Adalet Bakanlığı, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve hukuk güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla ticaret mahkemelerindeki uzun yargılama sürelerini yeniden gündeme aldı. Ankara kulislerine yansıyan bilgilere göre, özellikle 10 yılı aşkın süredir görev yapan ve hedef sürelere uymayan ticaret mahkemesi başkanları için görev yeri değişikliği beklentisi oluştu.

Kulis bilgilerine göre, normal şartlarda 360 günde sonuçlanması gereken bazı ticari davaların 5 yıla kadar uzaması, artık yalnızca yargısal bir gecikme değil, sistemsel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Ankara’daki ticaret mahkemelerinde kapsamlı bir revizyon ihtimali konuşuluyor.

Hedef süreye uymayan başkanlar mercek altına alındı

Yargıdaki işleyiş sorunlarını azaltmak amacıyla, Ankara Ticaret Mahkemelerindeki başkanların dosya sonuçlandırma hızlarının incelemeye alındığı ifade ediliyor. Özellikle uzun yıllardır aynı mahkemede görev yapan başkanların performans kriterleri bakımından değerlendirildiği belirtiliyor.

Kaynak metinde yer alan bilgilere göre, yargılama aralıklarının uzun tutulması ve dosyaların hedef sürelerin çok üzerinde tamamlanması, Bakanlık nezdinde kabul edilemez bir tablo olarak görülüyor. Bu durumun, ticaret mahkemelerinde “kan değişimi” ihtiyacını gündeme getirdiği aktarılıyor.

Bilirkişi süreci en büyük tıkanma başlıklarından biri oldu

Ankara’daki ticaret mahkemelerinde öne çıkan sorunlardan birinin de bilirkişi süreci olduğu belirtiliyor. Şikayetlerin merkezinde, dosyaların bilirkişiden aylarca dönmemesi ve bazı mahkemelerde dosyanın sürekli ek raporlara gönderilmesi yer alıyor.

Kaynak metinde, bazı mahkeme başkanlarının hukuki risk almaktan kaçınarak dosyaları sürekli bilirkişi heyetlerine havale ettiği ve bu nedenle sürecin adeta bir “sonsuz döngüye” dönüştüğü ifade ediliyor. Bu yaklaşımın, iş dünyasında ciddi rahatsızlık yarattığı kaydediliyor.

Tek dosyada 9 bilirkişi raporu iddiası dikkat çekti

Kulislerde konuşulan en çarpıcı örneklerden biri olarak, Ankara’da bir ticaret mahkemesi başkanının tek bir dosyada ekleriyle birlikte 9 ayrı bilirkişi raporu aldırdığı halde davayı sonuçlandıramadığı iddiası öne çıktı. Bu örnek, yargılamadaki tıkanmanın somut göstergelerinden biri olarak aktarılıyor.

Metinde, Bakanlığın bu tür dosyalarda karar veremeyen ve süreci uzatan isimler hakkında performans odaklı idari tasarruflar üzerinde durduğu bilgisine yer verildi. Böylece yalnızca mevzuat değil, uygulama pratiği de tartışma konusu haline geldi.

Bakan Gürlek yatırımcı güvenine dikkat çekti

Adalet Bakanı Akın Gürlek, iş dünyasını ve yatırımcıları ilgilendiren düzenlemelere ilişkin mesajlarında, ticari davalarda öngörülebilirliğin önemine vurgu yaptı. Gürlek’in, yatırımcının aklında “Bir dava ile karşılaşırsam süreç nasıl işleyecek?” sorusunun kalmaması gerektiğini söylediği aktarıldı.

Bu açıklamalar, ticaret mahkemelerinde yalnızca personel değişikliği değil, daha hızlı ve güven veren bir sistem kurulmasının hedeflendiğine işaret ediyor. Metinde, performans gösteremeyen ve davaları sürüncemede bırakan mahkeme başkanları üzerindeki baskının arttığı değerlendirmesine yer verildi.

Ticari davalarda yapısal reform hazırlığı sürüyor

Kaynak metne göre Bakanlık, yalnızca görev değişiklikleriyle sınırlı kalmayan daha geniş bir reform paketi üzerinde çalışıyor. Bu kapsamda, İcra İflas Kanununun adının “Cebri İcra Kanunu” olarak değiştirilmesi ve sistemin modernize edilmesi planlanıyor.

Milli Eğitim Bakanlığından İmam Hatip Okulları Tanıtım Rehberi
Milli Eğitim Bakanlığından İmam Hatip Okulları Tanıtım Rehberi
İçeriği Görüntüle

Hazırlanan rapor doğrultusunda, iş yoğunluğunun fazla olduğu illerde İcra ve İflas Daireleri Başkanlıkları kurulmasının hedeflendiği belirtiliyor. Bu adımla birlikte dosya yükünün hafifletilmesi ve ticaret hayatını yavaşlatan hukuki engellerin azaltılması amaçlanıyor.

Tahkim alanında da yeni adımlar gündemde

Metinde, Tahkim Yasasında kapsamlı değişikliklerin de gündemde olduğu ifade ediliyor. Ticari uyuşmazlıklar, sözleşme anlaşmazlıkları ve sigorta uyuşmazlıklarında tahkim kapsamının genişletilmesi planlanıyor.

Bu düzenlemeyle hem mahkemelerin üzerindeki dosya baskısının azaltılması hem de iş dünyasına daha hızlı ve uzmanlaşmış çözüm yolları sunulması hedefleniyor. Aynı zamanda Çek Yasası üzerinde de piyasa güvenliğini güçlendirmeye dönük çalışmalar yürütüldüğü kaydediliyor.