Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda Meclis’te hazırlanan raporun ardından, silah bırakan terör örgütü mensuplarının hukuki statüsü yeniden gündeme geldi. Sürece ilişkin yürütülen çalışmalarda “umut hakkı” kavramı kamuoyunda tartışılırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kurmaylarına konuya dair kapsamlı bir bilgilendirme yapılması yönünde talimat verdiği öğrenildi.
Edinilen bilgilere göre Erdoğan, kamuoyunda “kişiye özel umut hakkı” uygulanacağı ve belirli isimlerin bu kapsamda serbest bırakılacağı yönündeki iddialara karşı dikkatli olunmasını istedi. Erdoğan’ın, “Kişiye özel bir düzenleme olmaz. Böyle bir şey söz konusu değil, bu konu vatandaşa çok iyi anlatılmalı” ifadelerini kullandığı belirtildi.
“Umut hakkı af ya da tahliye değil”
Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre, AK Parti kaynakları, örgütün feshi ve silah bırakma süreci sonrasında atılabilecek hukuki adımlara ilişkin Cumhurbaşkanı’na sunum yaptı. Parti kurmayları, sürecin son derece hassas olduğuna işaret ederek, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) sahadaki değerlendirmelerinin belirleyici olacağını kaydetti.
AK Parti kaynakları, “umut hakkı” kavramının kamuoyunda yanlış yorumlandığını vurgulayarak, “Bu bir af değil, ceza indirimi değil, tahliye anlamına gelmiyor” değerlendirmesinde bulundu. Sahada ve kamuoyunda söz konusu düzenlemenin belirli kişilere yönelik özel bir serbest bırakma anlamı taşıdığı yönünde bir algı oluştuğunu belirten kaynaklar, böyle bir uygulamanın gündemde olmadığını ifade etti.
30 mağara izleme mekanizması kapsamında
Sürecin geldiği aşamada ilk adım olarak Cumhurbaşkanı tarafından bir “izleme mekanizması” kurulması planlanıyor. Türkiye sınırından başlayarak terör örgütünün konuşlandığı Kandil’e kadar uzanan hat üzerinde bulunan yaklaşık 30 mağaranın boşaltılması beklenecek.
Kurulacak mekanizmanın, bu mağaraların tamamen boşaltılıp boşaltılmadığını yerinde takip edeceği bildirildi. Güvenlik kaynakları, bugüne kadar söz konusu mağaralardan 7’sinin boşaltılarak temizlendiği bilgisini paylaştı. Sahadaki gelişmelerle ilgili Cumhurbaşkanı’na düzenli aralıklarla bilgi sunulacağı kaydedildi.
Örgütün silah bıraktığına dair somut ve teyit edilmiş gelişmelerin ortaya çıkması halinde ise süreci düzenleyen bir çerçeve yasa çıkarılması planlanıyor.
Çerçeve yasa geçici nitelikte olacak
AK Parti’nin hukukçu kurmaylarının üzerinde çalıştığı çerçeve yasanın, müstakil ve geçici bir düzenleme olacağı ifade edildi. Taslakta, yasanın amacı ve kapsamına ilişkin maddelerin yanı sıra izleme ve teyit mekanizmasının işleyişine dair hükümlerin yer alacağı belirtildi.
Ayrıca, suça karışmamış örgüt üyelerine yönelik düzenlemelerin de çerçeve yasada yer bulacağı kaydedildi. Yasanın yürürlük süresine ilişkin açık bir zaman sınırının da düzenleme metnine ekleneceği bildirildi.
İnfaz, TCK ve TMK’da değişiklik gündemde
Örgütün tamamen silah bıraktığı ve hukuken varlığını sona erdirdiğine kanaat getirilmesinin ardından ise daha kapsamlı yasal değişiklikler gündeme gelecek. Bu kapsamda İnfaz Yasası, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’nda değişiklik yapılması planlanıyor.
Özellikle infaz rejiminde yer alan şartlı salıverme sürelerinin yeniden değerlendirilmesi bu aşamada tartışmaya açılacak başlıklar arasında bulunuyor.
“Suç işleme potansiyeli olanlar cezaevinde kalacak”
AK Parti kurmayları, hedeflerinin daha eşitlikçi bir infaz sistemi oluşturmak olduğunu belirtti. Toplumda büyük infiale yol açan suçlar hariç olmak üzere diğer suç tiplerinde, infaz süresinin yarısının cezaevinde geçirilmesi yönünde bir model üzerinde durulduğu ifade edildi.
Kaynaklar, yapılacak düzenlemelerin af ya da genel bir ceza indirimi anlamı taşımayacağını vurgulayarak, “Cezasının yarısını cezaevinde geçiren hükümlü, gerekli şartları sağlaması halinde kalan kısmı dışarıda infaz edebilir. Ancak burada gözlem kurullarının raporu ve infaz hâkiminin kararı belirleyici olacak. Dışarıda yeniden suç işleme potansiyeli bulunanlar cezaevinde kalmaya devam edecek” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ve benzer durumdaki hükümlülerin şartlı salıverme hükümlerinden yararlanabilmesi için Ceza İnfaz Kanunu’nun 107’nci maddesinin 16’ncı fıkrasının yürürlükten kaldırılması gerektiği belirtiliyor. Bu yönde bir değişiklik yapılmadıkça mevcut hükümlerin geçerliliğini koruyacağı ifade ediliyor.




