Ekonomide gelinen son noktayı İYİ Parti lideri Meral Akşener, sosyal medya hesabından duyurdu. Esnaf ziyaretleri sonrası Akşener, bir kasap dükkanından fotoğraf paylaştı. Kırmızı et dolabının boş kalmasına dikkat çeken Akşener, "Niğde Çiftlik'teki bir kasap dükkânında kırmızı et dolabının boş kalmasının sebebi neymiş biliyor musunuz? İnsanlarımız alamadığı için artık satmıyorlarmış..." ifadelerini kullandı.

20 Ocak 2020'den bu yana il il, ilçe ilçe ziyaretler yapan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in bugün ki durağı Niğde oldu. İlk olarak Yeşilgölcük beldesine gelen Akşener, kendisini karşılamaya gelen kalabalığa seslendikten sonra bir kahvehane de vatandaşların sorunlarını dinledi.

image small
Akşener'e artan girdi maliyetlerinden dert yanan bir vatandaş, “Burada çiftçinin işi bitik. Burada Hangi çiftçi memnunsa buyursun, biz kimseye bir şey demiyoruz. Kimsenin düşmanı değiliz. 5 şirketi bilmem neyi vere vere canımız çıktı, buramıza kadar geldi. Ben de emekliyim ama benim 9 tane çocuğum var. Okuyanlara tayin yok, diğerlerine bir şey yok. Nasıl olacak? Biz memnun değiliz. Çocuklar bitti, okul okuyanlar sokakta geziyor. Mezun oluyor ama 60 puanla amcası dayısı olan gidiyor, 90 puan alanları geriye atıyor. Geçen sene 3 bin 300 liraya aldığım gübre bugün 14 bin lira. Pancar kooperatifine gidiyorum ‘gübre yok, peşin satıyoruz' diyor. Tarım Kredi bunu diyor, yalan mı bunlar? Buyursunlar kendilerine ispatlıyım” siteminde bulundu.


 

“ELEKTRİK FATURALARI 80-100 BİN LİRADAN AŞAĞI GELMİYOR”

Asgari ücrette hiç kimsenin beklemediği rakam! Yüzde 80... Asgari ücrette hiç kimsenin beklemediği rakam! Yüzde 80...


Gelen faturalardan dolayı isyan eden bazı çiftçiler ise, , “Elektrikte faturalar 80-100 bin liradan aşağı gelmedi, nasıl ödeyeceğiz? Daha bundan ziyade 150 bin lira fatura gelen arkadaşlarımız da var” ifadelerini kullandı.

image small
Tarımda artan maliyetlerden dert yanan başka yaşlı bir adam ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP Grup Başkan Vekili Mahir Ünal'ın çiftçilere yönelik geçmiş dönem konuşmalarını hatırlatarak şunları söyledi:

“Ben çiftçiydim ama bıraktım. Benim telefonum burada, Mahir Ünal'a söyleyin iftihar etsin. Çiftçi şikâyet ettiğinde ‘ananı da al git' desin. Malatya'da ‘ekmek götüremiyorum' diyen vatandaşa ‘abartıyorsun' desin. ‘Sandık namus' desin, 17 bin oyu veto edip seçime gitsin. Rahmetli Demirel'e ‘Ne oluyor ya?' diye sorarlardı o da ‘devlet görevinin başında' derdi. Şimdi Cumhuriyet Savcısı görevini yapıyor mu? Beni içeri atsınlar! Benim çocuklarımın hepsi İstanbul'da asgari ücretle çalışıyor. Kirası 2 binden aşağı değil, çoluk çocuğu var, nasıl geçinecek?”

Akşener, Yeşilgölcük beldesine gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Çiftlik ilçesinde esnafları dinledi.

Bir kasap dükkanında işçi olarak çalışan bir genç, bekar olduğunu ve asgari ücretle geçinemediğini söyledi. Vatandaşın alım gücünün düşük olduğu için hayvan kesimi yapmadıklarını söyleyen esnaf, vatandaşın 20 liralık kıyma ya da kuşbaşı alabildiğini ifade etti.

