Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, CHP 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararına ilişkin, "Kapatma kararından daha hasarlı olmuştur bu. Yani CHP'yi kapatsalar mı daha çok hasar olurdu? Yoksa mutlak mutlak karar mı? Kapatsalar daha az hasar olurdu. Hukuk anlamında söylüyorum. Bu Türkiye'de her partiyi her yani her siyasi iradeyi gölgede bırakacak, töhmet altında bırakacak bir şeydir. O yüzden yanlış buluyoruz bu kararı" dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, memleketi Trabzon'da düzenlenen programda, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ağıralioğlu, ekonomik sıkıntıların vatandaş ve esnaf üzerindeki yükünün her geçen gün arttığını belirterek, Türkiye'de milyonlarca kişinin kredi kartı borcuyla yaşamaya mecbur bırakıldığını söyledi.

"Millet adeta kölelere döndü"

İktidarın faiz konusundaki tutumunun ve söyleminin birbirini tutmadığını söyleyen Ağıralioğlu, şunları söyledi:

NNY'den personel alımı ilanı
NNY'den personel alımı ilanı
İçeriği Görüntüle

"Hükümet de Sayın Cumhurbaşkanının güya hassasiyetlerine uygun davrandığını söyler ama şu anda olan şey şudur, 1 milyon liralık borç zamanında yatırılamamış. Diyelim 4 milyon olmuş. 4 milyonluk borca yeni yapılandırma yapıyorsunuz. 9 milyon ödeniyor. Yani 1 milyonluk borcun 9 milyon lira olarak ödendiği bir alan var. Bu alanda bu mağduriyete muhatap yapılandırmaya muhatap 2,5 milyon insan var. 20-30 bin kişi olsa dersiniz ki ya bunlar iş bilmedikten battılar. Ama 2, 2.5 milyon insanı ilgilendiren bir düzenleme yapıyorsanız memleketinizi kötü yönetiyorsunuz demektir. Bu kadar faize anaparasıyla beraber faize yapılandırma diyorsunuz sonra faizin faizini yapılandırıyorsunuz. Ben geçen basın toplantısında hissiyatı böyle olduğu için milletimizin kızdım. Ya hükümetimizin hükümet mi tefeci mi olduğuna karar vermesi lazım dedim. Yani böyle faize faiz işletmek tefeciliktir yani. Şimdi hükümet faize faiz işlettiğine göre tecil faizi diye bir şey çıkardığına göre yani hükümet gibi davranmayıp tefeci gibi davranmayı tercih ediyor demektir. Kendilerine gelsinler. Vazifelerini zamanda yapan vergisini zamanda ödeyebilen buna imkan bulabilenleri ödüllendirsinler. Onlar da vazifelerini yaptıkları için kendilerini enayi gibi hissetmesinler. Vazifesini, vergisini, borcunu ödeyebilme imkanı olanı devlet ödüllendirsin ki onlar ödemeye devam etsinler. Yani Cumhurbaşkanımız aslında faize karşıyız derken memleketin bütün alın terini faize vermek zorunda olan bir gerçeklikle bizi karşı karşıya bırakıyor. Millet adeta Firavun'un sarayına taş taşıyan köleler gibi bankalara taksit taşıyan kölelere döndü."