Reha Muhtar'ın geçmişteki vasiyeti yeniden gündeme geldi: "Ölürsem cenazeme gelmesin"
Reha Muhtar'ın geçmişteki vasiyeti yeniden gündeme geldi: "Ölürsem cenazeme gelmesin"
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 16 Haziran 2025’te gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde İsrail-İran gerilimini, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri kapsamlı şekilde ele aldı. Görüşmede iki lider, bölgede artan çatışmalar karşısında diplomasi vurgusunda birleşti.

Erdoğan: "Netanyahu Hükümeti Uluslararası Sisteme Tehdit"
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan görüşmede İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının, bölgenin güvenliğini tehdit eden bir şiddet sarmalına dönüştüğünü belirtti. Netanyahu hükümetinin hukuk tanımaz tutumunun yalnızca bölgesel değil, küresel düzeyde de uluslararası sistemi tehdit ettiğini vurgulayan Erdoğan, “Bölgenin yeni bir savaşa tahammülü yok” dedi.

Türkiye'den Diplomasi Çağrısı
Erdoğan, Türkiye’nin ilk günden bu yana saldırıların sona ermesi için diplomatik girişimlere ağırlık verdiğini hatırlattı. İran ile yaşanan sorunların çözümünün tek yolunun diplomasi olduğunu belirten Erdoğan, bir an önce müzakere sürecine dönülmesi gerektiğini ifade etti.

Gazze Uyarısı: "Dikkatler Soykırımdan Uzaklaştırılmamalı"
Erdoğan ayrıca, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının Gazze’deki soykırımı gölgelememesi gerektiğine işaret etti. İsrail’in bölgede “oldubitti”lere başvurma ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyen Erdoğan, uluslararası kamuoyunu dikkatli olmaya çağırdı.

Putin'den Destek: "Diplomasiye Alan Açılmalı"
Görüşmede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de çatışmaların derhal sona ermesi ve diplomatik sürecin başlatılması gerektiğini belirtti. Putin, Erdoğan’ın diplomasiye öncelik verilmesi yönündeki çağrısıyla hemfikir olduğunu ifade etti.

Barış İçin Ortak Zemin
Erdoğan ve Putin'in görüşmesi, İsrail-İran geriliminin sıcaklığını koruduğu bir dönemde, bölgede gerilimin düşürülmesi ve diplomatik çözüm yollarının ön plana çıkarılması adına önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. İki liderin diyaloğu, bölgesel barışa katkı sağlama açısından kritik bir adım olarak yorumlandı.