TBMM Genel Kurulu’nda Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe görüşmeleri sırasında konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mesleki Eğitim Merkezleri’ne (MESEM) yönelik eleştirilere sert yanıt verdi. Tekin, mesleki eğitim ile çocuk işçiliğinin kesin çizgilerle ayrıldığını vurgulayarak, hiçbir çocuğun ucuz iş gücü olarak görülmediğini söyledi.
TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl’ün yönettiği birleşimde Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bütçeleri ele alındı. Görüşmelerin ardından kürsüye çıkan Bakan Tekin, MESEM uygulamasına yönelik eleştirilere kapsamlı açıklamalarda bulundu.
“Mesleki eğitim çocuk işçiliği değildir”
MESEM’in köklerinin 1977 yılına dayanan çıraklık eğitimine uzandığını belirten Tekin, bu modelin örgün eğitimin bir parçası haline getirildiğini ifade etti. Ortaokul mezunu ve 14 yaşını doldurmuş öğrencilerin, zorunlu eğitimlerine devam ederken sigortalı ve sözleşmeli şekilde usta öğretici ve öğretmen gözetiminde eğitim aldıklarını dile getirdi.
Tekin, “Anayasamız, ulusal mevzuatımız ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler, mesleki eğitim ile çocuk işçiliğini kesin çizgilerle ayırmıştır. Hiçbir evladımızı ucuz iş gücü olarak görmek ne hukuken ne de vicdanen kabul edilebilir” dedi.
253 bin işletme denetlendi, 23 bin sözleşme feshedildi
İş sağlığı ve güvenliği konusuna özel hassasiyet gösterdiklerini belirten Bakan Tekin, MESEM kapsamında işletmelerin çok aşamalı bir denetim sürecinden geçtiğini kaydetti. Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim yılı itibarıyla 253 bin işletmenin denetlendiğini, şartları taşımadığı belirlenen 23 bin 252 işletmeyle sözleşmenin feshedildiğini açıkladı.
Öğrencilerin bulunduğu iş ortamlarının düzenli olarak takip edildiğini belirten Tekin, koordinatör öğretmenlerin en fazla 10’ar günlük periyotlarla sahada denetim yaptığını söyledi.
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” vurgusu
Konuşmasında eğitim politikalarına da değinen Bakan Tekin, AK Parti iktidarları döneminde başörtüsü yasağının kaldırılması, katsayı adaletsizliğinin giderilmesi ve müfredatın daha kapsayıcı hale getirilmesinin önemli kazanımlar olduğunu ifade etti.
Tekin, uzun bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin, değer temelli, yerli ve milli bir eğitim anlayışıyla kültürel sürekliliği sağlamayı hedeflediğini belirtti.
Bakan Tekin, konuşmasının sonunda CHP’ye yönelik eleştirilerde bulunarak, mesleki eğitimi hedef alan yaklaşımların Türkiye’nin üretim ve insan kaynağına zarar verdiğini savundu.




