Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak 28. Dönem Milletvekili seçimlerinde cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların milletvekili adayı olacakları kamuoyuna duyurulmuştur.

Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların AK Parti tarafından bugün YSK’ya teslim edilen aday listelerinde  yer aldıkları görülmektedir.

Belirlenen takvime rağmen Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların görevlerine devam ettikleri, görevden ayrılmadıkları görülmekte olup adaylık başvurularının kabul edilmemesi gerekir. Hukuka aykırı konuya ilişkin YSK’ya başvuru dilekçemiz avukatlarımız vasıtasıyla YSK’ya teslim edilmiştir.

Tüm kamuoyu çok iyi bilmektedir ki 21 yıllık Ak Parti iktidarları boyunca her seçim döneminde kamu kaynakları iktidar lehine kullanılmakta ve seçimde adalet zedelenmektedir.

Bir öğretmen olarak seçimlerde adalet için kamu görevimden istifa etmişken bakanların ve cumhurbaşkanı yardımcısının istifa etmeden seçim gününe kadar görevlerine devam etmeleri hukukun yanı sıra demokrasinin özüne ve  adalete de aykırıdır.  

Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların 2017 referandum değişikliğinden önce olduğu gibi TBMM tarafından değil, tek adam rejiminin sonucu olarak Cumhurbaşkanı tarafından atanan ve görevden alınabilen kamu görevlileridir.

Cumhurbaşkanı tarafından atanan ve seçime etkisi çok daha az olan kamu görevlileri ile devletten maaş alan her türlü alt kademe kamu görevlileri seçimde adaylık için istifa etmeleri gerekirken seçimi her yönüyle lehlerine etkileyebilecek Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların görevlerine devam ediyor olmalarının, devletin araç, gereç ve personel imkanları dahil tüm imkanlarını kullanılabilecek olmalarının eşitlik ya da adalet ile izahı mümkün değildir.

Bu durum hukuk normları bir tarafa ülkemiz demokrasisine de zarar verici nitelikte olup milletvekili olmak isteyen bakanların da diğer adaylar gibi kendi imkanlarıyla, kendi araçlarıyla seçim faaliyeti yürütmeleri gerekir. Yüzlerce makam aracı, on binlerce personel ve diğer tüm imkanları emrinde bulunduranların diğer adaylarla yarışmasının yaratacağı haksızlık en çok da demokrasimize zarar verecektir. Kişiler kazansalar da demokrasimiz kaybedecektir.

Adayların demokrasiye inançları varsa amasız fakatsız kendi iradeleriyle kamu görevlerinden ayrılmaları ve seçim süreçlerini bu şekilde yönetmeleri gerekirdi.   Bu demokratik olgunluğu gösteremeyenlerin seçimlerde kamu imkanlarını kullanmayacaklarını düşünmek iyi niyetten öteye geçemez. Bu iyi niyetin karşılığının olmadığı geçmiş seçim tecrübelerinden açıkça görülmektedir.

Burada tamamen Ak Parti genel başkanı Erdoğan’ın ikbali hesapları vardır. Başkaca hesap yoktur. Bu ikbalin sağlanması için kamu imkanları ve bakanlık makamının ağırlığı kullanılmak istenmiştir. Kişilerin ikballerine demokrasinin feda edilmesi, demokrasiye zarar verilmesi kabul edilemez. Kişiler olarak hepimiz faniyiz lakin Cumhuriyetimiz, demokrasimiz ve devletimiz bakidir.  Bunlara zarar verecek adımların izahı olamaz.

Bu nedenlerle ülkemiz için çok önemli olan ve ülkemize asla yakışmayan, halkımız tarafından da kabul görmeyen bu ucube Cumhurbaşkanı hükümet (tek adam) sisteminin oylaması gibi geçecek 14 Mayıs 2023 seçimlerinde aday gösterilen ve yasal sürede (16 Mart 2023 tarihine kadar) görevden ayrılmayan Cumhurbaşkanı yardımcısı ile bakanların adaylık başvurularının YSK tarafından kabul edilmemesi gerekir.

Asıl tarihsel sorumluluk YSK’da olmakla birlikte demokrasiye ve cumhuriyet değerlerine inanan herkesin haksızlıklar karşısında susmama, hakkı, hukuku, adaleti ve demokrasiyi savunma sorumluluğunun gereği olarak yaptığımız başvuru ile tarihe not düşüyoruz. 

