Dünya Altın Konseyi (WGC) tarafından yayımlanan Küresel Altın Trendleri raporu, merkez bankalarının 2026 yılının üçüncü çeyreğinde altın rezervlerini artırdığını ortaya koydu. Küresel altın alımları yıllık bazda yüzde 42 yükselerek 321,2 tona ulaşırken, resmi verilerde en fazla alım yapan ülke Çin oldu.
Merkez bankalarının altın talebindeki artış, ons fiyatında yaşanan sert gerilemenin ardından gerçekleşti. Ocak ayında tarihi zirvesini gören altın, Orta Doğu'daki gelişmeler ve yüksek faiz beklentileri nedeniyle değer kaybetti.
En fazla altın alan ülke Çin oldu
Küresel altın rezervlerine ilişkin veriler, ülkelerin üçüncü çeyrekte gerçekleştirdiği alımları ortaya koydu. Resmi olarak açıklanan rakamlara göre Çin Merkez Bankası, 63 tonluk altın alımıyla listenin ilk sırasında yer aldı.
Çin'i 40 tonluk alımla Polonya Merkez Bankası takip etti. Kazakistan ve Özbekistan ise rezervlerine eşit miktarda altın ekledi.
Raporda yer alan ülkelerin açıkladığı alım miktarları şöyle sıralandı:
|
Ülke |
Altın alımı |
|---|---|
|
Çin |
63 ton |
|
Polonya |
40 ton |
|
Kazakistan |
14 ton |
|
Özbekistan |
14 ton |
Açıklanan verilerde Çin ile Polonya arasındaki alım farkı 23 ton olarak kaydedildi. Kazakistan ve Özbekistan'ın rezervlerine eklediği altın miktarı ise ayrı ayrı 14 ton oldu.
Merkez bankalarının altın alımı beş yıllık ortalamayı geçti
Küresel Altın Trendleri raporunda üçüncü çeyreğe ilişkin toplam alım miktarı da paylaşıldı. Merkez bankalarının 321,2 tona ulaşan altın alımları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 42 artış gösterdi.
Beş yıllık çeyreklik ortalama ise 227 ton seviyesinde bulunuyor. Son açıklanan verilerle birlikte üçüncü çeyrek alımları, söz konusu ortalamanın 94,2 ton üzerine çıktı.
Dünya genelindeki merkez bankalarının yıllık net altın alımı da 675 tona ulaştı. Böylece üçüncü çeyrekteki yükseliş, toplam alım verilerine de yansıdı.
Altın fiyatlarında yüzde 29'luk gerileme yaşandı
Merkez bankalarının rezervlerini genişlettiği dönemin öncesinde altın fiyatlarında sert bir düşüş gerçekleşti. Ocak ayında ons başına 5 bin 595 dolar seviyesini aşarak tarihi zirvesini gören altın, daha sonra 3 bin 900 dolar seviyelerine kadar geriledi.
Fiyatlardaki düşüş oranı yüzde 29 olarak aktarıldı. Gerilemede Orta Doğu'daki gelişmelerin petrol fiyatlarını yükseltmesi ve yüksek faiz beklentileri etkili oldu.
Altın fiyatlarında yaşanan bu düzeltme, merkez bankalarının yeniden alıma yönelmesinde etkili oldu. Kurumsal alıcılar, fiyatların gerilediği dönemi rezervlerini artırmak amacıyla değerlendirdi.
Analistler, merkez bankalarının altın varlıklarını döviz rezervlerine dahil etme konusundaki istekliliğini koruduğunu belirtti. Alımların fiyat seviyelerine duyarlı şekilde gerçekleştirildiği ifade edildi.
Açıklanmayan altın alımları için 120 ton tahmini
Raporda yalnızca resmi olarak bildirilen işlemler değerlendirilmedi. Dünya Altın Konseyi, merkez bankalarının kamuoyuna açıklamadığı alımlara ilişkin tahminini de paylaştı.
Buna göre rapor edilmeyen altın alımlarının yaklaşık 120 ton olduğu öngörülüyor. Söz konusu miktar, resmi verilerde yer almayan işlemlere ilişkin tahmini ifade ediyor.
Üçüncü çeyrekteki alımların beş yıllık ortalamayı geride bırakması, merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya devam ettiğini gösterdi. Açıklanan ülke bazlı verilerde Çin ilk sırada bulunurken, Polonya ikinci sırada yer aldı.
Dünya Altın Konseyi'nin raporunda fiyatlardaki düşüş ile merkez bankalarının alım faaliyetleri arasındaki ilişki de ele alındı. Altının tarihi zirvesinden gerilemesinin ardından kurumsal alıcıların piyasaya yeniden yöneldiği kaydedildi.




