Yılın ilk yarısında Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimler, yükselen enerji fiyatları ve enflasyon endişeleri nedeniyle merkez bankalarının sıkı para politikasını sürdüreceği beklentisi altın üzerinde baskı oluşturdu. Güvenli liman olarak dolara yönelen talep de değerli metal fiyatlarının gerilemesine neden oldu.

Ancak temmuz ayında ABD'de enflasyon ve kişisel tüketim harcamalarındaki yavaşlama, Fed'in kısa vadede faiz artırımlarına gitmeyebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Dolar endeksindeki gerilemeyle birlikte altının ons fiyatı da yükselişe geçti.

Beş Ay Sonra İlk Aylık Artış

Temmuz ayında yüzde 1 prim yapan altının onsu 4 bin 46 dolar seviyesine çıkarak beş ay sonra ilk kez aylık bazda değer kazandı.

Şubat ayında yüzde 8,5 yükselen altın, martta yüzde 11,3, nisanda yüzde 1, mayısta yüzde 1,8 ve haziranda yüzde 11,7 değer kaybetmişti.

Çocukları Suça Sürükleyen Organize Suç Örgütüne Operasyon: 7 Tutuklama
Çocukları Suça Sürükleyen Organize Suç Örgütüne Operasyon: 7 Tutuklama
İçeriği Görüntüle

Öte yandan gümüşün ons fiyatı ise temmuz ayında yüzde 1,7 düşüşle 57,7 dolara geriledi.

Uzmanlardan Yatay Seyir Beklentisi

Intesa Sanpaolo Kıdemli Emtia Ekonomisti Daniela Corsini, önümüzdeki birkaç ayda altının ons fiyatında sınırlı hareketlerin görülebileceğini belirtti.

Corsini, 2026'nın üçüncü çeyreğinde ons altının ortalama 4 bin 200 dolar, yılın son çeyreğinde ise 4 bin dolar seviyesinde işlem görebileceğini öngördü. 2027 yılı genelinde ise ortalama 4 bin 200 dolar seviyesinin beklendiğini ifade etti.

Fed'in para politikası ile doların seyrinin altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini vurgulayan Corsini, jeopolitik risklerin ise güvenli liman talebini desteklediğini belirtti. Uzman, altın için 3 bin 600-3 bin 800 dolar bandının güçlü bir destek bölgesi olmayı sürdürdüğünü kaydetti.