“GERÇEKTEN DURUM ÇOK KÖTÜ”

AKP'nin kurucularından olduğunu ve yıllarca oy oy verdiğini söyleyen bir baharatçı esnafı ise, hayat pahalılığından şikâyet etti. Esnaf, “3 liradan aldığımız bir ürün bir anda 9 lira oluyor. 9 liradan aldığımızı 12 kiraya vermeye çalışıyoruz olmuyor. Bir de biz AK Parti'nin kurucusuyuz ve yıllarımızı verdik. Bilmiyoruz şimdi ne olacak bu durumlar? Bir şeylerin olması lazım artık. Gerçekten durum çok kötü. Şu an buranın nüfusu 28 bin. 30 yaşına gelen bir genç evlenecek ama bir ev yapmak bir milyona mal oluyor. Bir de adam eşyasıydı altını vs. 2 milyonu buluyor. Buradan nasıl mutluluk çıkacak? Ahlak, maneviyat çöktü” dedi.

1 hafta önce düğün yaptığını söyleyen bir genç ise, maliyetlerden dert yandı. 40-50 bin lira tutan düğün masrafının 400-500 bin lirayı bulduğunu söyleyen genç, “Şimdi ne yapacağız, hep borç. Biz 5 kardeşiz, Allah'tan biraz birikimimiz vardı da ufak tefek bir şeyler yaptık. Eldeki birikimler hariç, 200-300 bin lira borç edindik”

“GERÇEKTEN ARTIK BURAMIZA KADAR GELDİ”

Esnaflığın yanından çiftçilikle uğraştığını ancak yine de yetiştiremediğini söyleyen bir telefoncu ise, şunları söyledi:

“Ülke olarak iyi değiliz. Ellerime bakın. Ben çiftçilik ve hayvancılığın yanında bir de esnaflık yapıyorum. Üzerime bakın ben de hiç esnafa benzeyecek bir hal var mı? Tarladan geldim ben. Bu haldeyken yetiştiremiyorum. Ucu ucuna, oradan alıp oraya aktarıyorum. Şimdi size soruyorum, bu şekilde nereye kadar gidebilir? Gerçekten artık buramıza kadar geldi. Ben 3 tane ek iş yapıyorum, yok! Evliyim 3 çocuğum var. Ülkenin sorunlarını çözün ya! Samanın kilosu bin 500 lira, traktörümüze mazot alamıyor tarlaya gidemiyoruz. Patates ekiyoruz, gübre atamıyoruz. 50 kiloluk gübrenin çuvalı 700 kusur milyon olmuş. Biz bu işin içinden nasıl çıkacağız? Bizim artık bir yerlere patlamamız lazım. Cumhurbaşkanı da gelse aynı şeyi ona da konuşurum.

AKŞENER’DEN ELEKTRİK VE SULAMA SORUNLARINA ÇÖZÜM

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener,  ziyaretlerine Altunhisar ilçesinde devam etti.

Dertlerini ve taleplerini dinledikten sonra bunlara yönelik çözümler üretmek için esnaf ziyaretleri gerçekleştirdiklerini belirten Akşener, muhalefetin halkın avukatı durumundaki bir siyaset inancına sahip olduklarını ifade etti.

“Bu ülkede şuculuk-buculuk üzerinden çok kolay siyaset yapıldı” diyen Akşener, sözlerinin devamına mülakatta torpil tartışmalarına değindi.

86-88 puan almış çocukların mülakat yoluyla elenip, 62-58 puan alanların ise tayin edildiğine işaret eden Akşener, “Demek ki bu sistemdeki arızayı konuşmak gerekiyormuş. Demek ki, AK Parti’nin iş bulma kurumu gibi çalışan mülakat sistemini kaldırmamız gerektiğini anlata anlata gezmemiş lazımmış. Sizden aldığımız bilgi.” dedi.

“Muhalefet halkın avukatı olmalıdır” inancına sahip olmamaları durumunda aldıkları bilgilerin kamuoyu ile paylaşılamayacağına işaret eden Akşener, vatandaşın çırak çıktığı sistemi ortadan kaldırmaya ve seçmeni velinimet yapmaya çalıştıklarının mesajını verdi.

