Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin (TYMM) felsefi temellerini anlattığı makalesinde, müfredatın bir ülkenin medeniyet iddiasını kurumsallaştıran “eğitsel anayasa” niteliğinde olduğunu belirtti. Tekin, yeni modelle birlikte eğitimde başarı ölçütlerinin artık yalnızca sınav göstergeleriyle sınırlı kalmayacağını, karakter inşası, estetik duyarlık ve toplumsal sorumluluk bilincinin de değerlendirileceğini söyledi.

Yeni Şafak’ta yayımlanan “Eğitimde paradigma değişimi: AK Parti iktidarlarında sistem ve vizyonun yeniden inşası — Müfredatın üç dalga seyri ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” başlıklı makalesinde Tekin, AK Parti iktidarları dönemindeki müfredat dönüşümünü üç evre üzerinden değerlendirdi.

Üç evreli dönüşüm

Tekin, 2005 reformlarının “öğrenciyi merkeze alan yapılandırmacı yaklaşımı” kurumsallaştırdığını, 2018 güncellemelerinin ise “değer ve aidiyet merkezli bir pedagojiyi” öne çıkardığını belirtti. 2024’te yürürlüğe giren Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile birlikte bu iki evrede biriken deneyimin, felsefi ve ahlaki derinliği yüksek bir çerçeveye dönüştürüldüğünü ifade etti.

Eylem, değer, erdem bütünlüğü

TYMM’nin merkezinde “eylem, değer ve erdem bütünlüğü”nün bulunduğunu vurgulayan Tekin, modelin yalnızca akademik başarıya değil, insanın ahlaki, toplumsal ve estetik gelişimine de odaklandığını kaydetti. Tekin, “TYMM, bilgiyi sadece ölçülebilir bir veri olarak değil; akıl, irfan ve hikmetle yoğrulmuş bir anlam alanı olarak tanımlamaktadır.” ifadelerini kullandı.

Karakter inşası ve toplumsal sorumluluk

Yeni modelle birlikte “karakter inşası”nın eğitim sisteminin merkezine yerleştirildiğini belirten Tekin, okulların artık sadece bilgi aktaran kurumlar değil, değerlerin yaşandığı ve toplumsal faydanın üretildiği bir ekosistem haline geldiğini söyledi. Başarı kavramının artık sadece sınav sonuçlarıyla değil, estetik duyarlık, sosyal sorumluluk ve emek kültürüyle de ölçüleceğini belirtti.

Katılımcı ve esnek müfredat anlayışı

Tekin, yeni sistemin “sahadan gelen geri bildirimlerle sürekli güncellenen” bir yapıya sahip olduğunu, öğretmenlerin, velilerin ve akademisyenlerin müfredat sürecine doğrudan dahil edildiğini ifade etti. Müfredatın “durağan bir metin değil, yaşayan bir organizma” olarak tasarlandığını dile getirdi.

Son olarak Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedefini şu sözlerle özetledi:

“Eylem, değer ve erdem çizgisinde bütünleşmiş insanın yetişmesi, dilde ve düşünmede derinliğin artması, ölçmede güvenin kalıcılaşması, okul ekosisteminin anlam ve davranış üretme kapasitesinin güçlenmesidir.”

Antalya'da suç örgütlerini öven paylaşımlara operasyon: 10 gözaltı
Antalya'da suç örgütlerini öven paylaşımlara operasyon: 10 gözaltı
İçeriği Görüntüle