Konut piyasasındaki hareketlilik ve 500 bin konutluk sosyal konut projesi hazırlıkları, inşaat malzemelerine olan talebi artırdı. Ancak döviz kurları ve hammadde maliyetlerinde belirgin bir değişim olmamasına rağmen, demir, çimento ve beton fiyatlarında peş peşe zamlar gelmesi sektörde krize yol açtı.

Müteahhitler, yaşanan artışları “ekonomik gerekçelerle açıklanamayan yapay maliyet artışları” olarak değerlendirerek tepki gösterdi. Sektör temsilcileri, bu fiyat dalgalanmalarının sosyal konut ve kentsel dönüşüm projelerini yavaşlatabileceği uyarısında bulundu.

Demirin tonu 30 bin 700 TL ile rekor kırdı

İnşaatın temel girdilerinden demirin ton fiyatı, İstanbul’da 30 bin 700 TL’ye çıkarak tarihi zirveye ulaştı. Karabük gibi üretim merkezlerinde bile ton fiyatı 30 bin TL sınırına dayandı. Uzmanlar, döviz kurları veya enerji maliyetlerinde ciddi bir artış olmamasına rağmen yaşanan bu yükselişin “ekonomik gerekçelerle açıklanamayacağını” belirtiyor.

Girne'deki gemi faciasında can kaybı 13'e yükseldi
Girne'deki gemi faciasında can kaybı 13'e yükseldi
İçeriği Görüntüle

“Yeni projeler risk altında”

Müteahhitler, artan maliyetlerin yeni konut fiyatlarını doğrudan etkileyeceğini ve bazı projelerin ertelenmesine yol açabileceğini ifade ediyor.

“Döviz yerinde sayarken, üretim maliyetleri sabitken bir anda fiyatların artması normal değil. Bu sektörün sürdürülebilirliğine zarar veriyor,”
diyen sektör temsilcileri, fahiş fiyat artışlarının hem özel sektör hem kamu projelerinde ciddi yavaşlamalara neden olacağını vurguluyor.

Çimento ve beton fiyatlarında da sert artış

Demirdeki artış dalgası kısa sürede çimento ve beton fiyatlarına da yansıdı. Kamu projeleri ve kentsel dönüşüm alanlarındaki maliyetlerin bu zamlarla birlikte katlanması bekleniyor. Artan girdi maliyetleri, özellikle dar gelirli vatandaşlara yönelik sosyal konut projelerini riske atıyor.

Sektörde boykot sesleri yükseliyor

Çimento fiyatlarına yönelik yeni zam planları, inşaat sektöründe yeniden boykot tartışmalarını gündeme getirdi.
Daha önce de benzer bir süreçte İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) öncülüğünde üreticilere karşı toplu duruş sergilenmişti. Bugün aynı çağrılar yeniden yükselirken, sektör temsilcileri adil fiyatlandırma ve rekabetçi denge talebinde bulunuyor.