Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan Kabine Toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, kamuoyunun yakından takip ettiği Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, faili meçhul ve daha önce takipsizlik verilen dosyaların yeniden ele alındığını söyledi.
Bakan Gürlek, bu dosyaların tek tek incelendiğini, özellikle toplumda hassasiyet oluşturan soruşturmalar için ayrı bir çalışma yürütüldüğünü belirtti. Açıklamada, dosyalara tecrübeli ekiplerin yeniden bakmasının farklı sonuçlar doğurabileceğine işaret edildi.
“Cansız bedenin yerini tespit etmek önemli” dedi
Gülistan Doku’nun cansız bedenine ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin soru üzerine Akın Gürlek, soruşturmadaki en kritik başlığın mezarın ve cansız bedenin yerinin bulunması olduğunu ifade etti. Bakanın açıklamasında, bu konuda yürütülen çalışmanın devam ettiği vurgulandı.
Bu açıklama, dosyada halen tamamlanmamış en önemli aşamanın fiziki bulguya ulaşılması olduğunu ortaya koydu. Böylece soruşturmada gözaltı, tutuklama ve yeni adımlar atılmış olsa da, kamuoyunun en çok merak ettiği başlıkta çalışmaların sürdüğü netleşti.
Faili meçhul dosyalar için özel birim kuruldu
Bakan Gürlek, açıklamasında yalnızca Gülistan Doku dosyasına değil, benzer nitelikteki diğer soruşturmalara da değindi. Buna göre, Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhul kalan ya da daha önce takipsizlik verilen dosyaları incelemek üzere özel bir birim oluşturuldu.
Bu birimin, özellikle kamuoyunda infial yaratan ve uzun süredir sonuç alınamayan dosyalara odaklandığı belirtildi. Gürlek, her dosyanın aynı şekilde sonuçlanmayabileceğini ancak tümünün kararlılık ve titizlikle ele alınacağını söyledi.
Gülistan Doku dosyası kamuoyunda yüksek hassasiyet oluşturdu
Gülistan Doku, Tunceli’de üniversite öğrencisiyken 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolmuştu. Aradan geçen yıllara rağmen dosya, hem soruşturmanın seyri hem de kamuoyunda yarattığı etki nedeniyle Türkiye’nin en çok takip edilen kayıp dosyalarından biri haline geldi.
Son haftalarda soruşturmada peş peşe yaşanan gelişmeler, dosyayı yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Bakan Gürlek’in son açıklamaları da bu sürecin yalnızca mevcut şüphelilerle sınırlı olmadığını, daha geniş bir adli değerlendirme zemini oluşturulduğunu gösterdi.
Soruşturmada yeni adımlar daha önce de gündeme gelmişti
Dosyada kısa süre önce bazı şüpheliler hakkında adli işlemler yapılmış, firari durumda olduğu belirtilen Umut Altaş hakkında da uluslararası arama sürecinin işletildiği kamuoyuna yansımıştı. Ayrıca soruşturmada tutuklanan şüphelilere ilişkin bilgiler, dosyanın yeni bir evreye girdiğine işaret etmişti.
Bakan Gürlek’in son açıklamasıyla birlikte, soruşturmanın yalnızca mevcut deliller üzerinden değil, daha önce sonuçsuz kalan dosya yapısının da yeniden incelendiği anlaşıldı. Bu durum, Gülistan Doku soruşturmasının hem adli hem de idari açıdan daha kapsamlı bir çerçevede ele alındığını ortaya koydu.
“Kararlılıkla ve titizlikle” mesajı verildi
Gürlek’in açıklamalarında öne çıkan ana vurgu, soruşturmanın kararlılıkla sürdürüleceği yönünde oldu. Özellikle toplumsal hassasiyet oluşturan dosyalarda daha dikkatli ve tecrübeli bir inceleme sürecinin işletileceği mesajı verildi.




