İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nun açılış programında konuştu.
"Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler" temasıyla 4-6 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen sempozyumun Atatürk Kültür Merkezi'ndeki açılış programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ve çok sayıda davetli katıldı.
"Adalet karşıdakinin kimliğine göre değişmez"
Konuşmasında Gazze ve Ukrayna'daki savaşlara değinen Bilal Erdoğan, uluslararası alanda yaşanan krizlere verilen tepkilerin mağdurun kimliğine göre farklılaşmaması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki veto mekanizmasına da değinerek siyasi kararların dünyanın farklı bölgelerinde sivillerin hayatı üzerinde doğrudan sonuçlar oluşturabildiğini ifade etti.
Gazze ve Ukrayna'daki çocuklar üzerinden değerlendirmede bulunan Erdoğan, adaletin kişinin kimliğine göre değişmemesi gerektiğini belirterek, "Zulmün faili değiştiğinde zulmün adı değişmez. Mağdurun dini, ırkı, milleti, rengi veya pasaportu insan hayatının anlamını, değerini değiştirmez" dedi.
Erdoğan, aidiyetlerin adaletin önüne geçirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Teknoloji ve yapay zeka vurgusu
Konuşmasının devamında servet, bilgi ve teknolojiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, teknolojik imkanların gelişmesiyle ahlaki ölçülere duyulan ihtiyacın azalmadığını, aksine arttığını söyledi.
Yapay zeka teknolojilerinin insanların ses ve görüntülerini taklit edebilmesine dikkat çeken Erdoğan, teknolojinin yapılabilecekleri gösterdiğini ancak her yapılabilen şeyin yapılmasının gerekip gerekmediği konusunda cevap vermediğini ifade etti.
Erdoğan, "Teknoloji bize neyi yapabileceğimizi söylüyor, fakat her yapabildiğimiz şeyi yapmamız gerekip gerekmediği sorusuna teknoloji cevap vermiyor" diye konuştu.
"Güç var, servet var, bilgi var, teknoloji var"
Bediüzzaman'ın Kur'an'ın medeniyet anlayışına ilişkin değerlendirmelerine de değinen Erdoğan, güç, servet, bilgi ve teknolojinin hangi amaçla kullanılacağının önem taşıdığını söyledi.
İmkanların adalet ve sorumlulukla buluşması halinde farklı bir dünyanın mümkün olacağını belirten Erdoğan, Kur'an'ın çağdaş dünyaya yönelik mesajının insanın elindeki imkanları sınırlamak değil, bu imkanlara istikamet vermek olduğunu ifade etti.
Erdoğan, konuşmasının sonunda Kur'an'ın ölçülerinin günümüz insanına günümüz diliyle aktarılmasının önemli bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Arpaguş: "Çözümler bulma arayışını önemli buluyoruz"
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş da sempozyumun temasının önemine dikkat çekti.
Arpaguş, "Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler" başlığının geçmişe yönelik bir nostalji çağrısı olarak değil, Kur'an'ın değişmeyen hakikatlerini günümüz şartlarında yeniden düşünme ve çağdaş meselelere çözümler arama çabası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bilgi ve teknolojinin ahlakla, kalkınmanın adaletle, özgürlüğün sorumlulukla ve gücün merhametle buluşturulması gerektiğini belirten Arpaguş, modern çağın kronikleşen sorunlarına kalıcı çözümler bulma arayışını önemli bulduklarını ifade etti.




