Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Türkiye'nin deprem ve tsunami riskine karşı önemli bir adım atarak yeni "Çok Disiplinli Tsunami Erken Uyarı" istasyonlarını devreye aldı. Bu istasyonlar, özellikle Marmara Denizi çevresinde olası tsunami risklerini önceden belirleyip halkı uyarmak için hayati bir rol oynayacaklar. İstasyon sayısının 48'e ulaşmasıyla birlikte, tsunami uyarı sistemi daha etkin hale getirilmiş oldu.

Kandilli Rasathanesi Müdürü Haluk Özener'in belirttiğine göre, bu istasyonlar sayesinde depremin hemen ardından sadece 7 dakika içerisinde tsunami olup olmayacağı konusunda vatandaşlar uyarılabilecek. Ancak, Özener ve ekibi bu süreyi daha da kısaltmak için istasyon sayısını artırarak 4 dakika seviyesine çekmeyi hedefliyorlar. Bu, halkın daha hızlı bir şekilde güvenli bölgelere tahliye edilmesine olanak sağlayacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul'un fethi mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul'un fethi mesajı

Ayrıca, Türkiye'nin yanı sıra 13 farklı ülkeye 19 kuruma da tsunami uyarı mesajları gönderiliyor. Bu, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün uluslararası düzeyde de önemli bir rol üstlendiğini gösteriyor. Bu sayede, bölgedeki diğer ülkeler de tsunami tehlikesi konusunda bilgilendirilerek gerekli önlemleri alabilecekler.

Özellikle Marmara Denizi çevresindeki bölgelerde, heyelanlardan kaynaklanan tsunami riskine karşı da önlemler alınıyor. Marmara Denizi'nin çevresine kurulan 20 istasyonla başlayan proje, 19 yeni istasyonun devreye alınmasıyla daha da güçlendirilmiş oldu. Bu istasyonlar, sadece deniz seviyesini değil aynı zamanda sismik aktiviteyi ve meteorolojik parametreleri de gözlemleyerek daha kesin ve hızlı uyarılar sağlayacaklar.

Toplumun güvenliği açısından oldukça önemli olan bu proje için bütçe, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından tahsis edilmiş durumda. Özener ve ekibi, bu istasyonların sayısını artırarak daha geniş bir kapsamda hizmet verme amacıyla çalışmalarına devam ediyorlar. Bu çaba, deprem ve tsunami gibi doğal afetlerle başa çıkmak için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.