YÜKSEK SEÇİM KURULU BAŞKANLIĞI’NA

 

10.04.2023, Ankara

 

 

Başvurucu                 : Maksut BALMUK / TCKN : 29870304384                    

                                     CHP İstanbul 3. Bölge Milletvekili Aday Adayı

                                  

Vekili                         : Av. Tansu BATUR  / TCKN : 12280860120

                                    Konur 2 Sokak  52/6 Kızılay – ANKARA

Konu                          :Süresi içerisinde Cumhurbaşkanı Yardımcılığı ve Bakanlık görevinden istifa etmeden milletvekili adaylık başvurusunda bulunan kişilerin adaylıklarına itiraz.

Talep                          :Görev başındaki Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Bakanların milletvekili adaylık başvurularının itirazen incelenerek reddini talep ediyoruz.

n  Fuat Oktay(Cumhurbaşkanı Yardımcısı)

n  Bekir Bozdağ (Adalet Bakanı)

n  Süleyman Soylu (İçişleri Bakanı)

n  Mevlüt Çavuşoğlu (Dışişleri Bakanı)

n  Hulusi Akar (Milli Savunma Bakanı)

n  Mahmut Özer (Milli Eğitim Bakanı)

n  Mustafa Varank (Sanayi ve Teknoloji Bakanı)

n  Derya Yanık (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı)

n  Vedat Bilgin (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı)

n  Murat Kurum (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı)

n  Fatih Dönmez (Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı)

n  Mehmet Muharrem Kasapoğlu (Gençlik ve Spor Bakanı)

n  Nurettin Nebati (Hazine ve Maliye Bakanı)

n  Vahit Kirişçi (Tarım ve Orman Bakanı)

n  Mehmet Muş (Ticaret Bakanı)

n  Adil Karaismailoğlu (Ulaştırma ve Altyapı Bakanı) 

 

 

AÇIKLAMALAR    

 

 

Genel Olarak            :

10.03.2023 tarih ve 2023/121 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı kapsamında, Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimin 14.05.2023 tarihinde yapılacaktır. Cumhurbaşkanlığı için yapılacak seçim ilk turda sonuç vermezse, ikinci tur oylama 28.05.2023 tarihinde yapılarak süreç tamamlanacaktır.

2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun "Adaylık için görevden çekilmesi gerekenler" başlıklı 18’inci maddesi aynen ;

Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yüksek öğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeleri, kamu kurumu ve  kuruluşlarının memur statüsündeki  görevlileri ile yaptıkları  hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, aday olmak isteyen belediye başkanları ve subaylar ile astsubaylar, aday olmak isteyen siyasi partilerin il ve ilçe yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile belediye meclisi üyeleri, il genel meclisi üyeleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar, kamu bankaları ile üst birliklerin ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alanlar genel ve ara seçimlerin başlangıcından bir ay önce seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde yenileme kararının ilanından başlayarak yedi gün içinde görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmadıkça adaylıklarını koyamazlar ve aday gösterilemezler.

şeklindedir. Hüküm son derece açık şekilde, “memur statülü kamu görevlileri ile iş kanununa tabi olmayan kamu görevlilerinin” milletvekili adayı olabilmelerini, görevlerinden istifa şartına bağlamıştır.  Kurulunuzun kararı gereği kapsam dahilindeki kamu görevlileri 16.03.2023 tarihine kadar istifa etmek zorundaydı.

Müvekkil Maksut BALMUK kamu görevlisi (devlet memuru/öğretmen) olup Cumhuriyet Halka Partisi İstanbul 3. Seçim Bölgesinden milletvekili seçimlerine katılabilmek (aday adaylık süreci) için 16.03.2023 tarihinde görevinden istifa etmiştir. Ancak adaylıklarına itiraz ettiğimiz kamu görevlileri istifa etmemişlerdir. Hal böyle olunca adaylıklarına itiraz içerikli işbu başvuruyu yapmak zorunluluk arz etmiştir. 

1.     “İş Kanuna Tabi Olmayan Kamu Görevlisi Statüsünde” Olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Bakanlar, İstifa Etmeden Milletvekili Adayı Olamazlar.

