Okul kaydı ve iş başvuruları için kullanılıyor
Nefes’te yer alan habere göre, Ankara’nın Sincan ilçesinde “adres göstermek için kiralık daire” ilanı veren bir ev sahibi, ilana yoğun talep olduğunu dile getirdi. Bu tür ilanlarda ev sahiplerinin, kira bedeline ek olarak depozito da talep ettiği belirtiliyor. Başvuruların büyük bölümünün okul kaydı, belirli il veya ilçe şartı arayan iş başvuruları için yapıldığı aktarılıyor.
Kayıt dışı emlakçılar devrede
İddiaya göre bazı kayıt dışı emlakçılar, bu sistem üzerinden hem ev sahibinden hem de kiracıdan ücret alıyor. Ev sahibinden 15 bin TL, kiracıdan ise 20 bin TL’ye varan bedeller talep edildiği öne sürülüyor. Uzmanlar, bu uygulamanın hem hukuki hem de idari yaptırımları olabileceği uyarısında bulunuyor.
Göçmenler ve geçici işler de etkili
Adres bilgisinin; bazı taşeron işler, belediye bağlantılı istihdam alanları ve geçici kamu görevlerinde belirleyici olabildiği ifade ediliyor. Ayrıca göçmenlerin resmi adres ihtiyacı nedeniyle bu yola başvurduğu, bazı kişilerin ise yaşamadıkları adreslere kayıt yaptırarak hukuki süreçleri geciktirmeye çalıştığı belirtiliyor.
Uzmanlar, ikametgâh satışının kayıt dışı ekonomi ve sahtecilik riskini artırdığına dikkat çekerken, denetimlerin artırılması gerektiğini vurguluyor. Artan konut kriziyle birlikte bu tür uygulamaların yaygınlaşmasının, barınma sorununu daha da derinleştirdiği ifade ediliyor.





