Dünya’nın dönüş hızındaki değişimler nedeniyle kullanılan artık saniye uygulamasının geleceği yeniden değerlendiriliyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 69 ülkenin katılması beklenen oylamada düzenleme kabul edilirse yeni zaman sisteminin Mayıs 2027’de yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Zaman ölçümünde kullanılan atom saatleri, 1955 yılından bu yana yüksek hassasiyetle çalışıyor. Ancak Dünya’nın kendi ekseni çevresindeki dönüş hızı sabit olmadığı için atom saatleri ile gezegenin dönüşüne dayalı zaman arasında küçük farklılıklar oluşabiliyor.
Okyanus akıntıları, Dünya’nın iç yapısı ve farklı doğal etkenler dönüş hızını değiştirebiliyor. Bu farkı dengelemek amacıyla belirli dönemlerde saat sistemine bir saniye ekleniyor.
Artık saniye teknolojik sistemleri zorladı
Saatlere eklenen bu bir saniyelik düzeltme, artık saniye olarak adlandırılıyor. Uygulama kapsamında bazı dakikalar 60 saniye yerine 61 saniye sürüyor.
Bu yöntem dijital altyapılarda çeşitli teknik sorunlara yol açtı. Geçmişte Reddit ve LinkedIn gibi platformlarda sistem aksaklıkları yaşandı. Hava yolu operasyonları ile küresel iletişim ağlarında da zaman senkronizasyonuna ilişkin problemler görüldü.
Dünya’nın bazı dönemlerde daha hızlı dönmesi ise farklı bir ihtimali ortaya çıkardı. İlerleyen yıllarda saatlerden bir saniye çıkarılması gerekebileceği değerlendiriliyor. Bu yöntem “negatif artık saniye” olarak tanımlanıyor.
Negatif artık saniyenin uygulanması halinde mevcut sistemlerin daha önce karşılaşmadığı teknik sorunların oluşabileceği değerlendiriliyor.
Zaman farkının daha geniş aralıkta yönetilmesi planlanıyor
Versailles’da gerçekleştirilen uluslararası konferansta alınan kararlar kapsamında, atom saatleri ile Dünya’nın dönüşüne göre hesaplanan zaman arasındaki farkın daha geniş bir aralıkta tutulması benimsendi.
Yeni yaklaşım, saatlere düzenli biçimde saniye eklenmesi veya çıkarılması ihtiyacını azaltmayı amaçlıyor. Uzun vadede bu uygulamanın tamamen sona erdirilmesi hedefleniyor.
İlk büyük zaman düzeltmesine duyulacak ihtiyacın, Dünya’nın dönüş hızına bağlı olarak binlerce yıl sonra ortaya çıkabileceği belirtiliyor.
Değişiklik özellikle hassas zaman senkronizasyonuna ihtiyaç duyan sistemleri ilgilendiriyor:
-
İnternet altyapıları
-
Küresel finans piyasaları
-
Uydu sistemleri
-
Hava yolu ağları
Günlük hayatta saatler değişmeyecek
Düzenlemenin kabul edilmesi durumunda günlük yaşamda doğrudan bir değişiklik beklenmiyor. Akıllı telefonlar ve bilgisayarlar mevcut şekilde zamanı göstermeyi sürdürecek.
İşe, okula veya randevulara gidiş saatlerinde de değişiklik olmayacak. Günlük kullanılan saatlerde ani bir farklılık oluşması öngörülmüyor.
Asıl değişiklik, küresel teknolojik altyapıların zamanı senkronize etme yönteminde gerçekleşecek.
Türkiye de 69 ülkelik oylamada yer alacak
Artık saniye uygulamasının geleceğinin, 69 ülkenin katılması beklenen oylamada ele alınması planlanıyor. Türkiye de oylamaya katılacak ülkeler arasında bulunuyor.
Düzenlemenin kabul edilmesi halinde yeni sistemin Mayıs 2027’de uygulanmaya başlaması öngörülüyor.
2022 yılında gerçekleştirilen uluslararası toplantıda artık saniye uygulamasının 2035 yılına kadar kademeli biçimde sona erdirilmesi yönünde karar alınmıştı. Yeni düzenleme ile bu takvimin daha erkene çekilmesi hedefleniyor.
Planlanan sistemde Dünya’nın dönüş hızından kaynaklanan küçük zaman farklılıklarının sürekli saniye eklenerek giderilmesi yerine daha geniş bir zaman aralığında yönetilmesi amaçlanıyor. Böylece teknolojik sistemlerde zaman senkronizasyonundan kaynaklanan aksaklıkların azaltılması hedefleniyor.





