Şehirler arası yollarda, özellikle büyükşehirlerin çıkışlarında ve yoğun kullanılan Anadolu güzergâhlarında kurulan yol kenarı tezgâhları sürücülerin ilgisini çekiyor.
Kavanoz kavanoz bal ve reçelden zeytinyağına, peynirden tereyağına, salçadan tarhanaya kadar çok sayıda ürün “köy ürünü”, “doğal” veya “organik” ifadeleriyle satışa sunuluyor.
Ancak bir ürünün köyde üretilmiş olması, tek başına onun doğal ya da organik olduğu anlamına gelmiyor.
Aracı kalkıyor, fiyat düşmüyor
Üreticiden düşük fiyatla ürün almak isteyen tüccarlara satış yapmayan bazı üreticiler, ürünlerini doğrudan yol kenarında tüketiciye sunuyor.
Bu yöntem aracıyı ortadan kaldırmasına rağmen, bazı ürünlerde fiyatın düşmek yerine yükselmesine neden olabiliyor. “Köy ürünü” ve “doğal ürün” algısı kullanılarak ürünlerin market ve pazar fiyatlarının iki veya üç katına satıldığı örneklerle karşılaşılabiliyor.
Tüketici ise çoğu zaman satın aldığı ürünün gerçekten nerede üretildiğini, hangi hammaddelerin kullanıldığını ve hangi koşullarda hazırlandığını doğrulayacak yeterli bilgiye sahip olamıyor.
Özellikle bal, zeytinyağı, reçel, peynir ve tereyağı gibi ürünlerde “köyden geldi” ifadesi, tüketicinin gözünde doğrudan kalite göstergesine dönüşebiliyor.
“Organik” ifadesine dikkat
Uzmanlar, bir ürünün köyde üretilmesinin otomatik olarak “organik” olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.
Organik ürün iddiasının kullanılabilmesi için üretimin belirli kurallara uygun gerçekleştirilmesi ve gerekli sertifikasyon süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.
Bu nedenle bir yol kenarı tezgâhında ürünün “organik”, “doğal” veya “köy ürünü” olarak tanıtılması, tek başına ürünün içeriği ve üretim yöntemi hakkında güvence sağlamıyor.
Tüketicilerin özellikle ambalajsız veya etiketsiz ürünlerde üretici bilgisi, içerik, üretim tarihi, son tüketim tarihi ve saklama koşulları gibi bilgileri mümkün olduğunca sorgulaması önem taşıyor.
Etiket ve fiş yoksa tüketici zor durumda kalıyor
Yol kenarındaki satış noktalarında dikkat çeken sorunlardan biri de ürünlerin kayıt ve belgelendirme durumu.
Bazı tezgâhlarda yalnızca nakit ödeme kabul edildiği ve alışveriş karşılığında fiş veya fatura verilmediği belirtiliyor.
Bu durum, ürünle ilgili daha sonra bir sorun yaşanması halinde tüketicinin alışverişi belgelemekte ve haklarını kullanmakta zorlanmasına neden olabiliyor.
Etiket bulunmayan ürünlerde tüketici; ürünün nereden geldiği, kim tarafından üretildiği, içeriğinin ne olduğu ve hangi şartlarda saklandığı gibi temel bilgilere de ulaşamayabiliyor.
Gerçek üretici ile fırsatçı satıcıyı ayırmak zor
Yol kenarında satış yapmak, üretici açısından da cazip bir seçenek olabiliyor. Üretici, tüccarın düşük fiyat teklif ettiğini düşündüğünde ürününü doğrudan tüketiciye ulaştırmayı tercih edebiliyor.
Gerçekten kendi ürettiği ürünü tüketiciye doğrudan satan çok sayıda küçük üretici bulunuyor. Ancak kayıt, etiket, içerik ve üretim bilgisi bulunmayan satış noktalarında tüketicinin yalnızca “köy ürünü” algısına güvenerek yüksek fiyat ödemesi risk oluşturuyor.
Öte yandan aynı ürünün market veya kayıtlı satış noktalarında daha düşük fiyata bulunabilmesi de tüketicide “köy ürünü” için ödenen ekstra bedelin gerçekten kalite farkından kaynaklanıp kaynaklanmadığı sorusunu gündeme getiriyor.
Uzmanların temel uyarısı ise şu: Bir ürünün köy yolunda satılması, onun otomatik olarak organik, doğal veya daha kaliteli olduğu anlamına gelmiyor. Tüketicinin satın alma öncesinde ürünün kaynağını, etiket bilgilerini ve satış belgesini sorgulaması önem taşıyor.





