Türkiye genelinde trafik yoğunluğu artmaya devam ederken, başkent Ankara’da hem göç hem de özel araç kullanımındaki yükseliş ulaşım yükünü daha da ağırlaştırdı. TÜİK’in 2025 Ekim Ayı Motorlu Kara Taşıtları istatistikleri, Ankara’nın bir yılda 183 bin 989 yeni araç ile yüzde 6,6’lık bir artış yaşadığını ortaya koydu. Uzmanlara göre bu artış, şehir içi trafiğe 22 dakikalık ek yük getirdi.

Trafik Her Geçen Yıl Daha Da Ağırlaşıyor

TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde trafiğe kayıtlı araç sayısı bir yılda 30 milyon 883 binden 33 milyon 193 bine yükseldi. Ankara’daki artış ise ülke ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Başkentte 2024’te 2 milyon 783 bin olan taşıt sayısı, 2025 Ekim itibarıyla 2 milyon 967 bin 560’a çıktı.

Artan nüfus, kentleşme baskısı ve özel araç kullanımına yöneliş, Ankara trafiğinde özellikle sabah ve akşam pik saatlerinde hissedilir yoğunluk oluşturuyor.

“150 Bin Hayalet Araç Trafiği Daha da Kilitliyor”

Ankara Kent Konseyi Trafik ve Ulaşım Çalışma Grubu Üyesi ve kent trafiği strateji uzmanı Ali İmran Erseven, Ankara’da yalnızca kayıtlı araçların değil, farklı illerden gelen “hayalet araçların” da trafiğe önemli yük getirdiğini söyledi.

Erseven, durumu şu sözlerle açıkladı:

“Ankara’da yaklaşık 150 bin hayalet araç bulunuyor. Plakaları Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş gibi illere ait olmasına rağmen fiilen Ankara’da kullanılıyorlar. Ayrıca İstanbul plakalı kiralık araçlar da yoğun şekilde trafikte. Bu durum, kent içi trafiği görünenden çok daha fazla artırıyor.”

Erseven’e göre kentin ana arterlerinde yapılan ölçümler, araç sayısındaki artışın günlük ulaşım sürelerine 22 dakika eklediğini ortaya koyuyor.

“Trafik Sorununu Araç Odaklı Değil, Ulaşım Odaklı Ele Almalıyız”

Gazi Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Öcalır, Ankara’daki trafik probleminin yalnızca otomobil sayısıyla ilişkili olmadığını, ulaşım planlamasının bütüncül bir bakış açısı gerektirdiğini vurguladı.

Öcalır, çözümün kilit noktasını şöyle açıkladı:

“Yeni şeritler, kavşaklar veya otoyollar tek başına çözüm değil. Asıl soru şu: Aynı yere toplu taşımayla, bisikletle veya yaya olarak ulaşabiliyor muyuz? Eğer bu seçenekleri güçlendirmezsek, otomobil odaklı çözümler trafiği daha da büyütür.”

Öcalır, ulaşımın tüm dünyada yaya, bisiklet, toplu taşıma ve hizmet araçları öncelikli olacak şekilde yeniden kurgulandığını, Türkiye’de de aynı yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini belirtti.

“Kentte Güvenli Hız Yönetimi Şart”

ODTÜ İnşaat Mühendisliği Ulaştırma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hediye Tüydeş Yaman, artan araç sahipliğiyle birlikte hem trafik sıkışıklığının hem de kazaların arttığını ifade etti.

Yaman’a göre, Ankara’da trafik yönetimi yalnızca akıcılık üzerinden değil, güvenli kentsel hız yönetimi anlayışıyla ele alınmalı:

“Trafik akarken yüksek hızlar ölümcül kazalara yol açabiliyor. Hem güvenliği sağlamak hem trafiği yönetmek için hız sınırlarının hangi bölgede neden uygulandığını bilerek, konuma göre planlama yapmak gerekiyor.”

Aile ve Gençlik Fonu’na aktarılan kaynak 21,9 milyar liraya yükseldi
Aile ve Gençlik Fonu’na aktarılan kaynak 21,9 milyar liraya yükseldi
İçeriği Görüntüle

Yaman, Ankara’da şehirleşmeyle birlikte eski şehirlerarası yolların artık kent içi koridorlara dönüştüğünü ve bu yolların mevcut hız sınırlarının yayalar için risk yarattığını belirtti. Örnek olarak Konya Yolu’nun Mevlana Bulvarı’na, Eskişehir Yolu’nun ise Dumlupınar Bulvarı’na dönüşmesini gösterdi.

Uzmanlardan Ortak Mesaj: “Ankara çeperlere yayılıyor, ulaşım alışkanlıkları değişmeli”

Uzmanlara göre Ankara’nın hızla büyüyen yerleşim alanları, özel araç kullanımını kaçınılmaz hale getirirken, kentte toplu taşıma ve aktif ulaşım (yaya—bisiklet) altyapısının güçlendirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde araç artışı devam ettikçe Ankara trafiğinin her yıl daha da zorlaşacağı öngörülüyor.