3 Temmuz'da açıklanacak olan enflasyon verileri öncesinde milyonlarca emeklinin gözü zam oranlarına çevrildi. Ancak SGK uzmanı İsa Karakaş, beklenen artış oranının sınırlı kalabileceğini ve bazı emeklilerin hiçbir zam alamayabileceğini belirtti. Karakaş’a göre, mevcut verilere dayanarak Temmuz ayında yapılacak zam en fazla yüzde 17 seviyelerinde olacak.
5 Aylık Enflasyon Verisi Yüzde 15,09’u Buldu
Yılın ilk beş ayına ait TÜİK enflasyon verilerine göre emeklilere yapılacak zam oranı şimdiden yüzde 15,09’a ulaştı. Mayıs ayına kadar olan dönemde bu oran yüzde 13,37 seviyesindeyken, son açıklanan yüzde 1,53’lük enflasyonla birlikte artış kaydedildi. Haziran enflasyonunun eklenmesiyle birlikte zam oranının yüzde 16 ila 17 aralığında şekillenmesi bekleniyor.
Enflasyon Tahmini Gerçekleşmenin Altında Kalabilir
Karakaş, geçtiğimiz yıllardaki tabloya benzer şekilde bu yıl da enflasyon oranlarının beklentilerin altında kalabileceğini ifade etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Haziran ayı için öngördüğü enflasyon oranı yüzde 1,61 olsa da, Karakaş bu oranın daha da düşük açıklanabileceği görüşünde.
Sıfır Zam Riski Gündemde
En düşük emekli maaşı şu anda 14.469 TL düzeyinde. Yapılacak olası zamla bu tutarın 16.785 TL ile 16.929 TL arasında değişmesi bekleniyor. Ancak SGK mevzuatı nedeniyle, 8 bin TL ile 12 bin TL arasında maaş alan birçok emekli, yasal düzenleme yapılmazsa sıfır zam tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Karakaş, bu konuda hükûmetin yasal düzenlemeyle devreye girmemesi durumunda yüz binlerce emeklinin zam almadan Temmuz ayını geçireceğini vurguladı.
Yoksulluk Sınırının Altında Hayat
Yapılacak zam düzenlemesinin sadece yaklaşık 4 milyon en düşük maaşlı emekliyi kapsayacağını belirten Karakaş, kalan 12 milyon emeklinin ise açlık ve yoksulluk sınırının çok altında yaşamaya devam edeceğini söyledi. Açlık sınırının 25 bin TL’yi geçtiği bir ortamda mevcut desteklerin yetersiz kaldığını ifade etti.
Prim Gününe Rağmen Aynı Maaş
Sistemsel adaletsizliklere de dikkat çeken Karakaş, asgari ücretle 10 yıl prim ödeyen bir emekliyle, aynı koşullarda 25 yıl prim ödeyen bir emeklinin benzer maaş aldığını söyledi. Bu durumun nimet-külfet dengesine aykırı olduğunu ve sosyal devlet anlayışıyla çeliştiğini belirtti.