Eğitim-Bir-Sen, öğretmen, öğrenci ve velilerden yaklaşık 8 bin kişinin katıldığı okul güvenliği ve akran zorbalığı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Veriler, öğrencilerin okul güvenliğini öğretmen ve velilere göre daha düşük puanladığını, öğretmenlerin yüzde 90,7'sinin ise mesleki otoritenin zayıfladığı görüşünde olduğunu gösterdi.
"Güvenli Okul ve Akran Zorbalığı: Türkiye'de Mevcut Durum, Risk Faktörleri ve Politika Önerileri" başlıklı rapor, Memur-Sen Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı. Araştırmaya 3 bin 198 öğretmen, 2 bin 315 öğrenci ve 2 bin 280 veli katıldı.
Veriler öğretmenler açısından 81 ilin tamamından toplandı. Veli katılımı 75, öğrenci katılımı ise 61 ili kapsadı.
Öğrenciler okul güvenliğine daha düşük puan verdi
Araştırmada okul güvenliği algısı 5 puan üzerinden değerlendirildi. Öğretmenlerin ortalaması 3,48 olurken veliler 3,38, öğrenciler ise 3,24 puan verdi.
| Katılımcı grubu | Okul güvenliği algısı |
|---|---|
| Öğretmenler | 3,48 |
| Veliler | 3,38 |
| Öğrenciler | 3,24 |
| Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, okul güvenliğini yalnızca yetişkinlerin değerlendirmesi üzerinden ele almamak gerektiğini söyledi. Araştırmada güvenlik algısının yanı sıra öğretmen otoritesi, disiplin, zorbalık türleri, siber zorbalık, ailelerin yaklaşımı ve okulların müdahale kapasitesi de incelendi. | |
| "Çocuğun kendisini güvende hissetmediği, öğretmenin müdahale etmekte zorlandığı, ailenin ne yapacağını bilemediği bir ortamda nitelikli eğitimden söz edemeyiz." | |
| Araştırmaya göre öğretmenlerin yüzde 90,7'si, mesleğe başladıkları döneme kıyasla öğretmen otoritesinin zayıfladığını düşünüyor. Öğretmenin sınıfta disiplinli davranmasını gerekli bulanların oranı öğrencilerde yüzde 71,8, velilerde ise yüzde 86 olarak ölçüldü. |
Hakaret, alay ve sosyal dışlama öne çıktı
Çocukların karşılaştığı davranışlarda fiziksel saldırıdan önce hakaret, alay, dedikodu ve sosyal dışlama yer aldı. Öğrencilerin yüzde 18,1'i ayda 1-2 kez, yüzde 10,5'i haftada 1-2 kez, yüzde 10,2'si ise neredeyse her gün hakaret veya alay yaşadığını bildirdi.
Zorbalık deneyiminden en az orta seviyede etkilendiğini belirten öğrencilerin oranı yüzde 35,4 oldu. Tüm öğrenci grubunun yüzde 18,3'ü yaşadığı etkinin düzeyini "çok" veya "çok ciddi" şeklinde değerlendirdi.
Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 63,4'ü başka bir öğrenciye yönelik zorbalığa tanık olduğunu belirtti. Yavuz, akran destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve öğrencilerin güvenli biçimde yardım istemeyi öğrenmesi gerektiğini ifade etti.
"Çocuğa 'Git arkadaşını korumak için kavga et.' demiyoruz. Tam tersine 'Yetişkine haber ver, mağdur olan arkadaşını yalnız bırakma, zorbalığı alkışlama, normalleştirme.' diyoruz."
Siber zorbalıkta ekran süresiyle birlikte oran yükseldi
Öğrencilerin yüzde 69,9'unun akıllı telefonu, yüzde 58,8'inin ise kendisine ait sosyal medya hesabı bulunduğu tespit edildi. Son 6 ay içinde çevrim içi ortamda hedef alındığını söyleyen öğrencilerin oranı yüzde 7,2 oldu.
Günlük ekran süresi 4 saatin üzerine çıktığında bu oran yüzde 14,9'a yükseldi. Velilerin yüzde 88'i ise çocuğunun siber zorbalık yaşayıp yaşamadığını bilmediğini ifade etti.
Eğitim-Bir-Sen araştırmanın ardından 12 temel politika önerisi sundu. Öneriler arasında ulusal ölçekte ortak bir güvenli okul ve akran zorbalığını önleme çerçevesi kurulması, öğretmenin mesleki otoritesinin güçlendirilmesi, disiplin sisteminin yeniden değerlendirilmesi ve okullarda izlenebilir bildirim mekanizmalarının oluşturulması yer aldı.
Listede sözel, ilişkisel ve siber zorbalığın görünürlüğünün artırılması, kırılgan öğrenciler için koruma mekanizmaları oluşturulması, aile-okul işbirliğinin geliştirilmesi ve okul sosyal hizmeti sisteminin kurulması da bulunuyor. Rehberlik ve psikososyal destek sisteminin güçlendirilmesi ile ulusal izleme ve veri sisteminin oluşturulması diğer öneriler arasında sıralandı.
Toplantıda Yavuz'un ardından Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emrah Akbaş rapora ilişkin sunum yaptı.





