Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasaların merakla beklediği faiz kararını bugün saat 14.00’te açıklayacak.
TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanacak Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizine ilişkin yeni oranı belirleyecek.
Bir önceki toplantıda faiz oranı yüzde 40,5’e indirilmişti.
Uzmanlar, bugünkü toplantıda 100 ile 250 baz puan aralığında bir faiz indiriminin gündeme gelebileceğini öngörüyor.
Piyasalar Beklemede
Yatırımcılar, Merkez Bankası’nın para politikasında atacağı adımlara odaklandı.
Son dönemde açıklanan ekonomik veriler, enflasyonun beklentilerin üzerinde seyrettiğini göstermişti.
Buna rağmen analistler, TCMB’nin kademeli faiz indirimi sürecini sürdürme eğiliminde olabileceğini belirtiyor.
Kasım Ayında Toplantı Yapılmayacak
Merkez Bankası takvimine göre, Kasım ayında Para Politikası Kurulu toplantısı yapılmayacak.
Bir sonraki toplantı tarihi ise 11 Aralık 2025 olarak belirlendi.
Dolayısıyla bugünkü karar, yılın son faiz düzenlemesi öncesindeki son önemli adım olacak.
Enflasyon Yüksek Gelmişti
Eylül ayı enflasyon oranı, bir önceki aya göre artış göstererek %33,29 seviyesine ulaşmıştı.
Bu oran, Ağustos verisinin üzerinde gerçekleşmiş ve fiyat baskılarının devam ettiğini ortaya koymuştu.
Ekonomistler, bu durumun TCMB’nin kararını şekillendirebileceğini değerlendiriyor.
Uzmanlar Ne Bekliyor?
Finans piyasalarında yapılan değerlendirmelere göre, Merkez Bankası’nın 100–250 baz puan aralığında bir faiz indirimi yapma olasılığı yüksek görülüyor.
Bazı ekonomistler ise, enflasyonun yüksek seyri nedeniyle Merkez Bankası’nın daha temkinli davranabileceğini ifade ediyor.
Piyasalarda dolar/TL kurundaki hareketlilik, karar öncesi kısmi dalgalanmalara neden oldu.
Faiz kararının açıklanmasının ardından, döviz ve altın fiyatlarında da kısa vadeli tepkiler bekleniyor.
Gözler 14.00’te TCMB’de
Merkez Bankası’nın alacağı karar, yalnızca para piyasalarını değil, kredi faizlerinden tüketici harcamalarına kadar geniş bir alanı etkileyecek.
Piyasa katılımcıları, indirimin ölçüsünün yılın geri kalanındaki ekonomik dengeler açısından belirleyici olacağını vurguluyor.





