İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'nun 'Sırtımdan hançerledi' sözlerine yanıt İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'nun 'Sırtımdan hançerledi' sözlerine yanıt

Anayasa Mahkemesi, boşanma davası reddedildikten sonra 3 yıl boyunca yeniden boşanma davası açılmasını beklemeyi gerektiren kuralı iptal etti. Bu karar, çiftlere katlanamayacakları bir yük getirdiği gerekçesiyle alındı ve 19 Nisan 2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. Karar, yayımlandıktan dokuz ay sonra yürürlüğe girecek.

İptal edilen kural

Ankara 8. Aile Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin dördüncü fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla iptalini istedi. Söz konusu maddede, boşanma davası reddedilen çiftlerin, 3 yıl boyunca ortak hayatı yeniden kuramamaları durumunda evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılarak boşanmaya karar verilebileceği belirtiliyordu. Mahkeme, bu sürenin adil olmadığını ve uzun bekleme sürelerinin kişilerin temel hak ve özgürlükleriyle bağdaşmadığını öne sürdü.

Mahkemenin gerekçeleri

Aile Mahkemesi, kuralda öngörülen sürenin fazlalığının evlilik dışı ilişkilere yol açabileceğini savundu. Ayrıca, bu sürenin, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkını ve devletin aileyi koruma yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirtti. Yüksek Mahkeme, Anayasa’ya aykırılık gerekçesiyle bu kuralı iptal etti.

Yeni düzenleme ihtiyacı

Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen Medeni Hukukta Güncel Gelişmeler Sempozyumu’nda, uzmanlar iptal kararı verilen medeni kanun hükmünü değerlendirdi. Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ali Yaşar Çelikel, iptal kararının ardından yeni düzenleme yapılana kadar kanun boşluğu olacağını belirtti. Çelikel, yasa koyucunun fiili ayrılık sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için yeni bir düzenleme getirmesi gerektiğini söyledi.

Dr. Çelikel’in önerileri

Dr. Ali Yaşar Çelikel, yapılacak düzenlemenin İsviçre Medeni Kanunu ve diğer kıta Avrupası hukuk sistemleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini söyledi. Çelikel, dava açılmış olma şartının kaldırılması ve 3 yıl olan ortak hayatın yeniden kurulamaması şartının 1 ya da 2 yıla indirilmesi gerektiğini tavsiye etti.

Çelikel, "Yasa koyucunun madde bazlı bir düzenleme yapmayı tercih etmek yerine, Türk Medeni Kanunu’nun Aile Hukuku Kitabı’na ilişkin sistematik bir düzenleme yapması uygun olacaktır" diyerek, boşanma sebepleri ve soy bağı hukuku hükümlerinin yeniden düzenlenmesinin önemine değindi. Ayrıca, aile hukukunun dinamik yapısı ve çağdaş aile hukuku anlayışının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek, kadın hakları, kadın-erkek eşitliği ve çocuğun üstün menfaatinin odağa alınması gerektiğini söyledi.