Fon soruşturması kapsamında Kerem Alkin ve Emre Alkin savcılıkta ifade verdi. İki kardeşe Tera'nın piyasa değerinin bir yılda 1,4 milyar liradan 280 milyar liraya yükselmesi, görevlerinden peş peşe ayrılmaları ve sonrasında yaşanan fon krizi hakkında sorular yöneltildi.
Emre Alkin, holdingin büyümesi nedeniyle iştiraklerin de değer kazanacağı yönünde bir algı oluşmuş olabileceğini söyledi. Borsa işlemleri konusunda doğrudan bilgi sahibi olmadığını savundu.
Kerem Alkin ise hisselere ve fonlara yatırım yapan veya satış gerçekleştiren kişilerin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) raporuyla daha net belirlenebileceğini ifade etti. Şirketin piyasa değerindeki artışta arz ve talep ilişkisinin etkisine işaret etti.
Peş peşe istifalar savcılığın gündemindeydi
Savcılık, kardeşlerin birbirine yakın tarihlerde görevlerinden ayrılmasını da sorguladı. Emre Alkin, Tera Portföy Yönetim AŞ'deki bağımsız yönetim kurulu üyeliğine Temmuz 2026'da başladığını ve 17 Eylül 2026 tarihinde istifa ettiğini söyledi.
Kerem Alkin ise Mayıs 2025'te başladığı Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'deki görevinden 18 Eylül 2026 tarihinde ayrıldığını belirtti.
Savcılık, Kerem Alkin'e kardeşiyle peş peşe gelen istifaları ile daha sonra yaşanan fon krizi arasında bağlantı bulunup bulunmadığını sordu. Kerem Alkin, iki gelişmenin “birbirinden bağımsız şekilde gerçekleştiğini” savundu.
| Başlık | Kerem Alkin | Emre Alkin |
|---|---|---|
| Şirket | Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ | Tera Portföy Yönetim AŞ |
| Göreve başlama | Mayıs 2025 | Temmuz 2026 |
| İstifa | 18 Eylül 2026 | 17 Eylül 2026 |
| Yönetim kurulu toplantısı | Yaklaşık 16 ayda 3 | Yaklaşık 2 ayda 1 tanışma toplantısı |
Kerem Alkin 16 ayda üç toplantıya katıldığını anlattı
Kerem Alkin, Mayıs 2025 ile Eylül 2026 arasındaki yaklaşık 16 aylık görev döneminde, yanlış hatırlamıyorsa yalnızca üç yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirildiğini söyledi. Toplantıların yapılamamasını Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'in yoğunluğuna bağladı.
Hisse alım ve satım süreçlerinde görev almadığını belirten Alkin, bu işlemlerin şirketin ilgili ekipleri tarafından yürütüldüğünü savundu.
Emre Alkin de yaklaşık iki aylık görevi sırasında yalnızca bir tanışma toplantısı yapıldığını söyledi. Bunun dışında yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirilmediğini ve şirketin imza sirkülerinde adının bulunmadığını belirtti.
54 sayfalık risk raporu soruşturma dosyasına girdi
Kerem Alkin, şirkette riskin erken saptanması komitesi çalışmalarından sorumlu olduğunu anlattı. Bu kapsamda Kasım 2025'te bir, 2026'da ise iki olmak üzere toplam üç rapor hazırladığını söyledi.
Alkin ayrıca 2026'nın ikinci yarısı için 54 sayfalık risk raporu hazırladığını belirtti. Müdafii, raporlarda menkul değerler, likidite oranı ve ani çıkışlara yönelik ayrıntılı uyarıların bulunduğunu kaydetti.
Müdafii ayrıca fonlardan toplu para çıkması halinde şirketin sorun yaşayabileceğine ilişkin uyarı yapıldığını belirtti. Raporların soruşturma dosyasına sunulduğu aktarıldı.
Kerem Alkin sermaye piyasası bilgisini anlattı
Kerem Alkin, kendisinin ve çekirdek ailesinin borsa, sermaye piyasaları veya fonlarda yatırımı bulunmadığını söyledi.
“Sermaye piyasası hakkında yeterli bilgim bulunmamaktadır. Bundan dolayı da herhangi bir işlem gerçekleştirmemekteyim.”
Müdafii, Kerem Alkin'in bağımsız yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle şirkette kartviziti, odası ve kurumsal e-posta adresinin bulunmadığını savundu.
Kerem Alkin, Tera Yatırım yönetimine Gürkan Parlakaç tarafından yapılan teklif üzerine katıldığını anlattı. Yatırım ve şirket kararlarında yönetim kurulu başkanı, icradan sorumlu yönetim kurulu üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcılarını işaret etti.
Emre Alkin de hisse senedi kararları konusunda bilgisinin bulunmadığını savundu. Şirket alım ve satımlarına ilişkin görüşmeleri Emre Tezmen'in yürüttüğünü söyledi.
Müdafiler SPK ve MASAK raporlarına değindi
Her iki şüphelinin müdafileri, müvekkilleri hakkında kendilerine gösterilmiş herhangi bir para transferi, SPK raporu veya Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu bulunmadığını savundu.
Müdafiler ayrıca kardeşlerin görevlerinden önce veya sonra mal varlığı devri yapmadığını, mal varlıklarında olağan dışı bir zenginleşme bulunmadığını ileri sürdü.





