Geçtiğimiz günlerde Yörük kızı Müslüme'nin cansız bedeni bulunmuştu. Olayla ilgili çarpıcı iddialar ortaya atıldı. Eski Emniyet Müdürü Feramüz Erdin, Müslüme'nin dedesinin aile içi tecavüzden tutuklandığını söyledi.

Mersin'de kaybolduktan 10 gün sonra 7 kilometre uzakta bir dağ başında cansız bedeni bulunan yörük kızı Müslüme Yağal'ın ölümüyle ilgili eski emniyet müdürü Feramuz Erdin'den şok iddialar geldi. Üstün, küçük kızın cenazesinin bulunduğu yere dedesi tarafından traktörle götürülüp bırakıldığını ve bunu görenlerin olduğunu iddia etti.

Traktörle götürmüş, çocukları tehdit etmiş

Odatv'ye yonuşan Feramüz Erdin, "Müslüme'nin oraya dedesi Hasan Yağal tarafından traktörle götürülüp bırakıldığını gören çocuklar olduğu ortaya çıktı. Bu şahıslar ifade verdi ve dedenin "birisine söylerseniz sizi öldürürüm' diye kendilerini ölümle tehdit ettiğini anlattılar" iddiasında bulundu.

Müslüme ilk 4-5 gün hayattaymış...

Bir evde 2’si kadın 3 kişinin cesedi bulundu Bir evde 2’si kadın 3 kişinin cesedi bulundu

Yörük kızı Müslüme'nin kaybolduktan 4-5 gün boyunca sağ olduğunu iddia eden Feramüz Erdin, "Normal otopsi sonucunu beklemek lazım ama 4 veya 5 gün hayattaymış. Ön otopsi raporuna göre ceset 5-6 günlükmüş" dedi.

Müslüme'nin boynunda dedesinin DNA'sı var

Cesedi bulan çoban kadının "Müslüme'yi bulduğumda belden aşağısı çıplaktı" sözlerini hatırlatan eski Emniyet Müdürü Erdin, "Müslüme'nin cedesinin boyun kısmında dedesinin DNA'sı bulunmuş. Dede Hasan Yağal herhangi bir cinayet şüphesiyle tutuklu değil" deyip şu iddiada bulundu:

"Dede, cinayet şüphesiyle tutuklu değil. Dede Hasan Yağal daha önce aile içinde yaşanan tecavüz suçundan tutuklandı. Bu konuda bir şikayet ve delil olduğu için dede tutuklandı. Bu konu bir ensest ilişki ve konuyu daha fazla açmak istemiyorum."

Dede Müslüme ile ilgili bir itirafta bulunmadı

Müslüme'nin üzerinde bulunan dedesine ait DNA'nın şu an için hiçbir anlama gelmediğini belirten Feramüz Erdin, "Bu durum dedeyi en büyük şüpheli olarak gösteriyor. Ama şu ana kadar dede bununla ilgili bir itirafta bulunmuş değil. Çocuğun herhangi bir istismara uğrayıp uğramadığı da belli değil. Çünkü çocuğun vücudunda deformasyon fazla. Adlı Tıp raporu çıktıktan sonra istismara uğrayıp uğramadığı belli olacak" diye konuştu.