Türkiye, ‘Eyyam-ı bahur’ (Afrika sıcakları) sıcaklarının etkisi altına girdi. Uzmanlar, temmuz sonu ile ağustosun ilk günlerinde yılın en sıcak günlerini yaşanacağını belirtti.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü dün yaptığı açıklamada sıcaklığın mevsim normallerin üzerinde olduğunu söyleyerek uyarıda bulunmuştu. İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, Türkiye’nin konumu nedeniyle temmuz sonu ile ağustosun ilk günlerinde yılın en sıcak günlerini yaşadığını söyledi.  

‘EYYAM-I BAHUR’ SICAKLARI

Hürriyet'ten Fulya Soybaş'a konuşan İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, “Eyyam-ı bahur, zaten en sıcak günler demektir. Bu dönemde Kuzey Afrika ve Arap Yarımadası’ndaki çöl bölgeleri aşırı ısınır. Oralardaki sıcak hava kuzey bölgelere kadar taşınır. Sıcaklar bu yıl Türkiye genelinde etkili olacak. Güney kesimler bu sıcaklığı çok daha yoğun hissedecek, yer yer 40 dereceye kadar çıkacak. İzmir’in 37, Ankara’nın 35, İstanbul’un 32 dereceye kadar çıkması bekleniyor” dedi.

SICAK HAVA KALP KRİZİNİ TETİKLEYEBİLİR

Kızını evlendirmek 72 kök kenevir ekmiş Kızını evlendirmek 72 kök kenevir ekmiş

İstanbul Florence Nightingale Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Mehmet Uçar, aşırı sıcak havanın vücudun ısı dengesini bozduğunu ve kalbin işyükünü artırdığını belirterek, özellikle kalp ve kronik hastalıkları olanlar (koroner arter-böbrek gibi) ile yaşlılar, gebeler, tansiyon, şeker hastaları ve 0-2 yaş arası çocukların risk altında olduğuna dikkat çekerek, “Vücut, sıcak havada ısı dengesini sağlamak için terler. Ancak aşırı sıcak, aşırı terlemeye yol açar. Dolayısıyla vücut aşırı su ve mineral kaybeder. Bu kayıp hele de kalp hastalarında hiç istemediğimiz tansiyon düşüklüklerine (göz kararması - baş dönmesi) kanın pıhtılaşmasına, kalbin işyükünün artmasına sebebiyet verir. Sonuç olarak hastalar vücut krampları, kalp ritim bozuklukları ve kalp krizi tehlikesi ile karşı karşıyadır” uyarısında bulundu.

‘10.00-16.00 SAATLERİ ARASI KESİNLİKLE DIŞARI ÇIKMAYIN’

30 derece üzeri tüm hava koşullarında evde/serin bir ortamda kalmanın çok önemli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Uçar şu uyarılarda bulundu:

“Hele de kronik hastalığı olanlar, yaşlılar. Aman! Özellikle 10.00-16.00 saatleri arası kesinlikle dışarı çıkmayın. Dışarı çıkmak gibi bir mecburiyet varsa kıyafetlerinizi özenle seçin; ince, açık renkli, rahat, pamuklu giysiler tercih edin. Güneşten koruyacak şapka, gözlük, şemsiye gibi aksesuarları ihmal etmeyin. Yürüyüş, koşu gibi egzersizleri sabah erken saatlere (10.00 öncesi) bırakın, kalp ritmini bozacak ağır egzersizlerden uzak durun.

‘SU TÜKETİLMELİ’

Bol sebze tüketin. Akdeniz diyeti uygulayın. Günlük olarak ise 2.5-3 litre civarı su tüketilmeli. Ancak kalp ve kronik böbrek yetmezliği olanlar, idrar sökücü gibi ilaçlar kullandıkları için su miktarını doktorları ile ayarlamalılar.”