Ankara kulislerinde sıcak saatler: İki belediye başkanı daha AK Parti'ye geçiyor
Ankara kulislerinde sıcak saatler: İki belediye başkanı daha AK Parti'ye geçiyor
İçeriği Görüntüle

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) Genel Başkanı Ali Babacan, Ankara'da medya temsilcileriyle bir araya gelerek iç siyasetteki ittifak arayışları, cumhurbaşkanlığı adaylığı ve erken seçim senaryolarına dair stratejik açıklamalarda bulundu. Siyaset kulislerinde geniş yankı uyandıran değerlendirmelerinde Babacan, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi ile kurdukları Yeni Yol Grubu ekseninde yürüttükleri çalışmaları, daha geniş tabanlı bir seçim ittifakı modeline dönüştürmek amacıyla Yeniden Refah Partisi başta olmak üzere farklı siyasi yapılarla doğrudan temas kurduklarını ilan etti.

Görüşmelerin diplomatik sağlığı açısından diğer partilerin isimlerini paylaşmaktan kaçınan Babacan, oluşturulacak yeni yapının yalnızca Adalet ve Kalkınma Partisi'nden kopan muhafazakar kitleleri değil, merkez sağ kulvarında güvenilir adres arayan seçmenleri ve gençleri hedeflediğini vurguladı.

Yeni yol grubu seçim ittifakının ilk yapı taşı olarak kurgulandı

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ın geniş kapsamlı bir blok çalışması yürüttüklerine yönelik açıklamalarını doğrulayan Babacan, 12 Ekim 2024 tarihindeki DEVA Partisi kongresinde aldıkları kararlar doğrultusunda hareket ettiklerini hatırlattı. Türkiye'nin yeni bir siyasi alternatife gereksinim duyduğunu ve Ocak 2025'te hayata geçirilen Yeni Yol Grubu oluşumunun bu büyük stratejinin ilk adımı olduğunu kaydeden Babacan, şu ifadelere yer verdi:

"Yeniden Refah Partisi ile zaten kurumsal bir diyaloğumuz söz konusuydu, onlar da ittifakın gerekliliğini net şekilde savunuyorlar. Geçmişteki Altılı Masa deneyimimizden edindiğimiz olumlu ve olumsuz tecrübeler ışığında, artık Türkiye'nin acil ihtiyacı olan yeni bir alternatif inşa ediyoruz. İş birliği sadece ittifakla sınırlı kalmayabilir; ortak liste veya ortak aday gibi ileri modeller de siyasi partiler netleştikten sonra masaya gelecektir."

Gündemdeki cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına da açıklık getiren Babacan, DEVA Partisi'nin doğal adayının kendisi olduğunu dile getirdi. Ancak öncelikli hedeflerinin isim tartışmaları yaratmak değil, muhalefet bloğundaki ittifak zeminini tahkim etmek olduğunu, adaylık senaryolarının yasal seçim takvimi netleştiğinde ortaklaşa müzakere edileceğini altını çizerek belirtti.

Muhalefetteki gerilimler ve meclisteki yasal düzenleme takvimleri

Ana muhalefet partisindeki iç gelişmelere ve mutlak butlan tartışmalarına da değinen Babacan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel veya eski lider Kemal Kılıçdaroğlu ile herhangi bir siyasi temaslarının bulunmadığını kaydetti. CHP'nin öncelikli olarak kendi iç bütünlüğünü sağlaması ve kendi içinde bir ittifak zemini kurması gerektiğini savunan Babacan, bu parti içerisindeki iç çekişmeleri yıpratıcı bir sürece benzetti.

Parlamento gündemine gelmesi beklenen makro politikalara da değinen DEVA Partisi lideri, PKK'nın silah bırakma ve tasfiye süreçlerini içeren yasal çerçevenin temmuz ayı içerisinde TBMM genel kuruluna gelmesini öngördüklerini söyledi. Düzenlemede örgüt üyelerine yönelik net bir çıkış senaryosu sunulması gerektiğini belirten Babacan, bu adımın ardından temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi gerektiğini aktardı. Anayasa değişikliği tartışmalarında ise peşin hükümlü olmayacaklarını, lakin tekliflerin kamuoyunda doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığı ile ilişkilendirilmesinin toplumda tedirginlik yarattığını savundu.

Kulislerde öne çıkan erken seçim kriterleri ve ekonomi analizi

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan'ın D-8 zirvesindeki ortak fotoğraf karesine de değinen Babacan, bu duruma aşırı anlam yüklenmemesi gerektiğini belirterek, "Türkiye, uzun yıllar başbakanlık, dışişleri bakanlığı ve cumhurbaşkanlığı yapmış olan Abdullah Gül'ün birikiminden ve tecrübesinden kesinlikle yararlanmalıdır" şeklinde konuştu.

Erken veya baskın bir seçimin ilan edilmesi için iki temel şartın olgunlaşması gerektiğini ifade eden Babacan, bu kriterlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için Meclis'te ihtiyaç duyulan 360 milletvekili onayını bulması ve %50 artı 1 oy oranına ulaşabileceğine dair kesin bir siyasi kanaatin oluşması olduğunu belirtti. Kulislerde seçimin öne alınması noktasında en çok konuşulan tarihin Kasım 2027 dönemi olduğunu dile getiren Babacan, hukukun üstünlüğü ve yatırım ortamı kalıcı olarak iyileştirilmeden ekonomide kalıcı bir toparlanmanın mümkün görünmediğini sözlerine ekledi.