Uzun yıllardır Afrika kıtasındaki dev altyapı, demiryolu ve havalimanı projelerinde baskın konumunu sürdüren Çin, bölgede artan yeni rekabet dinamikleriyle sınanıyor. South China Morning Post (SCMP) tarafından yayımlanan analize göre, Türkiye ve Körfez ülkeleri, üstlendikleri stratejik projelerle Çin'in kıtadaki hakimiyetine meydan okuyan en önemli aktörler olarak dikkat çekiyor.
Türk şirketleri özellikle demiryolu projelerinde öne çıkıyor
SCMP'nin değerlendirmesinde, Türk müteahhitlik sektörünün özellikle büyük ölçekli demiryolu projelerindeki başarısına vurgu yapıldı. Türk firması Yapı Merkezi'nin Tanzanya'da hayata geçirdiği Darüsselam-Dodoma demiryolu hattının ardından, Uganda hükümeti de finansman süreçlerindeki aksamalar nedeniyle Çinli yüklenici China Harbour Engineering ile sözleşmesini sonlandırarak Malaba-Kampala Standart Hat Demiryolu Projesi'nin ana yüklenicisi olarak Yapı Merkezi'ni tercih etti.
Rekabet avantajları: Uygun iş gücü maliyeti ve sermaye erişimi
Uzmanlar, Türk şirketlerinin Afrika pazarındaki hızlı yükselişini esnek iş yapma modellerine, rekabetçi iş gücü maliyetlerine ve son yıllarda güçlenen uluslararası sermaye erişimine bağlıyor. Çinli şirketler finansman, inşaat ve işletmeyi tek paket halinde sunma avantajını korusa da, Türk firmalarının sunduğu yüksek kalite ve maliyet dengesi Afrika ülkeleri için güçlü bir alternatif oluşturuyor.
Körfez sermayesi de liman ve lojistikte yarışta
Afrika kıtasındaki güç dengelerini değiştiren tek aktör Türkiye değil. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli DP World gibi devlerin başı çektiği Körfez sermayesi de özellikle liman, lojistik ve enerji altyapısı yatırımlarıyla Çin'in pazardaki etki alanını daraltan bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.