            Türk hukuk siteminde kamu görevlisi kavramı anlamını, Anayasa’nın 128. maddesinde bulmaktadır. Hükme göre, “ Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”.2839 sayılı kanun 18. maddesinde ifade edilen, memur statülü kamu görevlileri ile iş kanununa tabi olmayan kamu görevlileri atfının kapsamı, belirtilen Anayasal hüküm ışığında son derece açıktır. Memur yada işçi olmasa dahi “asli ve sürekli olarak”kamu hizmeti sunan herkes kamu görevlisidir.

            Mevcut sistemde Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Bakanlar, Cumhurbaşkanı tarafından atanan ve görev tanımı açısından teknik olarak Cumhurbaşkanı’na danışmanlık yapan sıradan kamu görevlileridir. Tam da 2839 sayılı kanunun 18’inci maddesinde ifade edilen, yaptıkları  hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan kamu görevlileridir.

            Bilindiği üzere idarenin tüm iş ve işlemler gibi, yürürlükteki mevzuatın da tek ve değişmez amacı kamu yararı olmak zorundadır. Peki kanun, maddede tek tek saydığı görevler ve statülere sahip kişilerin istifasını zorunlu kılarak hangi kamusal yararı hedefliyor? Bu sorunun yanıtı, aynı kanunun “Görevden ayrılmaya ilişkin hükümler başlıklı 19. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “Ayrılma istekleri kabul edilenler, görev başında bulundukları sürece propaganda mahiyetinde hiç bir harekette bulunamazlar. Subaylar ile astsubaylar ve görevleri gereği resmi elbise giyenler, resmi elbiseyle propaganda yapamaz ve bu mahiyette herhangi bir harekette bulunamazlar.”ibaresi ile verilmiştir. Hükümle kanun koyucu, saydığı görev ve statüler ile seçim propagandası yapılmasını kamu yararına aykırı kabul etmiştir. Buradaki kamusal amaç, adil ve eşit yarış koşullarının temini ve kamu görevlisinin görevini propaganda sürecine alet etmesinin önüne geçmektir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Bakanların adaylıklarının kabul edilmesi halinde bu kişiler devlet gücünü kullanarak seçmen tercihinin adayı oldukları parti lehine olması için uğraş vereceklerdir. Bu tür bir tablo kanun ve dayanağı olan Anayasa’nın ağır biçimde ihlali anlamına gelecek, Türk demokrasi tarihinin gördüğü en adaletsiz seçim koşullarının oluşmasına sebep olacaktır.

2. İstifa Etmeksizin Yapılan Adaylık Başvurularının Hukuka Uygun Olduğun İleri Sürenlerin, Parlamenter Sistemde Yer Alan Bakanlık Statüsü ile Mevcut Bakanlık Statüsü Arasında Yaptıkları Kıyasın Hukuki Değeri Yoktur.

      Aday olmak için Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Bakanların istifa etme zorunluluğu olmadığını ifade eden iktidar kaynakları, önceki sistemde sadece Adalet, Ulaştırma ve İçişleri Bakanı’nın istifa şartı olduğunu, diğer bakanlar için bu şartın olmadığını, bu düzenlemenin de yürürlükten kaldırıldığını, Cumhurbaşkanı Yardımcısının durumunun da aynı mantıkla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmekteler. Bu iddianın hiçbir hukuki değeri yoktur.

      Bir süredir, halkın sadece bir bölümün temsil eden bir siyasi partinin, devletin yerine kendisini koyarak demokratik kurum ve kuralların bütünüyle etkisiz hale getirildiği bir hukuk düzeni içerisindeyiz. Adına “Türk Tipi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen ve hukuk literatüründe benzeri olmayan sözkonusu antidemokratik sistem uyarınca devlet erkleri kül halde partili tek bir kişinin elinde toplanmıştır. Güncel yürütme yapılanması kapsamında, demokratik parlamenter sistemin seçilmiş ve Meclis’e karşı sorumluluğu olan Bakanlık sistemi kaldırılarak, yerine yine adına bakanlık denilen yeni bir görev modeli oluşturulmuştur. Bu görev modelinin parlamenter sistemdeki Bakanlık modeliyle yakından uzaktan ilgisi yoktur. Yukarıda da ifade edildiği üzere yeni sistemde Bakanlar ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Cumhurbaşkanı tarafından atanan ve görev tanımı açısından teknik olarak Cumhurbaşkanı’na danışmanlık yapan bir kamu görevlileridir. Meclise karşı hiçbir sorumlulukları yoktur. Atama ile gelen danışmana “bakan”sıfatı verip, isim benzerliğinden bahisle parlamenter sistemdeki bakanların hukuki rejimiyle kıyas yapmak ciddiye alınabilecek bir hukuki mantık değildir.  Dolayısıyla, adaylıklarına itiraz ettiğimiz isimlerin istifa şartını yerine getirmemeleri nedeniyle aday olamayacakları hususu açıktır.

