Türkiye'nin en iyi üniversiteleri açıklandı: Zirve değişti
Türkiye'nin en iyi üniversiteleri açıklandı: Zirve değişti
İçeriği Görüntüle

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci döneminden itibaren Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ni uygulamaya hazırlıyor. Yeni sistemde sınav sorularının büyük bölümünü yapay zeka destekli sistem oluşturacak, öğretmenler ise soruların bir kısmını belirleyecek.

10 soruluk bir sınavda öğretmen iki soruyu seçerken, kalan sekiz soru yapay zeka tarafından hazırlanacak. Böylece sınav sorularının yüzde 80'i yapay zeka destekli sistemden gelecek.

Ortaokul ve liselerde hangi sınıflar kapsama girecek

Ortak yazılı sınav sistemi ortaokullarda 5, 6 ve 7'nci sınıfları kapsayacak. Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce derslerinde sistem uygulanacak.

Liselerde ise 9, 10 ve 11'inci sınıflar uygulamaya dahil edilecek. Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, İngilizce ve felsefe dersleri ortak yazılı sisteminin kapsamında olacak.

Kapsam şöyle olacak:

  • Ortaokul: 5, 6 ve 7'nci sınıflar
  • Lise: 9, 10 ve 11'inci sınıflar
  • Kapsam dışı: 8'inci ve 12'nci sınıflar
  • 10 soruluk sınav örneğinde: 2 öğretmen sorusu, 8 yapay zeka sorusu

Liseye Geçiş Sistemi'ne (LGS) hazırlanan 8'inci sınıflar ile Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) hazırlanan 12'nci sınıflar yeni sisteme dahil edilmeyecek.

Açık uçlu sorular da kullanılacak

Sınavlarda açık uçlu sorulara da yer verilecek. Öğretmenler, sınav sonrasında öğrencilerin her sorudan aldığı puanı sisteme ayrı ayrı girecek.

Böylece soru hazırlama süreci ile sınav sonuçlarının analizi dahil ölçme ve değerlendirme işlemleri dijital ortamda yürütülecek. Milli Eğitim Bakanlığı, uygulama aracılığıyla sınavlarda birlik sağlamayı hedefliyor.

Eğitimci Özgür Bozdoğan sistemi eleştirdi

Yeni sistem, farklı sosyoekonomik koşullarda eğitim gören öğrencilerin aynı sorularla değerlendirilmesi nedeniyle eleştirildi. Eğitimci Özgür Bozdoğan, ölçme ve değerlendirme sürecinin okul ve sınıfların ihtiyaçları doğrultusunda öğretmenler tarafından belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Bozdoğan, devlet okulları arasında da koşul farklılıkları bulunduğunu belirtti. Ankara'nın Mamak ilçesinde dar gelirli bir mahallede eğitim gören öğrenciyle ekonomik koşulları daha iyi olan bir bölgedeki öğrencinin aynı biçimde değerlendirilmesini doğru bulmadığını söyledi.

Özgür Bozdoğan:

“Bu sistem öğretmenlik mesleğinin özerkliğine zarar verir. Öğretmenlerden görüş dahi alınmadı”