CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki anlaşmasına ilişkin açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, Libya Temsilciler Meclisi tarafından anlaşmanın onaylanmasını değerlendirirken Avrupa Birliği yöneticilerinin anlaşmaya yönelik tutumuna karşı çıktı.

Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının iki egemen devlet arasında imzalanmış meşru bir anlaşma olduğunu belirtti. Anlaşmanın, tarafların uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri çerçevesinde yapıldığını kaydetti.

Libya parlamentosunun onayına vurgu yaptı

Kılıçdaroğlu, Libya Temsilciler Meclisi'nin mutabakat muhtırasını onaylamasına ilişkin değerlendirmesinde bunun önemine işaret etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

Toyota bu modelleri geri çağırdı: Yangın riski gündemde
Toyota bu modelleri geri çağırdı: Yangın riski gündemde
İçeriği Görüntüle

"Libya Temsilciler Meclisi'nin de bu anlaşmayı onaylaması önemli bir gelişmedir. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın bu anlaşmayı 'geçersiz ve hükümsüz' olarak nitelendirmesi, iki egemen devletin iradesini hükümsüz kılamaz. Sömürge çağında değiliz. Avrupa Birliği, Libya parlamentosunun kararını siyasi açıklamalarla geçersiz kılamaz. AB, Doğu Akdeniz'de bazı üye ülkelerin siyasi tezlerini uluslararası hukukun yerine koyamaz."

Açıklamada Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa tarafından anlaşma hakkında yapılan değerlendirmelere de yer verildi. Kılıçdaroğlu, iki egemen devletin iradesinin bu açıklamalarla geçersiz sayılamayacağını ifade etti.

Doğu Akdeniz için diyalog çağrısı

Kılıçdaroğlu, Türkiye ile Libya'nın hak ve menfaatlerinin Brüksel'in siyasi tercihleriyle ortadan kaldırılamayacağını belirtti. Doğu Akdeniz konusunda tek taraflı tutumlar yerine uluslararası hukuk ve hakkaniyet temelinde hareket edilmesi gerektiğini kaydetti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

"Türkiye'nin ve Libya'nın hak ve menfaatleri, Brüksel'in siyasi tercihleriyle ortadan kaldırılamaz. Doğu Akdeniz'de ihtiyacımız olan, tek taraflı dayatmalar değil, uluslararası hukuk, hakkaniyet ve karşılıklı saygı temelinde diyalogdur. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatleri bir parti meselesi değil, milli bir meseledir."

Kılıçdaroğlu, açıklamasının sonunda Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerini milli bir mesele olarak değerlendirdi. Bölgedeki anlaşmazlıkların karşılıklı saygı ve diyalog çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade etti.