Eğitim dünyasında merakla beklenen Yeni Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) ile birlikte, üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarının okul müdürlüğü yapıp yapamayacağı sorusu yanıt buldu. İşte, yeni düzenlemenin getirdiği yenilikler ve detaylar...

Geleneksel olarak okul müdürlüğü görevine atanabilmek için belirli eğitim ve deneyim şartları aranıyordu. Öğretmenlik bölümlerinden mezun olanlar, 4 yıllık eğitimlerini tamamladıktan sonra okul müdürlüğüne başvurabiliyordu. Diğer lisans bölümlerinden mezun olanlar ise formasyon eğitimi alarak bu hakka sahip olabiliyordu. Ayrıca, müdürlük sınavına girebilmek için en az 8 yıl öğretmenlik yapmış ve 2 yıl müdür yardımcılığı ya da müdür yetkili öğretmenlik deneyimine sahip olmak gerekiyordu. Aday öğretmenlik süresi ise bu hesaba dahil edilmiyordu.

Yeni ÖMK, üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarına da okul müdürlüğü yapabilme imkânı tanıyor. Özellikle ulusal ve uluslararası projeler yürüten özel program ve proje uygulayan okullarda, Bakan onayı ile öğretim elemanları yönetici olarak görevlendirilebilecek. Bu okullarda, öğretim elemanlarının atanma ve görevlendirilme süreçlerinde, mevcut kanunların sınav ve atama hükümleri uygulanmayacak.

İşsizlik Oranının En Yüksek Olduğu Kentler İşsizlik Oranının En Yüksek Olduğu Kentler

Yeni düzenleme, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 38. maddesi kapsamında üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarının özel program ve proje uygulayan okullara yönetici olarak atanabileceğini öngörüyor. Bu atamalar, öğretim elemanlarının özlük hakları, atanma ve terfi açısından kazanılmış hak doğurmuyor. Yani, öğretim elemanlarının bu tür görevlendirmelerden sonra üniversitelerdeki pozisyonlarına dönüşlerinde herhangi bir hak kaybı yaşanmıyor.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) bu yeni düzenlemesi, eğitimde nitelikli yöneticilerin görev almasını ve farklı alanlardan gelen deneyimlerin okullara taşınmasını hedefliyor. Üniversite öğretim elemanlarının bilgi birikimi ve tecrübelerinin, okul yönetimlerine katkı sağlaması bekleniyor. Bu adım, eğitim kalitesini artırma ve öğrencilerin daha donanımlı bireyler olarak yetiştirilmesi açısından büyük önem taşıyor.