Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, PKK’nın tasfiye sürecinin daha sağlıklı yürütülebilmesi için yeni bir mekanizma oluşturulması gerektiğini söyledi. Bahçeli, örgütün silah bırakma ve tasfiye sürecini yönetecek “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” benzeri bir yapının değerlendirilebileceğini ifade etti.

Milliyetçi Hareket Partisi lideri Bahçeli, TÜRKGÜN Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, “Terörsüz Türkiye” hedefinin doğru zamanda atılan adımlarla gerçeğe dönüşmeye başladığını belirtti.

Bahçeli, süreçte yeni bir yol haritasına ihtiyaç bulunduğunu vurgulayarak, “Öcalan’ın fesih edilmiş PKK’nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli” dedi.

TBMM’de oluşturulan “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun önemli bir işlev gördüğünü kaydeden Bahçeli, daha demokratik ve güçlü bir Türkiye hedefi doğrultusunda siyasi, hukuki ve sosyal şartların mevcut olduğunu söyledi.

Süreçte iletişim eksikliği yaşandığını savunan Bahçeli, parçalı yapıların provokasyon riskini artırabileceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Parçalı yapılarla Terörsüz Türkiye yolunda yürümek sonuç almayı geciktirecek, provokasyonları artıracak, dış müdahalelere imkan verecek ve örgüt içi çatışma dinamiklerini görünür hale getirecektir.”

Bahçeli ayrıca, terör örgütlerinin tasfiye süreçlerinde liderlik mekanizmasındaki çok sesliliğin yeni yapılanmalara yol açabileceğini savunarak, muhatabın açık şekilde belirlenmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Emniyet'te 12/36 mesaisi için ilk resmi adım: Birimlere hazırlık talimatı
Emniyet'te 12/36 mesaisi için ilk resmi adım: Birimlere hazırlık talimatı
İçeriği Görüntüle

MHP lideri, Abdullah Öcalan’ın mahkûmiyet durumunun devam etmesi şartıyla, tasfiye sürecine yönelik sınırlı bir statü tanımlanabileceğini belirterek, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü bu doğrultuda uygun bir statü tarifi olabilecektir” dedi.

Bahçeli, önerilen koordinatörlük mekanizmasının yalnızca örgütün silah bırakması ve tasfiye süreciyle sınırlı olacağını vurgulayarak, bunun herhangi bir etnik temsil ya da siyasi liderlik anlamı taşımadığını ifade etti.