Rayiç bedel artışı vergi yükünü katladı

Emlak vergisi hesaplamalarında temel alınan arsa ve arazi metrekare birim değerleri, takdir komisyonlarınca belirlenerek 30 Haziran itibarıyla muhtarlıklara bildirildi. 2026–2029 dönemi için açıklanan bu yeni rayiç değerler, bazı bölgelerde yüzde 1000’in üzerinde artış gösterdi.

Bu olağanüstü yükseliş, piyasa gerçekleriyle örtüşmediği ve özellikle düşük ve sabit gelirli grupları zora soktuğu gerekçesiyle yoğun eleştiri aldı.

Vergi artışı enflasyonun çok üzerinde

2021–2025 döneminde Türkiye’de enflasyon ve döviz kurundaki artışlar yüzde 350 ila 525 arasında gerçekleşti. Ancak aynı döneme ait emlak vergisi değerlerindeki artışlar, yüzde 1000’i aştı. Bu durum, rayiç bedellerin piyasa koşullarına göre değil, farklı kriterlere göre belirlendiği iddialarını gündeme getirdi.

Rayiç bedeller, her dört yılda bir belediye, vergi dairesi, tapu müdürlüğü, ticaret odası ve muhtarlık temsilcilerinden oluşan takdir komisyonları tarafından belirleniyor. Belediyelerin bu süreçte etkisinin sınırlı olduğu ifade edildi.

Polat çiftinin yakın korumasını öldüren zanlı yakalandı
Polat çiftinin yakın korumasını öldüren zanlı yakalandı
İçeriği Görüntüle

Kimler vergiden muaf tutuluyor?

Yasal düzenlemeye göre;

  • Hiçbir geliri olmayanlar,
  • Sadece sosyal güvenlik maaşı alanlar,
  • Engelliler,
  • Gaziler,
  • Şehit yakınları ve
  • Dul-yetimler,

200 metrekareyi geçmeyen tek bir konuta sahip olmaları halinde emlak vergisinden muaf tutuluyor. Ancak bu muafiyetin kapsamı sınırlı kalıyor ve toplumun büyük çoğunluğu bu artıştan etkileniyor.

Dar gelirli ev sahipleri tehdit altında

Açıklanan rayiç bedel artışları, özellikle kira geliriyle geçinen veya sabit maaşlı vatandaşlar için ciddi bir yük oluşturdu. Yüksek vergiler nedeniyle birçok kişinin evini satmak zorunda kalabileceği ifade edildi. Uzmanlar, bu durumun mali güce göre vergilendirme ve hukuki belirlilik ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı.

Dava süreci başladı: Son gün 7 Eylül

Kararların muhtarlıklarda askıya çıkarılmasının ardından vatandaşlara takdir komisyonu kararlarına karşı 30 gün içinde dava açma hakkı tanındı. Ancak sürenin adli tatile denk gelmesi nedeniyle bu süre 7 Eylül 2025’e kadar uzatıldı.