Aday belirleme konusunda altı partinin acele etmeyeceğini belirten Babacan, ‘Cumhurbaşkanı adayı belirlendiği anda ona her şeyi soracaklar. Projektörler altı partiden adaya dönecek' dedi.

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 6’lı masanın çalışmalarını ve ortak Cumhurbaşkanı adayı belirleme ile ilgili açıklamalarda bulundu. Ekonomide üç konuda mutabakata vardıklarını söyleyen Babacan, “Çalışma bitti. 13 Haziran’da açıklayacağız. Biri Merkez Bankası’nın bağımsızlığı, Ekonomik ve Sosyal Konsey’in canlandırılması ve Stratejik Planlama Kurumu’nun kurulması. Bunun için geçici heyet kurduk” dedi. Hükümetin Cumhurbaşkanı adayı açıklama konusunda baskı kurduğunu belirten Babacan, “Acele etmenin faydalı olmayacağını düşünüyoruz. Bugün hemen konuşmamız gereken bir konu olmadığı konusunda tutarlıyız. Öbür türlü çok riskli olur” ifadelerini kullandı.

‘TEK BİR MODELE İNDİRECEĞİZ’

Cumhuriyet’ten Jale Özgentürk’e konuşan Babacan, 6’lı masanın dağılacağı ile ilgili iddialara “6’lı masa dağılmıyor. Biz Deva Partisi olarak sonuna kadar masadayız” diyerek 6’lı masanın en önemli gündemini şöyle açıkladı:

Alkol fiyatlarına zam geldi Alkol fiyatlarına zam geldi

“Altı partinin ilk anlaştığı konu parlamenter sisteme geçiş. Biz de geçiş süreci yol haritası üzerine çalışıyoruz. Parlamenter sisteme geçerken Türkiye nasıl yönetilecek? Parti olarak tam sayfa bir gündem çıkardık. Şimdi her parti bunun üzerine çalışıyor. Bu çalışmalarda farklı farklı modeller ortaya çıkacak. Sonra tek bir modele indireceğiz.

‘DE FACTO BİR PARLAMENTER SİSTEM OLMALI’

Bize göre işin felsefesi şöyle olmalı. Madem parlamenter sistemin üzerinde anlaştık, bu sistemin ruhuna uygun yönetim tarzı olmalı. De facto bir parlamenter sistem olmalı. Evet, anayasa cumhurbaşkanına çok geniş yetkiler vermiş durumda. Ancak seçimlerden önce bu geçiş sürecinin yol haritasında hepimiz mutabık kalırsak yazılı bir doküman haline getirirsek ve tüm parti başkanları artı dışarıdan gelen aday da bu dokümanı imzalarsa o zaman bu siyasi taahhüt haline gelir.”

‘13 HAZİRAN’DA AÇIKLAYACAĞIZ’

6’lı masanın ekonomide üç konuda mutabakata vardığını belirten Babacan, “Çalışma bitti. 13 Haziran’da açıklayacağız. Biri Merkez Bankası’nın bağımsızlığı, Ekonomik ve Sosyal Konsey’in canlandırılması ve Stratejik Planlama Kurumu’nun kurulması. Bunun için geçici heyet kurduk. Bizden İbrahim Çanakçı, CHP’den Faik Öztrak, İyi Parti’den Durmuş Yılmaz var. Devlet yapısını bilen arkadaşlarımız. Ülke için uzun vadeli strateji belirleyecek, kaliteli bir insan gücüne sahip, trendleri bilen Türkiye’nin hangi alanda nelere odaklanması gerektiğini çalışacak bir kurum olacak” diye konuştu.

‘ORTAK SÖYLEM OLUŞMADIKTAN SONRA ORTAK ADAY BELİRLEMEK RİSK’


 
Aday belirleme konusunda Hükümetin ‘hadi açıklayın diye’ baskı kurduğunu söyleyen Babacan, “Ama kendi aramızda tüm partiler bu konuda rahatız. Acele etmenin faydalı olmayacağını düşünüyoruz. Bugün hemen konuşmamız gereken bir konu olmadığı konusunda tutarlıyız. Öbür türlü çok riskli olur. Mesela Vatikan’daki gibi şimdi kapansak beyaz duman çıkana kadar çalışsak, bir ortak aday belirlesek, ben endişeliyim. Çünkü temel politikalarda ortak söylem oluşmadıktan sonra ortak aday belirlemek risk. Cumhurbaşkanı adayı belirlendiği anda ona her şeyi soracaklar. Projektörler altı partiden adaya dönecek. O aday hangi soruya, nasıl cevap verecek. “Ben bilmem altı parti bilir” mi diyecek yoksa kendi dağarcığıyla mı cevap verecek. 


 
‘9 TRİLYON DOLAR YÖNETEN EN BÜYÜK FON GELECEK BU HAFTA’

Türkiye’nin ekonomisine dair konuşan Babacan, ‘kriz derinleşecek mi?’ sorusunun finans camiasından çok sorulduğunu belirterek, “Bu ara yoğun bir trafik var. Görüşme trafiğimiz. İki üç hafta kadar önce 100’e yakın fon yöneticisi ile bir araya geldik. Toplantı yaptık dijital ortamda. 9 trilyon dolar yöneten en büyük fon gelecek bu hafta. Fonlarla görüşmelerimizde geçen seneki sorular AK Parti’yi yakından tanıdığım için hükümet ne yapar, ne yapmazdı. Şu anda artık tamamen siz ne yapacaksınız, diye soruyorlar. Bir değişim olacağı görülüyor. Projektörler hükümetin muhtemel yapacaklarından bizim yapacaklarımıza çevrilmiş durumda. 2002’de ben bunu yaşamıştım. Üçlü koalisyonu kimse sormuyordu bizim ne yapacağımızı soruyordu” dedi.