OECD tarafından yayımlanan “Büyüme ve Rekabetçiliğin Temelleri 2026” raporunda, Türkiye’nin emeklilik sistemine ilişkin dikkat çeken uyarılar ve reform önerileri yer aldı. Raporda, emeklilik yaşının artırılması ve sistemin sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiği vurgulandı.
Emeklilik Yaşı Yaşam Beklentisine Bağlanmalı
Raporda, Türkiye’nin emeklilik yaşını yaşam beklentisine endekslemesi gerektiği açıkça ifade edildi. Ayrıca erken emeklilik uygulamalarının kademeli olarak kaldırılması ve daha uzun süre çalışma için teşvikler oluşturulması önerildi.
OECD, bu adımların demografik değişim nedeniyle artan mali baskıyı hafifleteceğine dikkat çekti.
Türkiye En Düşük Emeklilik Yaşına Sahip Ülkelerden
Verilere göre OECD ülkelerinde ortalama emeklilik yaşı erkeklerde 64,7, kadınlarda 63,9 seviyesinde bulunuyor. Danimarka, Norveç ve Japonya gibi ülkelerde bu yaş 67-68 bandına kadar çıkarken, Türkiye’de fiili emeklilik yaşının yaklaşık 52 olduğu belirtiliyor.
Bu durumun en önemli nedeni olarak 2023’te yürürlüğe giren EYT düzenlemesi gösteriliyor.
İşgücü ve Prim Yüküne Dikkat Çekildi
Raporda, Türkiye’de emeklilik sisteminin görece “cömert” olduğu ancak bunun yüksek sosyal güvenlik primleriyle finanse edildiği vurgulandı. Bu durumun hem işveren hem de çalışan açısından işgücüne katılımı olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
Ayrıca kadınların işgücüne katılım oranının OECD ortalamasının 26 puan altında kaldığına dikkat çekildi.
Somut Reform Önerileri Sıralandı
OECD’nin Türkiye için öne çıkardığı başlıca öneriler şöyle:
- Emeklilik yaşının yaşam beklentisine bağlanması
- Erken emekliliğin aşamalı kaldırılması
- Sosyal güvenlik primlerinin düşürülmesi
- İş gücü piyasasında esnekliğin artırılması
- Kadın istihdamını destekleyici politikaların yaygınlaştırılması
2060 Uyarısı: Çalışan Nüfus Azalacak
Raporda, 2060 yılına kadar OECD ülkelerinde çalışma çağındaki nüfusun ortalama yüzde 8 azalmasının beklendiği belirtildi. Bu durumun sosyal güvenlik sistemleri üzerinde ciddi baskı oluşturacağı ifade edildi.
“Reform Kaçınılmaz” Mesajı
OECD, Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyeline sahip olduğunu ancak bu potansiyelin hayata geçmesi için yapısal reformların şart olduğunu vurguladı. Emeklilik sisteminde yapılacak düzenlemelerin, hem kamu maliyesi hem de uzun vadeli ekonomik büyüme açısından kritik önemde olduğu belirtildi.




