Adana'da yaşanan bir olayda, eşinin yeğenleri olan üç kız kardeşe cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla 26 yıl ceza alan H.İ., Yargıtay’ın kararı bozmasının ardından yeniden yapılan yargılamada beraat etti. Ailenin avukatı karara itiraz ederken, kardeşlerden Tuğçe Y. (23), yaklaşık 2 yıldır Yargıtay’dan gelecek yeni kararı beklediklerini belirterek, endişelerini dile getirdi. Tuğçe Y., "Çocuğun beyanı esastır denildi' ama bizim beyanımız esas alınmadı. Kendim, kardeşlerim ve dışarıdaki tüm çocuklar için tedirginim. Bu yüzden gereken cezanın verilmesini istiyoruz" dedi.

Adana Kozan'da yaşayan Tuğçe Y., 2018’de annesine, 7 yaşından 15 yaşına kadar halasının eşi H.İ.’nin cinsel istismarına uğradığını söyledi. Konuşmaya şahit olan Tuğçe Y.’nin o dönem 6 yaşında olan en küçük kız kardeşi E.Y. de aynı kişinin bir süredir kendisine de cinsel istismarda bulunduğunu söyledi. Ardından ortanca kız kardeş S.Y. de H.İ.’nin istismarına uğradığını anlattı. Anne Canan Y. ertesi gün savcılığa şikayette bulundu ve H.İ. tutuklandı.

Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede mağdur 3 kız kardeşin ifadelerine dayanarak sanığın 'çocuğun cinsel istismarı', 'sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından yargılanması talep edildi. Adana 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada mağdur kardeşler yaşadıklarını anlattı.

Kız Kulesi ziyaretçilere bir hafta kapatılacak Kız Kulesi ziyaretçilere bir hafta kapatılacak

Sanık H.İ. suçlamaları reddederek, "Eşim benden boşanmak istiyordu ben ise istemiyordum. Şart koşmak için bu tür iddialarda bulunduklarını düşünüyorum. Mağdurlara yönelik bir cinsel istismarım olmamıştır. Suçsuzum" dedi.

Mağdurların avukatı, mahkemeye S.Y.’nin beyanlarına itibar edilmesini engelleyecek akıl hastalığının olmadığı, mağdurun olayı anlatımı, beden dili ve duygu durum arasında bir tutarsızlık gözlenmediği, beyanlarının kurgu olduğu yönünde bir izlenim oluşmadığına dair raporu ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nın mağdur Tuğçe Y.’nin olaya bağlı olarak ‘travma sonrası stres bozukluğu’ tanısı konulduğu, maruz kaldığı iddia edilen cinsel istismar nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna dair raporunu mahkemeye sundu.

2019’un mart ayında görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, sanığa, S.Y.’ye yönelik sarkıntılık suretiyle 'çocuğun cinsel istismarı' suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün, Tuğçe Y.’ye yönelik 'çocuğun cinsel istismarı' suçundan 10 yıl 5 ay, E.Y.’ye yönelik 'çocuğun cinsel istismarı' suçundan 10 yıl 5 ay olmak üzere toplam 26 yıl hapis cezası verdi. Sanık avukatının itirazı üzerine karar Yargıtay’a taşındı.

Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi, sanık H.İ.’nin, toplanan deliller göz önüne alındığında 'çocuğun cinsel istismarı', 'sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarını işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat verilmesini talep ederek kararı bozdu. Bunun üzerine ilk cezayı veren mahkeme, H.İ’nin beraatine hükmetti. Mağdur kız kardeşler ise avukatları aracılığıyla karara itiraz etti. Yaklaşık 2 yıldır Yargıtay’dan gelecek yeni kararı bekleyen kız kardeşler, H.İ’nin hak ettiği cezayı almasını istiyor.

Tuğçe Y., "O süreçte kimseye söyleyemedim. Çocuktum ve babam duyarsa çok kötü olur onu öldürür hapse girer diye korktum. Bana daha çok zarar verirse korkusuyla söylemedim. Ama süreç sonunda bu kişi dışarıda rahat bir şekilde dolaşıyor. Ben ve kardeşlerim ise dolaşamıyoruz. Biz hala korku içerisindeyiz. Her an karşıma çıkacakmış gibi hissediyorum. Çocuğun beyanı esastır, dendi ama bizim beyanımız esas alınmadı. Kendim, kardeşlerim ve dışarıdaki tüm çocuklar için tedirginim. Bu yüzden gereken cezanın verilmesini istiyor