Kayseri'de görülen ve Yargıtay'a kadar uzanan boşanma davasında, eşin WhatsApp yazışmalarının gizlice takip edilmesi ve bu yolla elde edilen bilgilerin delil olarak kullanılması gündeme geldi. Dosyada, iddiaların içeriğinin yanı sıra delillerin hangi yöntemlerle elde edildiği de değerlendirildi.
WhatsApp yazışmalarını gizlice takip etti
Karşılıklı boşanma davası açan çift, evlilik birliğinin sona ermesine ilişkin farklı iddialarda bulundu.
Kadın; eşinin başka bir kadınla ilişkisi olduğunu, kendisine fiziksel ve ekonomik şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini ve evlilik sorumluluklarını yerine getirmediğini ileri sürdü.
Erkek ise eşinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini iddia ederek karşı dava açtı.
Dava dosyasındaki bilgilere göre erkek, eşinin telefonundaki WhatsApp hesabını, kadının iş bilgisayarından erişim sağlanan WhatsApp Web üzerinden takip etti. Takibin kadının bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.
Aldatma iddiası ispatlanamadı
Kayseri 2. Aile Mahkemesi, tarafların karşılıklı iddialarını değerlendirerek evlilik birliğinin sona ermesine neden olan olaylarda erkeği ağır, kadını ise hafif kusurlu buldu.
Erkeğin, eşinin başka bir erkekle zina yaptığı yönündeki iddiası ise ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedildi.
Dosyanın temyiz incelemesinde Yargıtay, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Eşin bilgisi ve rızası olmadan WhatsApp yazışmalarının takip edilmesi, hukuka aykırı delil tartışmasının temel unsurlarından biri oldu.
Kadına toplam 1 milyon 300 bin TL tazminat
Kararda boşanmanın mali sonuçları ve ortak çocuğun durumu da ele alındı.
Kadın lehine verilen tazminat miktarları şöyle oldu:
- 500 bin TL maddi tazminat
- 800 bin TL manevi tazminat
- Toplam 1 milyon 300 bin TL tazminat
Ortak çocuğun velayeti anneye verilirken çocuk için nafaka ödenmesine de karar verildi.
WhatsApp mesajları boşanma davasında delil olabilir mi?
Boşanma davalarında mesajlar ve dijital kayıtlar iddiaların değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Ancak bu kayıtların hukuka uygun şekilde elde edilmesi gerekir.
Eşin telefonuna veya mesajlaşma hesabına izinsiz erişilmesi, elde edilen yazışmaların hukuka uygun delil olarak kabul edilmesi bakımından sorun oluşturabilir. Bir iddiayı kanıtlamak amacıyla hareket edilmesi, kullanılan yöntemin kendiliğinden hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Kararın öne çıkan noktası: Boşanma davalarında yalnızca ileri sürülen iddialar değil, bu iddiaları kanıtlamak için kullanılan yöntemler de hukuki değerlendirmede önem taşıyor.





