Özel bir bankada 16 yıl çalışan ve görev statüsü değiştirildikten sonra farklı şubelere günübirlik veya haftalık gönderilen banka çalışanının kıdem tazminatı davasında son sözü Yargıtay 9. Hukuk Dairesi söyledi. Daire, çalışan lehine verilen kararı oy birliğiyle onadı.

Sosyal medyada canlı yayın yapımına kısıtlama geliyor!
Sosyal medyada canlı yayın yapımına kısıtlama geliyor!
İçeriği Görüntüle

Banka çalışanı, bireysel bankacılık yönetici yardımcılığı görevinden alınarak bireysel müşteri ilişkileri yönetici yardımcılığı pozisyonunda çalıştırılmaya başlandı. Daha sonra farklı şubelerde görevlendirilen çalışan, çalışma şartlarını gerekçe göstererek iş sözleşmesini feshetti.

Kıdem tazminatı konusunda banka yönetimiyle yaptığı görüşmelerden sonuç alamayan çalışan, İş Mahkemesi'ne başvurdu. Başvurusunda başka şubelerde çalışmak zorunda kaldığını ve ağır, haksız çalışma şartları nedeniyle sözleşmesini haklı nedenle sona erdirdiğini savundu.

İlk derece mahkemesi çalışanı haklı buldu

Davalı banka ise çalışanın görevinde statü kaybı bulunmadığını ileri sürdü. Banka ayrıca çalışanın istifa ederek ayrıldığı için kıdem tazminatına hak kazanmadığını savundu ve davanın reddini talep etti.

Mahkeme, aynı bankada 16 sene çalışan davacının iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirdiği sonucuna vardı. Bu gerekçeyle davanın kabulüne ve çalışanın kıdem tazminatına hak kazandığına karar verdi.

Banka avukatı kararı istinafa taşıdı. Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), işin nerede ve ne zaman yapılacağının çalışma şartlarının bir parçası olduğuna işaret etti.

Mahkeme, iş sözleşmesinde çalışma şartlarının değiştirilebileceğine ilişkin hükümler bulunsa bile işverenin bu yetkiyi objektif biçimde kullanması gerektiğini değerlendirdi. Yönetim hakkının kötüye kullanılmaması ve sözleşmede belirlenen sınırların aşılmaması gerektiği kaydedildi.

Çalışan 52 kilometre uzaktaki şubeye gönderildi

Dosyada, çalışanın mevcut iş yerinden yaklaşık 52 kilometre uzaklıktaki başka bir şubeye görevlendirildiği belirtildi. Sonraki süreçte de farklı görevlendirmelerin devam edeceğinin kendisine bildirildiği aktarıldı.

Bölge Adliye Mahkemesi, bankanın görevlendirmelerin gerekçesini kanıtlayamadığı ve yetkinin objektif kullanıldığını ortaya koyamadığı sonucuna ulaştı. Çalışma şartlarındaki değişikliğin iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirilmesine dayanak oluşturabileceği değerlendirildi.

Kararda 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(f) hükmü kapsamında haklı fesih imkânı bulunduğu kaydedildi. Davacının kıdem tazminatına hak kazandığı ve İlk Derece Mahkemesinin belirlediği faiz başlangıç tarihinde hata olmadığı sonucuna varıldı.

Temyiz üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını oy birliğiyle onadı. Böylece banka çalışanının haklı fesih yaptığı ve kıdem tazminatı alabileceği yönündeki karar kesinleşti.