Dünya genelinde yüzlerce ilacın tedarikinde kalıcı sıkıntılar yaşanıyor.
Uzmanlara göre bu durum, artık yalnızca bir lojistik sorun değil, küresel bir halk sağlığı krizi.

Evde sağlıkta yeni dönem: Bakıma muhtaç hastalara 7/24 hizmet verilecek
Evde sağlıkta yeni dönem: Bakıma muhtaç hastalara 7/24 hizmet verilecek
İçeriği Görüntüle

Doktorlar, özellikle kanser, kalp hastalıkları, diyabet ve enfeksiyon tedavisinde kullanılan birçok ilacın stoklarda bulunmadığını bildiriyor.
Amerikan Sağlık Sistemleri Eczacıları Derneği (ASHP), ABD’de 214 ilacın aktif tedarik sıkıntısı yaşadığını, Avrupa’da ise bu sayının 400 ila 800 arasında değiştiğini açıkladı.

“Her Ay İlacımı Bulmak İçin Savaş Veriyorum”

İngiltere’nin Essex kentinde yaşayan 46 yaşındaki çocuk kitabı yazarı Donia Youssef, altı yıldır dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tedavisi için Elvanse adlı ilacı kullanıyordu.
Ancak son aylarda reçetesini bulmak neredeyse imkânsız hale geldi.

Youssef, BBC’ye yaptığı açıklamada, “İlacı bulmak tam bir mücadeleye dönüştü. Bu belirsizlik inanılmaz derecede stres yaratıyor ve günlük hayatımı doğrudan etkiliyor” dedi.
Alternatif tedavi yollarının sigorta kapsamında olmaması ise hastaların maddi yükünü artırıyor.

ABD ve Avrupa’da Yüzlerce İlaç “Yok” Listesinde

DEHB ilaçları, kanser tedavileri, kalp ilaçları ve antibiyotikler başta olmak üzere birçok ilaç dünya genelinde tedarik sorunu yaşıyor.
Mounjaro, Wegovy ve Ozempic gibi zayıflama ve diyabet ilaçlarına yönelik yoğun talep de krizi derinleştirdi.

2022’de İngiltere’de iki yaşındaki Ava Grace Hodgkinson, stokta antibiyotik bulunmadığı için tedavi edilemedi ve sepsis nedeniyle hayatını kaybetti.
Bu trajik olay, ilaç arzı yönetiminin güçlendirilmesi için hükümetlere yönelik çağrıları artırdı.

Amerikan Tabipler Birliği, reçeteli ilaçlarda yaşanan kıtlığı “acil bir halk sağlığı krizi” olarak tanımlayarak, ulusal güvenlik açısından da risk oluşturduğunu belirtti.

Tedarik Zincirleri Kırılgan, Talep Arttı

Avrupa Eczacılar Birliği (PGEU) verilerine göre, Kasım 2024 – Ocak 2025 arasında Avrupa’nın yarısında 400–800 ilaçta kesinti yaşandı.
PGEU Genel Sekreteri Ilaria Passarani, bu tablonun nedenlerini şöyle sıraladı:

  • Pandemi sonrası artan solunum yolu enfeksiyonları,

  • Yaşlanan nüfus nedeniyle kronik hastalıkların artışı,

  • Tedarik zincirlerindeki kırılganlık,

  • Sosyal medyanın ilaçlara olan talebi etkilemesi.

Özellikle semaglutid ve tirzepatid etken maddelerini içeren zayıflama ilaçlarına yönelik talep, sosyal medya trendleriyle küresel kıtlığa neden oldu.

“Bazı İlaçlar O Kadar Ucuzladı ki Üretim Durduruldu”

Utah Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Farmasi Direktör Yardımcısı Erin Fox, ilaç üretiminde yaşanan gerilemeyi şöyle özetledi:
“Bazı ilaçlar, özellikle antibiyotikler o kadar ucuzladı ki üreticiler için kârlılığını yitirdi. Şirketler üretimi durdurdu ve bu tehlikeli boşluklar yarattı.”

Fox’a göre sorun yalnızca tedarikte değil; düşük kârlılığın üretimi caydırması da süreci daha karmaşık hale getiriyor.

Ticaret Savaşları Krizi Derinleştirdi

İlaçların büyük bir kısmının hammaddesi Çin’de üretiliyor.
Ancak ABD’nin uyguladığı gümrük vergileri maliyetleri artırdı ve bazı üreticiler piyasadan çekildi.
Buna ek olarak, Brexit süreci İngiltere’nin ithalat maliyetlerini yükselterek ilaç sıkıntısını daha da derinleştirdi.

FDA’nın pandemi sonrası denetimlerde yaşadığı gecikmeler, yeni üretim duraklamalarına yol açtı.
İngiltere’deki ilaç ruhsatlandırma kurumunun onay süreçlerindeki yavaşlık da alternatif ilaçların devreye girmesini engelledi.

Eczacılar Zor Durumda

Manchester’da görev yapan eczacı Thorrun Govind, “Her eczacı artık bu sorunla uğraşmak zorunda. Hastaların ilaçlarını bulmak için haftada saatler harcıyoruz” dedi.

Uzmanlara göre hükümetler, ilaç arzını koordine edecek yeni politikalar geliştirmeli.
Ayrıca üreticilerin, “yalnızca fiyatla değil, tedarik güvenilirliğiyle de rekabet etmesi” gerektiği vurgulanıyor.

Fox, hastalara da panik yapmamaları çağrısında bulundu:
“Bir ilacın kıt olduğuna dair haber duymanız, tamamen erişilemez olduğu anlamına gelmiyor. Bazen birkaç gün beklemek gerekebilir ama tedaviden mahrum kalınmaz.”