Türkiye, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemini satın aldıktan sonra ABD ile yürüttüğü F-35 programından çıkarıldı. Bunun ardından Washington ve Ankara arasında uzun süren görüşmeler neticesinde, Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışı ve mevcutların modernizasyonu konusunda anlaşmaya varıldı. Peki, Türkiye'nin savaş uçağı envanteri nasıl şekilleniyor ve bu uçaklar ihtiyaçları karşılayabiliyor mu?

Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterinde yıllardır yer alan F-4E Phantom uçakları, 1970'lerde Türkiye'ye ilk kez girdi. Vietnam Savaşı’nda dünya çapında tanınan bu ABD yapımı savaş uçaklarından ilk etapta 40 adet alındı. Daha sonra çeşitli dönemlerde hem satın alma hem de hibe yoluyla envantere eklenen F-4E’ler, 1990’lara gelindiğinde 182 adede ulaştı. 1997’de İsrail ile imzalanan bir anlaşma kapsamında 54 F-4E, 2003 yılına kadar kapsamlı bir modernizasyondan geçirilerek “Terminatör 2020” olarak adlandırıldı. Ancak bu uçaklar, teknoloji geliştikçe ve sık sık kaza yaşanması sebebiyle eleştirilere maruz kaldı.

F-4E filosunun tamamen emekli edilmesi planları, F-35’lerin aktif kullanıma geçmesiyle gündeme geldi. Fakat 2016 darbe girişimi sonrası pilot kaybı ve F-35 programındaki gecikmeler nedeniyle bu süreç yavaşladı. Günümüzde yaklaşık 30 F-4E uçak aktif olarak görev yapıyor. Emekli edilen uçaklar ya yedek parça amacıyla muhafaza ediliyor, ya anıt olarak sergileniyor ya da hammadde için eritiliyor. Eski pilotlardan Beyazıt Karataş’a göre, yapılan modernizasyonlar sayesinde bu uçakların 2030’lu yıllara kadar uçuş ömrü uzatıldı.

2021’de ABD’den 40 adet Blok 70 F-16 Viper ve 79 modernizasyon kiti alımı talep edildi; 2024 başında bu talep onaylandı. Ancak Milli Savunma Bakanı’nın 2024 açıklamasına göre, modernizasyon işlemi TUSAŞ’a devredilerek Türkiye içinde yapılacak. Bu adımla birlikte F-16’lar hem uçuş süresi hem de teknolojik donanım açısından daha ileri seviyeye taşındı.

2021’de ABD’den 40 adet Blok 70 F-16 Viper ve 79 modernizasyon kiti alımı talep edildi; 2024 başında bu talep onaylandı. Ancak Milli Savunma Bakanı’nın 2024 açıklamasına göre, modernizasyon işlemi TUSAŞ’a devredilerek Türkiye içinde yapılacak. Bu adımla birlikte F-16’lar hem uçuş süresi hem de teknolojik donanım açısından daha ileri seviyeye taşındı.

F-4E’ler ikinci ve üçüncü nesil savaş uçakları olarak kabul edilirken, F-16’lar geliştirilmiş üçüncü nesil kapsamında değerlendiriliyor. En yeni F-16 modelleri ise 4 ve 4+ nesil özellikleri taşıyor. Özellikle Blok 70 Viper modeli, gelişmiş radar sistemleriyle 4+ nesil arasında gösteriliyor. Buna karşılık, F-35 uçakları beşinci nesil olarak radar görünmezliği ve sensör entegrasyonlarıyla öne çıkıyor.

F-4E’ler ikinci ve üçüncü nesil savaş uçakları olarak kabul edilirken, F-16’lar geliştirilmiş üçüncü nesil kapsamında değerlendiriliyor. En yeni F-16 modelleri ise 4 ve 4+ nesil özellikleri taşıyor. Özellikle Blok 70 Viper modeli, gelişmiş radar sistemleriyle 4+ nesil arasında gösteriliyor. Buna karşılık, F-35 uçakları beşinci nesil olarak radar görünmezliği ve sensör entegrasyonlarıyla öne çıkıyor.

Türkiye’nin halen geliştirme aşamasında olan Milli Muharip Uçak projesi (KAAN), beşinci nesil yerli savaş uçağı olarak öne çıkıyor. 2018 sonunda başlanan proje kapsamında ilk deneme uçuşu Şubat 2024’te yapıldı. KAAN’ın 2030’lu yıllardan itibaren Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi ve uzun vadede F-16’ların yerini alması planlanıyor. Ancak, dünya genelinde altıncı nesil uçakların geliştirilme süreci devam ederken, Türkiye’nin bu alandaki rekabeti sürdürebilmesi için zaman önemli bir faktör.

Emekli pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş’a göre, Türkiye’nin F-16 filosu birçok ülkenin filosundan daha yeni ve modernize edilmiş durumda. Türkiye’nin artık başka ülkelerle silahlanma yarışına girmesine gerek olmadığını, mevcut uçakların modernizasyonunun öncelikli olduğunu belirtiyor. Modernizasyonun büyük kısmı yerli imkanlarla yapılıyor ve bu sayede uçaklar günümüz ihtiyaçlarına uyumlu hale getiriliyor

Türkiye’nin hava gücündeki mevcut durum, S-400 krizi ve F-35 programından çıkarılma sonrası yeniden şekillenirken, Ankara’nın elindeki F-16’lar ve yerli üretim KAAN projesi önümüzdeki yıllarda stratejik hava gücünü belirleyecek.

Bu içeriğe tepkiniz
Yorumlar