Yargıtay, kiracı ve ev sahiplerini yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tahliye taahhütnamesi imzalandıktan sonra taraflar arasında yeni bir kira sözleşmesi yapılması halinde, önceki tahliye taahhüdünün geçerliliğini yitireceğine hükmetti.

Karara konu olayda, taraflar arasında 28 Eylül 2022 tarihinde kira sözleşmesi yapıldı. Bu sözleşmenin ardından 23 Kasım 2022 tarihinde kiracı tarafından tahliye taahhütnamesi imzalandı. Kiraya veren, söz konusu taahhütnameye dayanarak tahliye işlemi başlattı.

Kiracı ise tahliye taahhütnamesinin hile, tehdit ve muvazaa sonucu düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddini talep etti. Yapılan incelemede, taahhütnamedeki imzanın kiracıya ait olduğu Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlendi.

Manavgat 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, imzanın doğruluğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vererek kiralananın tahliyesine hükmetti.

Ancak süreçte taraflar arasında 11 Eylül 2024 başlangıç tarihli yeni bir kira sözleşmesi imzalandığı ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı, bu yeni sözleşmenin tahliye taahhüdünün geçerliliğine etkisinin değerlendirilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kanun yararına temyiz yoluna başvurdu.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için yazılı olarak düzenlenmesi, kiracı veya yetkili temsilcisi tarafından verilmesi, tahliye tarihinin açıkça belirtilmesi ve kiralananın tesliminden sonra hazırlanması gerektiğini hatırlattı.

Yüksek Mahkeme, olayda tahliye taahhüdünden sonra tarafların yeni bir kira sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşmenin kiraya veren tarafından da kabul edildiğini belirtti. Yeni sözleşmeyle kira ilişkisinin devam ettiğine dikkat çeken Yargıtay, önceki tahliye taahhüdünün hükümsüz hale geldiğine karar verdi.

Karanlıkta kalan 6 faili meçhul cinayet aydınlatıldı
Karanlıkta kalan 6 faili meçhul cinayet aydınlatıldı
İçeriği Görüntüle

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığı'nın talebini kabul ederek yerel mahkeme kararını kanun yararına bozdu.

Karar, tahliye taahhüdü bulunan kiracılar açısından, sonradan yapılan yeni kira sözleşmelerinin hukuki etkisi bakımından emsal niteliği taşıyor.