 

3. AKP, Çıkarına Uymayan Hukuk Normlarının Amaç Dışı Yorumlaması İçin Oldu-Bitti Yaklaşımıyla YSK’ya Dayatma Yapmaktadır.

            Yüksek Seçim Kurulu, seçim yarışının Anayasa ve kanunlara uygun şekilde adil ve eşit şekilde yapılmasını temin etmek zorundadır. Bu görevini yaparken tarafsızlığı üzerinde tartışma yada tereddüt yaratacak yaklaşımlardan kaçınmak zorundadır. Ancak ne yazık ki bir süredir ortaya çıkan görüntü tam aksi yönde olmuştur. Kurulunuz son yıllarda iktidar ve muhalefeti karşı karşıya getiren birçok tartışma ile ilgili olarak verdiği kararlar sonrasında taraflı ve iktidar yanlısı olmakla itham edilmiştir. Kamuoyunun çok esaslı bir bölümü bu ithama inanmakta Kurulunuza güvenmemektedir. YSK’nın hukuku iktidara değil, iktidarı hukuka uydurmakla yükümlü olduğu gerçeği Anayasal ve kanuni bir kuraldır. Aksi yönde kamuoyu algısı mevcut ise kararların kamu vicdanında karşılık bulması için bu algının bertaraf edilmesi zorunludur. Bu nedenle Kurulun verdiği kararlar ve gerekçeler makul, mantıklı ve inandırıcı olmalıdır. Örneğin Kurul, talebimizin uygun bulunmaması ihtimalinde, Bakanların istifası gerekmezken Belediye Başkanı, Belediye Meclisi Üyeleri ve İl Genel Meclisi üyelerinin istifa ettirilmesindeki hukuki mantığı ve kamusal yarar amacını akla uygun biçimde gerekçesinde izah etmelidir.

            AKP iktidarı kanunun açık hükmünü yok sayarak YSK’ya dayatma yapmaktadır. Kurulunuzun bu dayatmaya taviz vermemesini umuyoruz.

.

 

 

 

 

 

SONUÇ ve İSTEM               : Yukarıda arz ve izah edilen hususlar ile re’sen dikkate alınacak hususlar bir arada değerlendirilerek Adalet ve Kalkınma Partisi listelerinden milletvekili adayı gösterilen

n  Bekir Bozdağ (Adalet Bakanı)

n  Süleyman Soylu (İçişleri Bakanı)

n  Mevlüt Çavuşoğlu (Dışişleri Bakanı)

n  Hulusi Akar (Milli Savunma Bakanı)

n  Mahmut Özer (Milli Eğitim Bakanı)

n  Mustafa Varank (Sanayi ve Teknoloji Bakanı)

n  Derya Yanık (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı)

n  Vedat Bilgin (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı)

n  Murat Kurum (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı)

n  Fatih Dönmez (Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı)

n  Mehmet M. Kasapoğlu (Gençlik ve Spor Bakanı)

n  Nurettin Nebati (Hazine ve Maliye Bakanı)

n  Vahit Kirişçi (Tarım ve Orman Bakanı)

n  Mehmet Muş (Ticaret Bakanı)

n  Adil Karaismailoğlu (Ulaştırma ve Altyapı Bakanı) 

‘nun adaylıkların reddine karar verilmesi vekaleten talep ederim.

Saygılarımla,

Maksut BalmukVekili

Av. Tansu Batur

 Maksut BALMUK

Öğretmen,Yönetici,YazarSendikacı
CHP İstanbul 3.Bölge Milletvekili A.Adayı