Sosyal medya kullanımına ilişkin yeni düzenlemenin kabul edilmesinin ardından, çocukların dijital ortamlarda karşı karşıya kaldığı riskler bir kez daha tartışma konusu oldu. TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’nda yapılan değerlendirmelerde, özellikle denetimsiz iletişim, aile içi kopuş ve kontrolsüz dijital temasların çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekildi.
Komisyonda paylaşılan değerlendirmelerde, çocukların dijital dünyada giderek daha yalnız hale geldiği ve yabancılarla kurdukları iletişimin arttığı vurgulandı. Bu çerçevede, yalnızca ekran süresi değil, ekran üzerinden kurulan ilişkilerin niteliği de risk başlığı olarak öne çıktı.
Prof. Dr. Yavuz Samur’dan dikkat çeken veriler
Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Dekanı Prof. Dr. Yavuz Samur, 18 yaş altı çocuk ve gençlerle yaptığı görüşmelere ilişkin verileri komisyonda paylaştı. Samur’un aktardığına göre çocukların yüzde 90’ı, internette hiç tanımadığı biriyle konuştuğunu belirtti.
Aynı sunumda, “Hiç tanımadığı biriyle sesli konuştuğunu” söyleyen çocukların oranının yüzde 50, görüntülü konuştuğunu belirtenlerin oranının ise yüzde 10 olduğu ifade edildi. Samur ayrıca çocukların yüzde 95’inden fazlasının, ebeveynlerinin kendilerinden daha fazla ekrana baktığını söylediğini aktardı.
Birden fazla hesap kullanan çocuklar da dikkat çekti
Komisyonda aktarılan bir başka veri de çocukların sosyal medya kullanım alışkanlıklarına ilişkin oldu. Bazı çocukların aynı anda birden fazla, hatta 5’e kadar sosyal medya hesabı kullandığı ve bu hesapları farklı amaçlarla yönettiği belirtildi.
Bu tablo, çocukların dijital mecralarda yalnızca daha fazla zaman geçirdiğini değil, aynı zamanda farklı kimlikler ve farklı ilişki ağları içinde yer alabildiğini gösterdi. Uzman değerlendirmelerinde, bu durumun denetimi zorlaştıran başlıklardan biri olduğu ifade edildi.
Ailelerin dijital bağımlılığı da risk başlığı oldu
Komisyonda söz alan Prof. Dr. Hatice Ferhan Odabaşı, dijitalleşmenin yalnızca çocukları değil, aileleri de yalnızlaştırdığına işaret etti. Odabaşı, çocuklar kadar ebeveynlerin de cep telefonları aracılığıyla internete bağımlı hale geldiğini belirtti.
Bu değerlendirme, çocukların dijital risklerinin yalnızca bireysel kullanım alışkanlıklarıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu. Aile içi iletişimin zayıflaması ve ebeveyn denetiminin azalması, çocukların dijital ortamlarda daha savunmasız hale gelmesine yol açan unsurlar arasında sıralandı.
Uzmanlar yalnızlık ve intihar riski konusunda uyardı
Komisyonda konuşan Prof. Dr. Orhan Koçak ise sosyal medya ve oyun platformlarının yalnızlığı artırdığına dikkat çekti. Koçak, artan yalnızlığın çocukları ve gençleri intihar düşüncesine kadar sürükleyebildiğini ifade etti.
Aynı değerlendirmede, çocukların dijital ortamlarda tanımadıkları kişilerle yoğun iletişim kurdukları, bu nedenle tehdit, şantaj ve yönlendirmeye açık hale geldikleri belirtildi. Sosyal medya ve oyun platformları üzerinden kurulan bu temasların çocukları manipülasyona daha açık hale getirdiği vurgulandı.
Sosyal ilişkiler zayıfladıkça ekran bağı artıyor
Uzman değerlendirmelerinde, çocukların sosyal hayattan kopmasının ekran kullanımını daha da artırdığına işaret edildi. Sosyal ilişkilerin zayıflaması, dijital ortama yönelimi güçlendirirken; dijital yönelim de yalnızlık hissini derinleştiren bir kısır döngü oluşturuyor.
Bu nedenle komisyondaki sunumlarda, çocukların korunması için yalnızca teknik sınırlamaların değil, aile içi iletişimi ve sosyal temasları güçlendirecek adımların da önemli olduğu mesajı öne çıktı.
15 yaş altına yönelik düzenleme ne getiriyor?
Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle, 15 yaş altı çocuklara yönelik güvenli dijital alanların oluşturulması ve kontrollü kullanımın teşvik edilmesi hedefleniyor. Düzenlemede, yaş doğrulama sistemleriyle çocukların yaş ve gelişim düzeylerine uygun olmayan içeriklere maruz kalmasının önlenmesi amaçlanıyor.