“Niğde’de gördüğüm çiftçinin elektrik borcunu Güneydoğu'da görmedim” diyen Akşener, şunları ekledi:

“Demek ki bizim bir derdimiz var. Nedir o dert? Elektrikle ilgili bu ülkenin bir problemi var. Buna bir çözüm üreteceğiz. Bu derdi önümüze alacağız ve bir çözüm üreteceğiz. Bir, bu iletim şirketleri meselesinin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu iletim şirketi meselesinin millileşmesi gerekiyor. İkincisi, sulama meselesi İç Anadolu'da o kadar derine indi ki, siz pompalar sebebiyle bu elektriği ödüyorsunuz. Demek ki, sulamaya dair bir çözüm üretmemiz lazım. Onu nasıl üreteceğiz? Yarım kalmış bütün göletler tamamlanacak. Sonuç itibari ile derin kuyulardan pompayla su çıkarmak mecburiyetinde kalmadan sulama meselesini çözmek lazım. Biz bunu hazırladık, sunduk, paylaşıyoruz. Yapan yapar, onlar yapmadığı zaman biz gelince yapacağız.”


AKŞENER’DEN DİKKAT ÇEKEN PAYLAŞIM

Niğde’deki ziyaretlerine devam eden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bir kasap dükkanından fotoğraf paylaştı.


Kırmızı et dolabının boş kalmasına dikkat çeken Akşener, şu ifadeleri kullandı:

“Niğde Çiftlik’teki bir kasap dükkânında kırmızı et dolabının boş kalmasının sebebi neymiş biliyor musunuz? İnsanlarımız alamadığı için artık satmıyorlarmış… Milletimizi yokluğa, ülkemizi yoksulluğa mahkûm edenlerden hesabı; Hep birlikte, sandıkta soracağız!”

DİYALOĞU YÜREK SIZLATTI

Akşener’in sokakta karşılaştığı emekli vatandaşla olan diyaloğu yürekleri sızlattı.

Çocuğuna aldığı ilaca 83 lira para verdiğini, emekli maaşıyla geçinemediğini belirten vatandaş, “Evim yok, kirada oturuyorum. Benim İstanbul'da atölyem vardı. 80 kişi çalıştırıyordum batırdım. 3 tane evim icrayla satıldı. Cumhurbaşkanı dedi ki “Almasaydınız krediyi”. Halka sundu krediyi sundu. Banka memurları benim ayağıma geliyordu İstanbul'da…Suriye vatandaşına yardım ediliyorsa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına da yardım edilecek” diye konuştu.

“TÜRK VATANDAŞISYSAM, ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLARIYSAM, OSMANLI TORUNUYSAM BANA YARDIM EDİLECEK”

Emekli vatandaş, “Sosyal kurumuna gittim bana yardım veriyor; bana para verme bana ev ver ikametgah var dedim. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıysam, Atatürk'ün çocuklarıysam, Osmanlı'nın torunuysam…Sayın cumhurbşakanım beni görsün” ifadelerini kullandı.

“O AKP’Lİ VEKİLLER BURAYA GELMESİN”

Daha önce AKP’ye oy verdiği vurgusunda da bulunan emekli vatandaş, “Ben bu devlete, bu hükümete oy verdiysem boşa oy vermedim. Ben oyumun hakkını istiyorum. AKP milletvekilleri nerede şimdi? Yavuz Ergün nerede? Ben ona milletvekili seçileceği zaman, “Verdiğim oy helali hoş olsun” dedim. Şimdi o AKP'li milletvekilleri gelmesin. Ya beni öldürecekler ya beni kaybedecekler. Yazıklar olsun” diye isyan etti.

“GİDERLERSE GİTSİNLER” TEPKİSİ: O TÜRK DOKTORLARI BİZİM İÇİN VAR

Kalp hastası olduğunu, kalp krizi geçirdiğini de belirten emekli vatandaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doktorlara yönelik “Giderlerse gitsinler” sözlerine gönderme yaparak, “Beni Türk doktorları kurtardı. Gitsinler diye kurtarmadı. Türkiye Cumhuriyeti'nin doktorları kurtardı Allah razı olsun onlardan. Bugün doktorlarımıza silah çekiyorlar, kovuyorlar, yazık günah. O Türk doktorları bizim için var” şeklinde konuştu.