Türkiye genelinde, özellikle büyükşehirlerde kiralık konut arayan vatandaşlar, kira bedellerinin ulaşılamaz seviyelere gelmesinin yanı sıra ev sahiplerinin yasal sınırları zorlayan mali dayatmalarıyla karşı karşıya kalıyor. Sektörel saha incelemelerine göre, emlakçı komisyonu, lojistik nakliye ücretleri ve abonelik masrafları gibi zorunlu giderlerin yanına eklenen yüksek güvence bedelleri, barınma hakkını ciddi bir ekonomik kriz haline getirdi. Ortaya çıkan bu finansal yükümlülükler karşısında kiracı kesimi, piyasadaki keyfi uygulamaların önüne geçilmesi adına acil mevzuat güncellemesi yapılmasını bekliyor.
Türkiye Gazetesi tarafından aktarılan sektörel analiz raporlarına göre, günümüz piyasa şartlarında sadece ev değiştirme aksiyonunun getirdiği toplam başlangıç maliyeti, dar ve orta gelirli ailelerin bütçelerini aşarak şimdiden 100 bin lira barajının üzerine çıktı.
Türk Borçlar Kanunu sınırları depozito taleplerinde göz ardı ediliyor
Gayrimenkul piyasasında yaşanan en büyük hukuki ihlallerden biri, güvence bedeli olarak tanımlanan depozito ödemelerinde yaşanıyor. Türk Borçlar Kanunu bünyesinde depozito miktarına ilişkin net yasal sınırlar çizilmiş olmasına rağmen, birçok mülk sahibi bu maddeleri yapısal olarak devre dışı bırakıyor. Ev sahipleri, kontrat aşamasında kiracı adaylarından iki hatta üç aylık kira bedelini peşin depo etmesini şart koşuyor.
Bununla da yetinmeyen bazı mülk sahipleri, finansal risklerini sıfırlamak gerekçesiyle altı aylık veya yıllık kira bedelinin peşin olarak banka hesaplarına yatırılmasını kiralama şartı olarak öne sürüyor. Bu durum, peşin sermayesi bulunmayan vatandaşların kiralık konut ağlarına erişimini fiziken imkansız hale getiriyor.
Kiracı hakları savunucuları depozitoya tek kira sınırı getirilmesini istiyor
Barınma ihtiyacının kontrolsüz bir piyasa pazarlığına dönüşmesine tepki gösteren kiracılar ve tüketici dernekleri, adalet mekanizmasının devreye girmesini talep ediyor. Kamusal otoritelerden acil bir yasal düzenleme hamlesi beklenirken, tarafların uzlaşması için öne sürülen yasal talepler şu başlıklar altında toplanıyor:
Depozito bedellerinin piyasa standartlarına göre makul bir düzeye çekilmesi ve kesin olarak tek kira bedeli ile sınırlandırılması,
Mevzuata aykırı şekilde talep edilen yıllık peşin ödeme gibi keyfi finansal dayatmaların tamamen yasaklanması,
Fahiş şartlar ve yasa dışı kontrat maddeleri öne süren ev sahiplerine yönelik ağır idari para cezası ve yaptırım modellerinin uygulanması.
Hukukçular, kiracıların mağduriyet yaşamamaları adına imzaladıkları kontratlardaki depozito maddelerini ve ödeme makbuzlarını kayıt altında tutmalarının önemini vurguluyor. Gelecek dönemde, konut piyasasındaki bu fahiş başlangıç maliyetlerini dizginlemek amacıyla bakanlıklar koordinasyonunda yeni bir denetim paketinin meclis gündemine taşınabileceği ifade ediliyor.