Şube müdürlüğü görevinin ardından yeniden okul yöneticiliğine veya öğretmenliğe dönen eğitim personelinin başöğretmenlik başvurularında yaşadığı kıdem sorunu yargıya taşındı. Eğitim-Bir-Sen tarafından açılan davada Mersin 1. İdare Mahkemesi, Millî Eğitim Bakanlığının başvuruyu reddetme işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti.

Adalet Bakanlığı 15 bin personel alımında beklenen haber geldi: Bakan tarih verdi
Adalet Bakanlığı 15 bin personel alımında beklenen haber geldi: Bakan tarih verdi
İçeriği Görüntüle

Dava, hâlen okul müdürü olarak görev yapan bir eğitimcinin başöğretmenlik eğitim programına katılmak için yaptığı başvurunun reddedilmesiyle başladı. Millî Eğitim Bakanlığı, başvuru tarihi olan 18 Ekim 2024'te ilgilinin ilçe millî eğitim müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yapmasını gerekçe göstererek başvuruyu kabul etmedi. Bunun üzerine ret işleminin iptali istemiyle idari yargıya başvuruldu.

Şube Müdürlüğünde Geçen Süre Öğretmenlik Kıdemine Dahil Edildi

Dava dosyasını inceleyen Mersin 1. İdare Mahkemesi, davacının asli memuriyet kadrosunun öğretmen olduğunu ve Millî Eğitim Bakanlığının taşra teşkilatında şube müdürü olarak görev yaptığı sürelerin de öğretmenlik kıdemi hesabında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Mahkeme kararında, Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği'nin 12'nci maddesinin (ç) bendi dayanak gösterildi. İlgili hüküm kapsamında Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatındaki diğer birimlerde geçirilen hizmet sürelerinin öğretmenlikte geçmiş sayılması gerektiği vurgulandı.

Başöğretmenlik Başvurusunun Reddedilmesi Hukuka Aykırı Bulundu

Mahkeme, davacının başöğretmenlik için aranan 20 yıllık mesleki kıdem şartını sağladığını tespit ederek eğitim programına alınmamasına ilişkin idari işlemin iptaline karar verdi.

Kararla birlikte, asli kadrosu öğretmen olan ve Bakanlığın merkez veya taşra teşkilatında şube müdürlüğü gibi idari görevlerde bulunan personelin bu görevlerde geçirdiği sürelerin kariyer basamakları kıdem hesabında dikkate alınması gerektiği ortaya konuldu.

Söz konusu kararın, idari görevlerin ardından yeniden eğitim kurumlarında öğretmen veya yönetici olarak görev yapan ve başöğretmenlik başvurusu gerçekleştirmek isteyen eğitim çalışanları açısından emsal niteliğinde olduğu değerlendiriliyor.