Bürokrasi, Sendikalar ve STK’lar Bağlamında Kurtarıcılığın Trajedisi

Sitemiz yazarı Murat Kenan Erdem’in yazısı ...

MEB 23.10.2020, 23:35
Bürokrasi, Sendikalar ve STK’lar Bağlamında Kurtarıcılığın Trajedisi

Kamudanhaber- Özel

Murat Kenan Erdem

Murat Kenan Erdem’den sendikacı, bürokrat ve sivil toplum örgütü yöneticilerine sert eleştiriler….

‘’Anka Kuşu ve Kurtarıcılığın Trajedisi’’ makalesinde yazar Ahmet Özcan, eski Çin’de bir köyün yakınlarında bulunan dağdaki bir mağara ve o mağaradaki ejderhayı anlatır... Ejderhanın şerrinden korkan köylülerin ejderhaya düzenli olarak hediyeler gönderdiği, zaman içinde ortaya çıkan kimi yiğitlerin de kılıcını eline alıp ejderhayı öldürmek için mağaraya gittiği ve bir daha dönmediği rivayet olunurmuş. Gel zaman git zaman yine bu yiğitlerden namlı bir yiğit yalvarışlara aldırmamış, kılıcını eline alıp mağaraya gitmiş. Uzun lafın kısası zorlu bir mücadeleden sonra ejderhayı öldürmüş. Sonra mağarayı incelemiş, göz kamaştıran büyük bir hazine bulmuş. Mağaranın kenarlarında yığılmış birçok kurbanın kemiğini de görmüş bu arada... Ancak bir şey dikkatini çekmiş: bu kemiklerin arasında hiç insan kemiği yokmuş. Buna bir anlam verememiş; bunca yıldır bu mağaraya ejderha ile karşılaşmaya gelen onca yiğidin kemikleri yerine etrafta sadece ejderhalara ait kemikler varmış. İşte o anda, birden titremeğe başlamış. Ellerini, kollarını, vücudunu tüyler kaplamağa, derisi kalınlaşıp kabarmaya, tırnakları uzayıp sivrilmeğe, dar gelen elbiseleri ise üzerinde parçalanmağa başlamış. Bağırmak istemiş; ama ağzından korkunç bir homurtu çıkmış. Çünkü, artık kendisi bir ejderhaya dönüşmüş.

Hikâyenin özeti: Aramızdan birileri sürekli bizi kurtarmaya çalışıyor ve fakat ejderha da hiç ölmüyor. Çünkü, o ejderha zaten biziz ve o aramızdan çıkan kurtarıcı yağız delikanlılar, aslında hepimiz adına hepimizde olan canavarı içlerinde taşıyorlar. İşte, kurtarıcılığın trajedisi de burada başlıyor…

Bu topraklarda toplum devlet merkezli şekillenir. O yüzden mücadele ister siyaset ister bürokrasi ister adına sivil toplum denilen alan da olsun… Hep devlet/iktidar merkezlidir. Böyle olunca da yarış kamuya hâkim olma yarışından öteye gidemiyor. Bu noktada siyaset kurumunun iktidar hedefi kendi içinde tutarlı görünse de iktidarlar karşısında sivil alanı temsil etme iddiasındaki sivil tolum örgütlerinin kamusal alanda hakimiyet kurma, bürokrasiyi boyunduruğa alma çabalarının bizi getirdiği nokta hep aynı: Kurtarıcılığın trajedisi...

Sürekli, içimizden birilerinin çıktığı yolda adeta bir ejderhaya dönüşmesi ve düzeltmek için yola çıktığı düzenin devamının savunucusu olması da bizim kaderimiz… İçinizdeki/içimizdeki imtiyaz isteyen buyurgan canavarı öldürmenin zamanı gelmedi mi? Hiç sorgula(n)madan yaptığımız her işe hikmetinden sual olunmaz bir kutsallık affetmemize nasıl bir ad vermeli?

Kendi aidiyetlerimizi -cemaatimizi, derneğimizi, odamızı, ocağımızı, sendikamızı, vakfımızı- kutsamak ve güç aparatı olarak gördüğümüz bu yapı ve yöntemlere tapınmamızdır yeni kurtarıcılık paradokslarının oluşma nedeni.

O nedenle; lütfen! bizi kurtarma adına yola çıkıp umut kırımına yol açmayın. Çünkü sonuç hep aynı: çıktığınız yolda bir noktadan sonra artık bizim gibi yürümüyor, bizim ayakkabımızı, kıyafetimizi giymiyor, bizim yediğimizi yemiyor, içtiğimizi içmiyor hatta bizim türkümüzü dinlemiyorsunuz. Önceleri kaçak çayı şekersiz içerken şimdilerde porselen fincanda sallama çay içiyorsunuz.

