Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Türkiye Basın Federasyonu’nun düzenlediği “Anadolu Sohbetleri” programında gazetecilerle bir araya gelerek, “Terörsüz Türkiye’ye Geçiş Süreci”ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uçum, bu sürecin yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, aynı zamanda demokratikleşme adımlarıyla da doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, “Terör tehdidi ortadan kalktıkça demokratik alan genişler” dedi.
“Genel Af Değil, Özel Geçiş Kanunu Gerekli”
Uçum, Türkiye’nin 1 Ekim 2024’te başlayan yeni dönemde terörle mücadelede tarihi bir eşiği geçtiğini vurguladı. 50 yılı aşkın geçmişi bulunan terör örgütünün kendini feshettiğini hatırlatan Uçum, örgüt kurucusu Abdullah Öcalan’ın da Türkiye’nin bağımsızlık veya özerklik gibi taleplerinin kalmadığını açıkladığını söyledi. Bu gelişmelerin ardından Doğu ve Güneydoğu’da güvenlik ortamının köklü biçimde değiştiğini, vatandaşların geleceğe daha umutla baktığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, bu sürecin bir “genel af” değil, geçici ve özel bir “geçiş kanunu” ile yürütülmesi gerektiğini belirtti. Uçum, “Bu kanun, kendini feshetmiş bir örgütle ilgili özel bir duruma özgü olmalı. Ne genel af ne de infaz indirimi söz konusu. Yalnızca belirli bir süre için başvuranlara uygulanacak bir düzenleme olmalı” ifadelerini kullandı.
Uçum, Meclis’te oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına da değinerek, bu komisyonun hazırlayacağı raporun sürecin yasal zemini açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Komisyonun üç ana başlıkta – dinleme faaliyetleri, geçiş hukuku ve demokratikleşme perspektifi – çalıştığını belirten Uçum, “Ortaya çıkacak rapor, Meclis için güçlü bir referans olacak ve belki de bugüne kadar yapılmış en kapsamlı düzenlemelerden biri haline gelecek” dedi.
“Anayasanın İlk Maddeleri Tartışma Konusu Olamaz”
Uçum, geçiş sürecine ilişkin tartışmalarda “anayasal sınırların” korunması gerektiğini vurguladı. Anayasanın ilk dört maddesiyle 42. ve 66. maddelerinin hiçbir şekilde gündeme getirilemeyeceğini belirterek, “Vatandaşlık tanımı veya anadil konusu bu sürecin parçası değildir. Süreç, sadece ceza, entegrasyon ve sosyal uyum boyutlarıyla sınırlıdır” diye konuştu.
Bazı çevrelerin süreci yanlış yorumladığını ifade eden Uçum, “Bu sürecin amacı Türkiye’yi terörden tamamen kurtarmaktır. Farklı yorumlar veya dezenformasyonlar süreci sabote etmemelidir” uyarısında bulundu. Ayrıca, kamuoyunda dillendirilen “maksimalist taleplerin” bu sürecin konusu olmadığını söyledi. “Bu süreç Kürt sorununun çözümü değil, terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecidir. Öcalan ya da örgüt, Kürt halkının temsilcisi değildir” dedi.
“Demokrasi Askıda Değil, İşliyor”
Uçum, Türkiye’de demokrasinin gerilediği yönündeki iddialara da yanıt verdi. “Bugün en sert muhalefet tarzları bile serbestçe uygulanabiliyor. Cumhurbaşkanına yönelik açık eleştiriler yapılabiliyor. Halk, iki yıl önceki seçimde tercihini ikinci tura bıraktı. Askıda bir demokraside bunlar olmaz” ifadelerini kullandı.
Uçum, yargı süreçlerine yönelik eleştirilerin hukukun işleyişini hedef almak anlamına geldiğini savundu. “Savcıların görevi iddiaları soruşturmaktır. Yargı işliyorsa bu demokrasiye zarar vermez, tam tersine onu güçlendirir. Türkiye’de herkes adil yargılanma hakkına sahiptir” dedi. Türkiye’de dava açmanın kolay olmasının, “hukuka erişimin gücünü” gösterdiğini belirten Uçum, Avrupa’da bu sürecin çok daha zor olduğunu söyledi.
Uçum, terör tehdidinin ortadan kalkmasının demokratikleşmeyi hızlandıracağını belirterek, “Terörle mücadele döneminde zorunlu alınan kayyum uygulamaları gibi tedbirler, risk ortadan kalktığında kendiliğinden sona erecek. Bu da doğal olarak demokratik alanı genişletecektir” değerlendirmesini yaptı.
“Türkiye’nin Kazandığı Birikim Kalıcı Olacak”
Son olarak Uçum, bu sürecin yalnızca güvenlik politikası değil, devlet-toplum bütünleşmesini güçlendiren bir vizyon olduğunu vurguladı. “Her tartışma, her adım Türkiye’nin bir kazanımıdır. Komplikasyonlar olsa bile bu birikim kalıcıdır. Türkiye artık terör vesayetinden kurtulmuş, geleceğe güvenle bakan bir ülkedir” dedi.
“CHP’deki Hukuki Süreç Devam Ediyor”
Uçum, CHP’deki dava süreci ve il başkanlığı tartışmalarına da değinerek, hukuki süreçlerin hem esas hem de usul açısından farklı yönleri bulunduğunu ifade etti. “Bir tarafta esas bakımından Gürsel Bey, diğer tarafta usul bakımından Özgür Bey öne çıkıyor gibi görünüyor. Ancak süreçler tamamlanmadan kesin bir yargıya varılamaz” dedi.
Açıklamasının sonunda yargı süreçlerinin mutlaka sonuçlanacağını belirten Uçum, “Hiçbir uçak havada kalmaz, önemli olan onu nasıl indireceğinizi bilmektir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.




