Avusturya’da Başlayan Hayat Yolculuğu
1947 yılında Avusturya’nın Bregenz kentinde dünyaya gelen İlber Ortaylı, Kırım Tatarı bir ailenin çocuğuydu. Henüz iki yaşındayken ailesiyle Türkiye’ye geldi. İstanbul ve Ankara’da geçen çocukluk yılları, onun kültürel birikiminin temelini oluşturdu.
Ortaylı bir söyleşisinde çocukluk yıllarını şöyle anlatmıştı:
“En çok çocukluğumda mutluydum. Sonrası zordu; çünkü ben çok çabuk sıkılan bir insanım.”
Akademisyen Bir Ailede Büyüdü
Annesi Şefika Ortaylı Ankara Üniversitesi’nde Rus dili ve edebiyatı uzmanıydı. Babası Kemal Ortaylı ise mühendis olmasına rağmen tarih ve kültürle yakından ilgileniyordu. Bu ortam, onun küçük yaşlardan itibaren kitaplarla iç içe büyümesine vesile oldu.
Mülkiye Yılları: Bir Tarihçinin Doğuşu
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Ortaylı’nın hayatını değiştiren yerlerden biri oldu. Burada Halil İnalcık, Şerif Mardin ve Mümtaz Soysal gibi önemli isimlerden ders aldı.
Bu yılları şöyle anlatıyordu:
“Mülkiye hakikaten çok seçkin ve zeki insanların geldiği bir yerdi. Gençliğimin en güzel dönemi oradaydı.”
Dillerle Kurduğu Dünya
Ortaylı birçok dili ileri seviyede biliyordu. Bu sayede farklı arşivlerde çalışarak Osmanlı tarihine dair özgün çalışmalar yaptı.
Dil öğrenmenin önemini şöyle anlatıyordu:
“Önemli olan kaç dil bildiğiniz değil, bir dili konuşmanın ve onu yaşamanın verdiği hazdır.”
Dünya Üniversitelerinde Ders Verdi
Paris, Berlin, Princeton, Oxford ve Cambridge gibi dünyanın saygın üniversitelerinde dersler verdi. Osmanlı tarihi üzerine uluslararası saygınlığa sahip bir akademisyen haline geldi.
Akademik hayata bakışını şöyle anlatıyordu:
“En iyi yol insanın kendi işini yaparak ilerlemesidir.”
Topkapı Sarayı’nda Geçen Yıllar
2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi Başkanlığı görevini üstlenen Ortaylı, sarayın tarihini yeniden anlatan çalışmalar yürüttü.
Tarih sevgisini ise şu sözlerle anlatıyordu:
“Tarih bilmeyen bir toplum, hafızasını kaybetmiş insan gibidir.”
2. Elizabeth'e Rehberlik Eden İsimdi
2008 yılında Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan 2. Elizabeth İstanbul’da Topkapı Sarayı’nı ziyaret etti. O dönemde müze başkanı olan İlber Ortaylı, Kraliçe’ye sarayı gezdiren ve Osmanlı tarihini anlatan isim oldu.
“Cehalet” Çıkışlarıyla Gündem Oldu
Ortaylı’nın en çok konuşulan sözlerinden biri “cehalet” eleştirileriydi.
En bilinen ifadelerinden biri şöyleydi:
“Cahil olabilirsiniz ama yarı cahil olmaya hakkınız yok.”
Zamanın Kıymetini Bilmek Onun İçin Çok Önemliydi
Ortaylı’nın konuşmalarında sık sık hayatın değerine vurgu yaptığı görülüyordu.
Gençlere verdiği en bilinen tavsiyelerden biri şuydu:
“Zamanınızı iyi kullanın. Genç insanın kapasitesi çok yüksektir.”
Tarihi Anlatan Adamdan Gençlere Kalan En Büyük Miras
Gençlere yönelik tavsiyeleri onun en çok paylaşılan sözleri arasında yer aldı.
“Ümitsizliğe kapılacak bir şey yok. Dünyaya gelmişsin bir kere… Dünyanın tadına bak, bitecek zaten.”