Türk Eğitim-Sen tarafından takip edilen hukuki süreç sonucunda, eşi zorunlu yer değiştirmeye tabi olarak görev yapan öğretmenlerin aile birliği mazeretine dayalı tayin taleplerine ilişkin önemli bir yargı kararı verildi. Kararda, norm kadro yetersizliğinin aile birliği mazeretiyle yapılan atama başvurusunun reddedilmesi için tek başına yeterli bir gerekçe olamayacağı değerlendirildi.
Eş Durumu Tayin Talebi Norm Kadro Gerekçesiyle Reddedildi
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı kurumlarda görev yapan ve eşi başka bir kamu kurumunda zorunlu yer değiştirmeye tabi olan öğretmenlerin, eşlerinin görev yaptığı yere atanma talepleri, ilgili bölgede norm kadro açığı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilebiliyordu.
Aile birliğinin sağlanamaması nedeniyle mağduriyet yaşayan bir öğretmen adına sendika aracılığıyla yargı yoluna başvuruldu. Davada, idarenin ret işlemi anayasal hükümler ve ilgili mevzuat çerçevesinde incelendi.
Mahkemeden Aile Birliği Vurgusu
Yargılamada, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41. maddesinde düzenlenen ailenin korunması ilkesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72. maddesi kapsamında yer değiştirme suretiyle atanma hükümleri değerlendirildi.
Mahkeme, zorunlu yer değiştirmeye tabi bir kamu görevlisinin eşinin aile birliğini korumak amacıyla yaptığı atama başvurusunun yalnızca kadro doluluğu veya branşta açık bulunmaması gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka uygun olmadığı sonucuna vardı.
Kararda, devletin aile birliğini koruma yükümlülüğüne dikkat çekilirken kamu kurumlarının zorunlu yer değiştirmeye tabi personelin eşlerinin atama taleplerini değerlendirirken gerekli koordinasyonu sağlamasının önemine işaret edildi.
Norm Kadro Yetersizliği Tek Başına Ret Nedeni Olamayacak
Mahkemenin iptal kararıyla birlikte, eşi zorunlu yer değiştirmeye tabi olan öğretmenlerin aile birliği mazeretine dayalı atama taleplerinde norm kadro yetersizliğinin tek başına ret gerekçesi oluşturamayacağı yönünde hukuki değerlendirme yapıldı.
Kararın, benzer gerekçelerle tayin talepleri reddedilen diğer eğitim çalışanlarının başvuruları açısından da emsal niteliği taşıması bekleniyor. Bununla birlikte, kararın kapsamı ve benzer uyuşmazlıklara uygulanabilirliği somut olayın koşullarına ve ilgili mevzuata göre değerlendirilecek.





