ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikaları, FED’in bağımsızlığının tartışılması ve küresel jeopolitik riskler, altın fiyatlarını rekor seviyelere taşıdı. Altının ons fiyatı 3.600 doları aşarak tarihi zirveye ulaştı.
Merkez bankalarının bitmeyen altın iştahı
Dünya genelinde merkez bankaları, altın alımlarını üst üste dördüncü yıldır artırıyor. Dünya Altın Konseyi’nin 73 merkez bankasıyla yaptığı ankete göre, yüzde 95’i önümüzdeki 12 ayda altın rezervlerini büyütmeyi planlıyor. Hükümetlerin toplamda en az 1.000 ton altın satın alacağı öngörülüyor.
Avrupa Merkez Bankası verilerine göre merkez bankalarının kasalarında 36.000 ton altın bulunuyor. Rezervlerin değeri yaklaşık 4,5 trilyon dolara ulaşarak, 3,5 trilyon dolarlık hazine tahvillerini geride bıraktı. Bu gelişme, altının küresel rezervlerde tahvilleri son olarak geride bıraktığı 1996’dan bu yana bir ilk oldu.
Doların rezerv para gücü sarsılıyor
2010’da toplam rezervlerin yüzde 30’unu oluşturan hazine tahvilleri, günümüzde yüzde 23’e geriledi. Bu tablo, rezerv yönetiminde yapısal bir değişime işaret ederken, doların rezerv para statüsünü kaybetme riskini de gündeme taşıyor.
Türkiye’nin altın rezervi yükseliyor
Dünya Altın Konseyi’nin 2025 ikinci çeyrek verilerine göre Türkiye, 846 ton altın rezerviyle dünyada 11. sırada yer alıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) verilerine göre ise altın rezervleri 85 milyar 237 milyon dolardan 87 milyar 326 milyon dolara yükselmiş durumda.
5.000 dolar senaryosu masada
Yatırım bankaları altın tahminlerini yukarı yönlü revize ediyor. Goldman Sachs, 2026 ortalarına kadar ons fiyatının 4.000 dolara yükseleceğini öngörürken, bazı senaryolarda 4.500 dolar hedefi dile getiriliyor. Banka ayrıca, ABD tahvil piyasasının sadece yüzde 1’inin altına kayması halinde ons fiyatının 5.000 doları görebileceğini açıkladı.