Sınıfsal dayanışma ve kalkınma iddiasıyla çıktığınız yolda kendinize güç devşirip yeteri kadar güç topladıktan sonra kariyer ve konfor alanlarınızı genişletmenin kavgasını veriyor, sadece kendinizi ve dar çevrenizi kalkındırıyorsunuz. Kibir, gurur, nepotizm bataklığına gömülüyorsunuz. Kendinizi herkesten üstün, akıllı görüp ötekileştirdiklerinizi küçümsüyorsunuz. Bizi ellerinden kurtarmak için yollara düştüğünüz adamların zulmünü aratmanız da cabası…

Kurtarma iddianızı bir kenara bırakın artık, güldürmeyin… Kendinizi kurtardığınız kâfi…

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları MYZ DİJİTAL MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Kaynak: www.kamudanhaber.net
Yorumlar (18)
Öğretmen 12 ay önce
Kaleme sağlık,
Bu yazı bana tam 2000 yılını hatırlattı.Bir sendikamız vardı.Hayalleri olan hedefleri olan...Çınaraltı sohberleri vardı herkes yürüyerek gelirdi: üstat gelirken kalem kağıt getir not alalım derdik.Masada bir bardak çay iki simit tüttüre tüttüre içerdik.Konuşurken gözlerimizde yıldızlar olurdu.
Koptu gitti hayaller şimdi ise yukardan bakan yöneticilerimiz olmuş çoluk çocuk içleri boş.Sadece maddi menfaat ve müdürlük kavgaları yazık dünyalar kadar maaş alan şube yöneticileri genel merkez yöneticileri jilet gibi takımlar boncuk bileklikler kocaman saatler yazık çok yazık
5 Yıldızlı Konfor 12 ay önce
Bir Eğitim Sendikasının İstanbuldaki 5 Yıldızlı Şubesinde aynı anda 3 profesyonel sendikacıya maaş + sgk giderleri olarak aylık toplam 54 bin TL ödendiği konuşuluyor. Bu adamlar aylık 54 Bin TL alacak kadar ne iş yapıyorlar Allah için. Yaptıkları okul okul gezip fotograf çektirmek. Birbirlerine plaket vermek. Bu adamlara sendika dışında kim asgari ücretle iş verir. Sendika değil 5 Yıldızlı Otel Konforu maşAllah. Millet ekmek bulamazken 3 kişiye 54 Bin TL aylık maaş + sgk ödemek nasıl bir kafa… Bunlar ne içiyorlar. Aynından istiyorum… İnsan Allahtan korkar, kuldan utanır.
okuyucu 12 ay önce
isim veremediğinize göre doğru değil.doğru bilgi ise isim verin kim olduğunu bilelim.
alico 12 ay önce
Sanırsınız bir okula gelişleri var passat araç, cilalı ayakkabılar, kafam kadar kol saatleri, bunlardaki hava reiste yok eğitim adına ne yaptılarsa yiyip içip geziyorlar
Yalçın 12 ay önce
Şube yöneticileri kuruyemişçi olmuş diyorlar. Doğrumu bilmem. Öyleyse artık bol bol şube toplantılarında kuru yemiş yerler. Afiyet olsun. Hepsi ticaret erbabı olmuş. Hangi ara sendikacılık yapıyorlar acaba.
Musa 12 ay önce
Eskiden kaçak çay içerdik ama şimdi 12 çeşit çayı harmanlayıp içiyorlar beylerimiz :)
Doğrucu 12 ay önce
Şimdiye kadar okuduğum yazıların en güzellerinden biri olmuş. Umarım mesaj alınır
mesa 12 ay önce
istanbul'daki şube başkanlarının ticaretlerini incelerseniz mail yolladım bakı veriniz bir
Ahmet 12 ay önce
Ülkemizde insanlar geçimini zor sağarken şube de üç profesyonel sendikacı ne kadar güzel ayda 15 bin maaş al. Keyfine bak. Sonrada pandemi var faaliyet yapma güzel iş.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
16°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Vakalar sıfırlanmasa da, okulların Eylül'de açılmasını istiyor musunuz?
Namaz Vakti 28 Eylül 2021
İmsak 04:06
Güneş 05:48
Öğle 13:06
İkindi 16:59
Akşam 20:14
Yatsı 21:49