Gıdada arz güvenliğine yönelik panik havası pandemi sürecinden bu yana sürüyor, Rusya-Ukrayna savaşı ile bu durum daha güç bir hale geldi. Bu duruma rağmen Avrupa ülkeleri ile ABD'de bazı gıda ürünlerinin satın alırken 1-2 paket alım kısıtlaması başlattı.

Arz ve tedarik sorunu dünya çapında gıda fiyatlarını sarstı. Fakat bütün dünyanın başında gelen gıda sorunundan kaynaklı fiyat zamları yalnızca ülkemizde çok farklı sonuçları doğurdu. Arz ve tedarik sorunları düşünce gıda fiyatları dünyanın genelinde aşağı bir yöne çekilmeye başladı; Türkiye dışında...

MAKAS GİDEREK AÇILIYOR..

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) analizleri ışığında  dünya gıda fiyatları mayıs ayında yüzde 0,9 yükselirken, mayıs ayları gıda fiyatlarındaki bir yıllık değişim yüzde 3,4 oranında geri çekildi. Aynı zamanda Türkiye'deki gıda fiyatlarındaki zamlar yüzde 69,9 oranında yaşandı. Bu seviyeler, dünya ile Türkiye arasındaki fiyat farkı makasındaki açıklığın da 73 puandan fazla olduğu nu ortaya koydu. FAO, dünya gıda miktarları endeksinde tahıllar, yağlı tohumlar, süt ürünleri, et ve şeker fiyatlarındaki aylık tablo değişiyor. Mayıs ayında şeker ve bitkisel yağ fiyatlarındaki aşağı yönlü bir hava hakimken tahıl ve süt ürünlerindeki fiyat yükselişleri endeksin ivmesini yukarı kaydırdı.

Temmuz Ayında Emekliye Büyük Zam İddiası: Seyyanen Zam ve Refah Payı Gündemde Temmuz Ayında Emekliye Büyük Zam İddiası: Seyyanen Zam ve Refah Payı Gündemde

HALDE 3 MARKETTE 33

Bir elmanın künyesini tarattığınızda, halden ilk çıkış fiyatının 3 lira olduğunu anlaşılıyor. 3 liradan, markete gelinceye kadar geçirdiği süreçte 17 liraya kadar dayanıyor. Marketlerde ise 33,90 lira etiketle tüketiciye sunuluyor.

'10 KAT FİYATLA SATILIYOR'

Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu, dünyada gıda fiyatları aşağı bir seyir izlerken, Türkiye'de yüzde 70'i bulan zamların en büyük sebebinin 'fahiş fiyat hırsı' ve stokçuluk olduğuna dikkatçekti. Bu durumun her gün yeni örneklerle ispatlandığını belirten Ağaoğlu "Hemen hemen her gün birçok market dolaşırım. Bir elmanın 3 liraya alındığı halden market rafına gelinceye kadar 10 kat fiyatla satıldığını görüyorum. 3 yıl önce imal edilmiş bir ürünün bugün rafa geldiğini, ambalajından anlıyorum. Bu demek oluyor ki bu ürün stokçuluk eseri. O market 2 yıl önce stok yapmış, bugün çıkarmış satıyor. Kanun buna izin vermiyor. Yapana ceza veriyor ama cezaların ertelenmesi ile hürriyeti kısıtlayıcı cezaların paraya çevrilmesi gibi unsurlar caydırıcı rol oynuyor" ifadelerini kullandı.


RAFLARA 3 YIL SONRA KONULUYOR

Bir toz şeker, 2020 yılında üretildiği belirlendi; ama raflara tam 3 yıl sonra yerini alıyor. Bu da stokçuluğun en önemli göstergesi. Ağaoğlu "Eskiden akaryakıt zammı gelmeden evvel istasyondan stok bildirimi istenir, stoktaki ürünün yeni fiyattan satışından doğan farkı devlet alırdı" dedi.

'O ZAMAN STOKÇULUK YAPAMAZ'

TÜKONFED Başkanı Ağaoğlu, yaş sebze ve meyvede dev zincirlerin tarla ve hatta köydeki ürünün tamamını alarak ucuza getirdiklerini, ancak bu ucuzluğu rafa yansıtmadıklarını, bunu da kendi içinde kurdukları lojistik ve danışmanlık şirketlerinin masraflarını da göstererek açıklamalarda bulundu. Stokçuluğun büyük bir suç olduğunu söyleyen Ağaoğlu "Çilek düşünün. Maliyeti 20 lira civarı. Aynı yerden gelen, aynı kalite çilek bir yerde 60, diğer yerde 110 lira. Bu fahiş fiyat uygulamaları enflasyonu körüklüyor. Fiyatları etkilemek, anayasal suçtur. TCK'nın 237 ve 240'ıncı maddelerinde bu cezalar düzenleniyor. Harfiyen uygulanmalı. 240. maddede fiyatı etkileyenlere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası var. Bu cezalar paraya çevrilmemeli, ertelenmemeli" şeklinde konuştu. Diğer bir çarenin de ürünlerin üzerine tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) gibi tavsiye edilen fiyatın da yazılması gerektiğini vurgulayan Ağaoğlu "O zaman stokçuluk yapamaz. Tavsiye fiyatı olduğu için zorunluluk da söz konusu değil" ifadelerine yer verdi.