İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturması ve “para sayma görüntüleri” dosyalarına ilişkin elde edilen tespitleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Başsavcılık, söz konusu tespitlerin Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri ile Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesini ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında parti kapatma sürecinin başlatılmasını talep etti.
Başsavcılığın yazısında, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının suç gelirleriyle satın alındığı, bu gelirlerin rüşvet ağı üzerinden temin edildiği öne sürüldü. Ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı uygulamalar aracılığıyla 4,7 milyondan fazla vatandaşın kişisel verilerinin, Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) onayı olmadan yurt dışına gönderildiği iddia edildi.
Başsavcılık, yürütülen soruşturmalarda 105’i tutuklu olmak üzere 407 şüpheli hakkında iddianame hazırlandığını bildirdi. Yazıda, “para sayma görüntüleri” olarak bilinen videoların da incelendiği ve bu kapsamda bazı şüpheliler hakkında “Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet” suçundan kamu davası açıldığı belirtildi.
Hazırlanan yazıda, şüphelilerin kurdukları sistem aracılığıyla iş insanlarından rüşvet aldıkları, bazı kişileri aracı olarak kullanıp haksız kazanç elde ettikleri ve bu gelirlerin CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasında kullanıldığı ifade edildi. Başsavcılık, binanın satın alma sürecinin dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından organize edildiğini, görüntülerde CHP’li yöneticilerin valizlerle para getirdiğinin tespit edildiğini ileri sürdü.
Başsavcılığın yazısında ayrıca, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) tarafından hazırlanan rapora atıfta bulunuldu. Raporda, “İstanbul Senin” uygulamasını kullanan milyonlarca vatandaşın verilerinin ABD ve Almanya’daki sunuculara gönderildiği, “İBB Hanem” projesi üzerinden de 11 milyondan fazla vatandaşın kimlik ve sandık bilgilerinin bir firmaya e-posta yoluyla iletildiği kaydedildi.
Yazıda, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) CHP’ye ilettiği seçmen kütüklerinin parti içinde yetkisi olmayan kişiler tarafından işlendiği, bu verilerin seçim çalışmaları sırasında manipülasyon amacıyla kullanıldığı iddiasına yer verildi. Bu durumun seçim güvenliğini ve demokratik işleyişi zedelediği vurgulandı.
Başsavcılık, elde edilen bulguların CHP tüzel kişiliğinin suç gelirleriyle finanse edildiğini, bu gelirlerin parti faaliyetlerinde kullanıldığını ve eylemlerin süreklilik arz ettiğini gösterdiğini belirtti. Yazıda, “CHP’nin suçtan kaynaklanan gelirlerle partiye mal varlığı kazandırdığı, seçim süreçlerini etkilemeye yönelik faaliyet yürüttüğü ve demokratik düzeni zedeleyici eylemlerde bulunduğu anlaşılmıştır” ifadeleri yer aldı.
Sonuç olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP hakkında Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri ile Siyasi Partiler Kanunu’nun 101 ve devamı maddeleri uyarınca gerekli işlemlerin yapılması ve parti kapatma sürecinin başlatılması talebiyle dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.




